Resulullahın dilinden sahur vakti

Sahura kalkamıyorum, sahursuz oruç tutuyorum” diyenler bu yazıyı daha dikkatli okursa 14 asır önceki Ramazan ruhunun ışıltısını yakalayabilir. Dr. Hilal Kara ile Abdullah Kara’nın birlikte imza attıkları Asrı Saadet’te Ramazan adlı eserde Hz. Muhammed ve arkadaşlarının imza attığı saadet asrında yaşanan Ramazanların ruhu İslami kaynaklardan derlenmiş olarak okurlarını bekliyor. Oruç’un özelliklerinden bir okul ve bilinç vasıtası olduğuna değin izahların yapıldığı kitapta Peygamberimiz başta olmak üzere sahabe arkadaşlarının ibretli hatıları yer alıyor. Allah Resulünün (a.s.m.) ve sahabenin Ramazan ayını nasıl geçirdikleri hakkında detaylı bilgi sahibi olanların Ramazanlı daha bilinçli yaşacağını savunan kitap Nesil Yayınlarından neşredildi.

“Asrı- Saadette Ramazan” adlı eserdeki önemil rivayetlerden bir tanesini sizler için alıntıladık:

Ramazan denince ilk akla gelenlerden birisi de sahur yemeğidir. Öyle ki Ramazan ayının başlangıcı “bu gece sahura kalkılacak” cümlesiyle müjdelenir.

Ancak geçmiş ramazanlarda olduğu gibi bu ramazanda da etrafımızdan sıklıkla “Sahura kalkamıyorum, sahura kalkmadan oruç tutuyorum” gibi ifadeler işitiyoruz. Oysaki sahur yemeği Ramazan ibadetinin ayrılmaz bir parçası. Allah Resulü (a.s.m.) bu gerçeği şu ifadelerle dile getiriyor: “Bizim orucumuz ile ehl-i kitabın orucunu birbirinden ayıran şey sahur yemeğidir.”

Peki, Feyiz ve bereketin nisan yağmurları gibi yağdığı, kalplerin en saf ve berrak bir hâl aldığı, tefekkür, zikir, dua ve huzur için bulunmaz bir zaman dilimi olan Ramazan’ın en bereketli anlarından olan Sahur vaktini uyuyarak geçirdiğimizde neler kaybediyoruz acaba hiç düşündük mü?

İşte Allah Resulünün (a.s.m.) dilinden sahur vakti:

“Sahur yemeği yiyin! Sahurda bereket vardır.” buyurmakta ve sahura kalktığımızda bizi bekleyen manevî bereketleri müjdelemektedir.
“Sahur yapmak berekettir, sakın onu bırakmayın! Bir yudum su ile dahi olsa sahur yapın! Sahur yemeği yiyene Allah rahmet eder, melekler de bağışlanmaları için dua ederler.”
Sahur vakti duaların kabul edildiği özel anlardan birisidir.
Allah Resûlü (a.s.m.) buyuruyor:
“Her gün Rabbimiz gecenin üçte birinin son tarafında dünya semasına iner:
– Dua eden yok mu icabet edeyim. İsteyen yok mu vereyim. Bağışlama dileyen yok mu bağışlayayım, buyurur.”
Sahura kalkan kişi, bir nevi gaflet olan uykuyu terk ederek günün en özel anını uyanık bir şekilde, tefekkür, zikir, dua ya da ibadetle geçirdiği için büyük sevaplara ulaşarak zamanını bereketlendirir. En önemli ibadetlerden birine uyanık olarak başlamak, ibadeti daha rahat bir şekilde yerine getirebilmek için bir şeyler yemek başka bir bereket sebebidir. Bu hikmete işaret eden Allah Resûlü (a.s.m.):
“Oruca destek olmak isteyen sahur yapsın, güzel koku sürünsün, iftarını su ile açsın!”
“Gündüz orucu için sahur yemeğinden, gece namazı için kaylûle uykusundan destek alın! buyurur.”
Allah Resûlü (a.s.m.) sahura kalkanlara:
“Allahım! Sahura kalkanlara rahmet et!” ve “Allahım! Sahuru ümmetime mübarek kıl!” duasında bulunduktan sonra,
“Kul üç şeyden hesaba çekilmez. Sahur, iftar yemeği ve arkadaşlarla yenen yemek.” müjdesini vermiştir

Kitapla ilgili teknik bilgiler ve internet üzerinden sipariş şartlarını görmek için burayı tıklayınız

Tagged with: , , , ,
Gundem, Haberler, Sondakika Haberleri kategorisinde yayınlandı

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: