Türkiye 1 Belçika 1

Eylül 10, 2008

A Milli Futbol Takımımız, 5.Grup 2. maçında Belçika ile 1-1 berabere kaldı.

TÜRKİYE

Volkan Demirel, Gökhan Gönül, Servet Çetin, Gökhan Zan, Çağlar Birinci, Kazım Kazım, Mehmet Topal, Emre Belözoğlu, Arda Turan, Tuncay Şanlı, Semih Şentürk

Belçika

Stijn Stijnen, Gill Swerts, Timmy Simons, Vincent Kompany, Thomas Vermaelen, Steven Defour, Jan Vertonghen, Marouane Fellaini, Axel Witsel, Wesley Sonck, Moussa Dembele

Stat:Şükrü Saracoğlu

Saat:21.00

Hakem:Stephane Lannoy (Fransa)

Yayın:Atv

MAÇ ÖNCESİ

* A Milli Futbol Takımımız 2010 Dünya Kupası Elemeleri 5. Grup ikinci maçında Belçika ile İstanbul’da karşı karşıya geliyor.

* Fenerbahçe Şükrü Saracoğlu Stadı’nda oynanacak karşılaşmayı Fransa Futbol Federasyonu’ndan Stephane Lannoy yönetecek.

* Fatih Terim bekte Çağlar Birinci’ye forma verdi. Bu Çağlar’ın ilk milli maçı olacak.

* Millilerimiz sahaya çıktı ve ısınma hareketleri yapıyorlar.

* Millilerimizin sahaya çıkmasıyla beraber, taraftarların coşkulu sesleri bütün stadyumda yankılanıyor.

* Milli Takımımız, son taktikleri almak üzere soyunma odasının yolunu tuttu.

* İki takım tekrar sahaya çıkıyor. Birazdan ulusal marşlar okunacak.

* Belçika ulusal marşı…

* Milli marşımız…

————————————————————————–

VE MAÇ BAŞLADI

1′ Maça Belçika’nın vuruşuyla başlandı. Başarılar Türkiye !

2′ Servet sol kanattan ceza sahamıza girmeye çalışan Fellaini’nin pozisyonunu bozdu.

3′ Millilerimiz sol kanattan Arda ve Tuncay’la atak geliştirdi ama etkili bir sonuç alınamadı.

4′ Emre’nin Dembele’ye yaptığı müdahele sonucu hakem faulü verdi.

5′ Tuncay’a yapılan faul sonucu sağ kanattan Emre’nin kullandığı frikik kalecinin ellerinde kaldı.

6′ Belçika sol kanattan gelmek istedi fakat defansımız topu taça attı.

7′ Millilerimiz Tuncay’la kontra atağa çıktı, defans topu taca attı.

8′ Millilerimiz gol için bastırıyor. Emre atağı başlatırken faulle durduruldu.

9′ Kullanılan serbest vuruş, Tuncay sahanın dışına çıktığı için tekrar kullanıldı. Tekrar kullanılan serbest vuruşu kaleci kontrolü altına aldı.

10′ Belçika’nın sağ kanattan geliştirdiği atağı millilerimiz kontrol altına aldı.

11′ Belçika’nın sağ kanattan yaptığı ortayı Gökhan Zan kafaya çıkarak topu uzaklaştırdı.

12′ Tuncay yerde sakatlık geçiriyor.

13′ Tuncay saha kenarına alınıyor. Yerine Halil Altıntop oyuna giriyor.

13′ İlk tehlikeli atak millilerimizden geldi. Arda’nın sol taraftan ortasına, boş pozisyonda Halil vuramadı.

14′ Belçika’nın sağ kanattan atağı ofsaytla sona eriyor.

15′ Takımın en etkili ismi şuana kadar Arda olarak görünüyor. Attığı şık çalımlarla rakip savunmaya zor anlar yaşatıyor.

16′ Bu dakikalarda maç orta alandaki top kayıplarıyla geçiyor.

17′ Gökhan Gönül’ün sağdan yaptığı ortayı savunma uzaklaştırdı.

18′ Halil ile Semih hücum presi yaparak rakibinin oyun kurmasını engelliyor.

19′ Maç orta alanda devam ediyor.. Millilerimiz arasıra rakip savunmayı yokluyor.

20′ Servet, Defour’un pozisyonunu bozarak topu taca atıyor.

20′ Türk taraftarları taç kullanan Defour’un yüzüne lazer tutunca rakip oyuncu tacı atarken zorlandı ve top bize geçti.

21′ Milli Takım’ımızın atağında Kazım yerde kalınca serbest vuruş kazanıldı.

22′ Emre’nin şut denemesi Kazım’a çarparak top auta gitti.

23′ Millilerimiz maçın başından bu yana rakip savunmayı yokluyor.

24′ Sağ çaprazda topla buluşan Semih vuruşundