80 bin kişi işsiz kalacak

AK Parti hükümetinin bugüne kadar yapmış olduğu en önemli icraat sağlık alanında yapmış olduğu uygulamalardır. Devrim niteliğinde önem arz eden bu icraat sonrasında her vatandaş, özel hastaneler ile tanışmış ve kendisini daha bir güvencede hissetmiştir. Sonuna kadar desteklediğim bir projenin doğru yürümesi için gerekli uyarıların yapılması gereken önemli bir dönüm noktasındayız. İTO Başkanı Murat Yalçıntaş, yüzde 30’luk katkı payı sınırının özel hastaneleri sıkıntıya düşürdüğünü ve sağlık sektörünün ciddi riskler yaşadığını açıkladı.

Son derece önemli…

İnsanımızın özel hastaneler ile tanıştırılıp, alıştırıldığı dönemde, sağlık bakanlığı yapmış olduğu bir uygulama ile sektörü bir açmaza götürüyor.

Düne kadar devlet hastanelerinde kuyruklarda ölenlere birlikte şahit olmadık mı bu ülkede?

Bu uygulamaya AK Parti hükümeti sağlıkta yaptığı devrimler ile son vermedi mi?

Ama bugün…

“1 Temmuz İtibarıyla Özel Hastanelere Ödenecek Katkı Payının Yüzde 30 ile Sınırlanması” özel sektörün çalkantılı günler yaşayacağını bize gösterdi.

Sokak arası hastanecilik mantığına ters düşen, ciddi anlamda sağlık hizmeti vermeye çalışan kurumlar birer ikişer ekonomik krizin eşiğine gelmeye başladı bile.

Bu uygulamanın kimseye fayda getirmeyeceği alenen ortada.

Israrla özel hastanelere bundan daha fazlasını veremem duruşunu sergileyen Sağlık Bakanı Recep Akdağ, mimarı olduğu güzel uygulamayı kendi elleriyle eski günlerine götürüyor yeniden.

Yüzde 30 uygulamasında ısrara devam edilmesi durumunda, karşımıza çıkacak olan tablo aslında hiç iç açıcı gözükmüyor.

Vatandaşa sağlık hizmetini ucuz götüreceğiz mantığı ile çıkılan yolda, vatandaşın bu hizmetlerden tamamen mahrum bırakılacağı unutulmamalı.

Çünkü zarar eden özel hastaneler, SGK sisteminin içerisinden çıkmaya başladı.

Neden endişeliyim?

Bir, Önceden sağlık hizmetini veren özel hastaneler, hastanın tedavisi için her türlü önlemi alırken, şimdi zararı göz önüne alarak bazı tedavi yöntemlerini terk etmeye başladı.

Özel hastaneler bu uygulamalar sonrasında sadece sağlık ocakları gibi işler. Komplike hastalara müdahalelerden kaçınılacak.

İki, Hizmette kalite düşecek, fiziki ve teknolojik alt yapının kaybı ve amortisman giderlerinin karşılanamaması durumunda sağlık sektörü bugün geldiği modernizasyonu kaybedecek.

Hastanelerin fizik şartları ekonomik yapı ile doğrudan ilişkili olarak iyileştirilmektedir. Zorda kalan özel hastaneler yıllar öncesinde devletin hizmet vermekte zorlanan kurumlarının fiziki şartlarını hatırlatır bir duruma gelme ihtimali ile karşı karşıya kalacak.

Az gelişmiş ülkelerin şartlarında sağlık hizmeti vermekle karşı karşıya kalınacağını düşünebiliyor musunuz?

Üç, Devlet hastanelerine uygulanan fiyatlarla özel hastanelerin hastalara hizmet vermesi pratik olarak mümkün değil. Çünkü özel hastanelerin doktor, hemşire, hastane personeli… giderlerini (maaş, emeklilik ve sigorta primleri) ve hastane ile ilgili hiçbir masrafını (bina bedeli veya kirası, elektrik, su, ısınma…) devlet ödemiyor.

Oysaki işletmenin temel giderlerinin karşılanması açısından bu farkın reel rakamlarda alınması gerekiyor. Devlet hastanesindeki tedaviden daha iyisini almak doğal olarak her vatandaşımızın hakkı.

Dört, Görüntüleme yüzde otuzluk paketin içerisinde bırakılarak vatandaşların tedavileri iyice zorlaştırılmıştır.

Bu durumda komplike hastalara müdahale etmek ciddi anlamda kalkarak, hastaların tedavileri güçleşmiştir. Böylece hastalar sadece anlık tedaviden yararlanarak özel hastanelerden ayrılır duruma gelmesi “toplum vicdanında” derin yaralar oluşmasına neden oluyor.

Özel hastaneler neden fark almak zorunda?

Son SGK paketi sağlık hizmetinin tam olarak alınmasına engel olacak. Yakın zamanda bunun uygulamadaki yanlışlarına birlikte şahit olacağız.

Populist yaklaşım hiç fark alınmamasından yana tavır sergileyebilir ama gerçekte bu işletmelerin ayakta kalması için bir takım giderlerinde hesaplanması gerektiğini göz ardı edemeyiz.

Bugün tedavi olmadan hastaneleri terk eden insanların yarın eksik aldıkları hizmetten dolayı başına neler geleceğini kim bilebilir ki?

Eksiklikleri gidereyim derken “1 Temmuz İtibarıyla Özel Hastanelere Ödenecek Katkı Payının Yüzde 30 ile Sınırlanması” paketi ile sağlık sektörü kendi ayağına kurşun sıkıyor.

Özel hastaneler, bugün 80 bin kişinin istihdam yeridir.

Bu hastaneler fark almalıdır, farkın miktarını ise karşılıklı taraflar ciddi tartışmalardan sonra belirleme zemini oluşturmak zorundalar.

Çünkü…

Mevcut ücretler cari fiyatların çok altında kalıyorsa,

İnsan kaynağı ve kira giderleri oldukça yüksekse,

Özel sektöre zorunlu olan standartlar maliyetli gelmeye başladı ise,

Farklı hizmet talep eden hastalara bu hak tanınmalı diyorsak,

Fark ücreti kalkarsa hizmet fiyatı üzerinde baskı oluşuyorsa, Toplumda yara derinleşecektir.

Kapatılan, yada iflas eden sağlık kuruluşları bu ülkede 80 bin kişinin temel sorunudur bunu unutmamak gerek.

Vatandaşı korumak için yola çıkan mantık yarın hizmetten mahrum olmamıza neden olabilir.

Sağlık sektöründeki müthiş devrim Ak Parti tarafından yapıldı.

Sağlık Bakanı Recep Akdağ, Çalışma Bakanı Faruk Çelik tez zamanda bu soruna çözüm bulup kendi devrimlerini korumalı.

Unutulmamalı ki, uzun hastane kuyruklarının yeniden gelmesi ne vatandaşlarımıza ne de siyasetçiye fayda getirmez.

Haber7 Ayhan Kıskaç

Reklamlar
Tagged with:
Gundem, Haberler, Sondakika Haberleri kategorisinde yayınlandı

Bir Yanıt Bırakın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: