Ya ABD gemileri Rusya’yı vurursa

Ya ABD gemileri Rusya'yı vurursa! 
ABD’nin insani yardım amacıyla hastane tipinde iki savaş gemisini Türkiye üzerinden Gürcistan’a göndermek istemesi akıllara Osmanlı Devleti’ni 1. dünya savaşına girmesine sebep olan iki gemiyi akla getirdi . ABD savaş gemilerinin insani yardım amacıyla hastane tipinde iki savaş gemisini Türkiye üzerinden Gürcistan’a göndermek istemesi akıllara Osmanlı Devleti’nin yıkılma dönemini başlatan Birinci Dünya Savaşı’ndaki “Yavuz ve Midilli” senaryosunu gündeme taşıdı. Türkiye’nin giderek dünyada bir enerji dağıtım merkezi haline gelecek olması bölge ile ilgili endişeleri daha da arttırıyor.
 
Türkiye’deki makamların şu ana kadar doğrulamasa da ABD Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Robert Wood, iki savaş gemisinin Boğazlar’dan geçerek Karadeniz’e açılması ve Gürcistan’a gönderilmesi konusunda Ankara’nın izin verdiğini açıkladı. ABD Dışişleri Bakanlığı konuyla ilgili tarih ve savaş gemilerinin tam olarak mahiyeti hakkında bilgi vermekten kaçındı.
 
“Gemilerle ilgili şüpheler artıyor”
 
AS Haber Ajansı’nın (asha) bildirdiğine göre, ABD Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Wood’un “Türkiye ile beraber Montrö Anlaşması çerçevesinde insani yardım ulaştırılmasını sağlamak istiyoruz” deyip 1936 yılında imzalanan Montrö Boğazlar Sözleşmesi’nde belirtilen tonaj miktarının çok fazla olacağını söylememesi açıklamaya yönelik şüpheleri beraberinde getirdi. Ayrıca Robert Wood’un, Gürcistan’da doğu ile batı arasındaki ulaşım koridorunun şimdi operasyonel hale geldiğini vurgulaması dikkat çekti. Wood, daha önce söz konusu hastane gemileri USN Mercy ve USN Comfort gemilerinin, insani yardımın ulaştırılmasında kullanılmayacağını dile getirmişti.
 
“1 Mart Tezkeresi korkusu mu?”
 
Bu arada Ankara’nın ABD savaş gemilerine izin vermemesi durumunda ikinci “1 Mart Tezkeresi” olayının yaşanabileceği endişesiyle gemilere izin verdiği bildiriliyor. asha’nın haberine göre konuya yorum getiren yetkililer, “Gürcistan ve Ukrayna’nın ABD himayesi altına alınması ile Rusya’nın Karadeniz’e iyice sıkıştırılması olduğunu tahmin etmekteyiz. Son günlerde ısınan bölgemizdeki gelişmeleri sıraladığımızda ne derece büyük ve riskli bir oyun oynandığının daha iyi anlaşılabileceğini görmek gerekiyor” değerlendirmesinde bulunuyor.
 
“Gürcistan olayına ‘tezgah’ yaklaşımı”
 
Analistler Gürcistan olayını yorumlarken Gürcistan’ın büyük bir olasılıkla ABD’nin onayı ile Güney Osetya’ya saldırdığını, Rusya’nın da bunu savaş sebebi sayıp Gürcistan’a girdiğini ifade ediyorlar. asha’nın haberine göre analistlerin konuyla ilgili yorumları şöyle:
 
“ABD, Rusya’nın masum insanları yok ettiğini ve bağımsız bir ülkenin topraklarını işgal ederek ölçüsüz bir güç kullandığını açıkladı. NATO Rusya ile ilişkilerin artık eskisi gibi olamayacağı yolunda açıklamaya destek verdi. Bu sırada İran Cumhurbaşkanı Ahmedi Necat Türkiye’yi resmi olmayan bir ziyaret gerçekleştirdi. Ancak beklenen doğalgaz anlaşması ABD’nin empozesi üzerine imzalanamadı. Bu ziyaret sırasında İran’ın BM kararlarına uyması ve uranyum zenginleştirme projesinin bir şekilde askıya alınmasının en doğru bir adım olacağı vurgulandı. Şimdi Gürcistan’da gerekli hakimiyeti sağlayamayan ABD, farklı bir metotla bölgeye ulaşmayı deniyor. Ancak bu deneme tehlikeli bir deneme. Türkiye’nin başı belaya girebilir. Ankara çok dikkatli olmalı”
 
“Yavuz ve Midilli olayı nedir?”
 
Yavuz ve Midilli aslında Goeben ve Breslau adlı iki Alman savaş kruvazörü. Haziran 1914 başlangıcında, Goeben Hayfa’da, Breslau, Arnavutluk tahtına seçilen Alman prenslerinden David’i desteklemek amacıyla öteki büyük Avrupa Devletleri ile birlikte, Dranç limanında bulunuyordu. Avusturya veliahdının öldürülmesi ile siyasal durumun gerginleşmesi üzerine Goeben Pola limanına gitti. Orada görevini Moltke muharebe kruvazörüne devredecekti ancak şartlar elvermedi. Breslau ile Brindizi açıklarında buluştu, İtalya’nın Messina limanına girdi. Geoben Albay Akerman, Breslau ise Yarbay Kefler’in komutasında idi. Bu iki gemiye Amiral Souchan komuta ediyordu.
 
Amiral Souchan Messina Boğazı’ndan gizlice çıkarak, Korsika ile Sardunya arasındaki Bonifacio Boğazına yol verdi. Her an Fransa ile harbin başladığı haberini bekliyordu. Beklenen telsiz haberi geldi. Breslau Bon limanını, Goeben Philippeville limanını bombaladılar. Daha sonra iki gemi buluşarak Messina limanına yol verdiler. Messina’dan çıkışı ile Çanakkale Boğazı’na girinceye kadar yapılan harekatı Amiral Souchan yönetti.
 
“İngilizler iki geminin peşinde”
 
Bir Ağustos gecesi donanmasıyla Malta’dan hareket eden İngiliz Amirali Milne, Alman gemilerinin peşine düştü. Üç günlük sürekli bir kovalamacadan sonra gemileri elden kaçırdı. Alman gemileri 10 Ağustos’ta Boğaz’dan içeri girerek Çanakkale önüne demirlediği halde İngiliz Donanması ancak ertesi sabah Boğaz
önüne gelebildi. Kendisine izin verilmeyen Milne, Çanakkale Boğazı’nı zorlamak istedi. O zamanın ABD Büyükelçisi Morgenthau anılarında “Eğer Osmanlı, İngilizler’e izin verip Alman gemileri batırılsaydı Türkiye Birinci Dünya Savaşı’na girmezdi” yorumu dikkat çeker.
 
“Osmanlı gemileri satın aldı”
 
Gemilerin daha sonra Osmanlı tarafından satın alındığı belirtilerek kriz yatıştırılmaya çalışılır. Belgelere göre iki gemi halktan toplanan para ile 7.5 milyon İngiliz lirasına mal oldu. 16 Ağustos 1914 günü Goeben gemisi “Yavuz Sultan Selim”, Breslau, “Midilli” adını alarak Türk bayrağı çektiler ve Alman mürettebat başlarına birer kırmızı fes giydiler. Boğazlardan geçmek isteyen Fransız ve İngiliz ticaret gemileri durdurularak, Kilitbahir ve Çimenlik arasına demirletildiler. Böylece Osmanlı Savaş Gemileri Alman Amirali Souchon’un yönetimine teslim edildi. Bu tarihlerde, alman ordularının Doğu ve Batı Cephelerinde başarısızlığa uğraması, Almanların, Türkiye’yi biran önce harbe sürüklemek için, gittikçe artan ısrarlarına neden oluyordu.
 
“Osmanlı değil, Almanlar Rusları bombaladı”
 
20 Eylül’de Breslau ve üç torpidobot İstanbul Boğazı’nı geçtiler. Amiral Souchan komutasındaki tüm filo, Marmara Denizi’nde yapılması mümkün olmayan atışları yapmak bahanesi ile gerçekte Rus savaş gemilerine rastlamak ümidi ile Anadolu’nun kuzey kıyısına gittiler. Yavuz ve Midilli, Rusya’nın Sivastopol, Odesa ve Theodosia şehirlerini top ateşine tuttular. 29 Ekim’de bir telsiz haberi Osmanlı bakanlarına, Karadeniz’de tatbikat yapan Türk – Alman Deniz Kuvvetlerine Rus filosunun alçakça taarruz ettiğini ve buna misilleme olarak bazı limanların bombalandığını haber verdi. Osmanlı yıkılışının adımını böylece başlatmış oldu.
(asha)
Tagged with: ,
Haberler, Sondakika Haberleri kategorisinde yayınlandı

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: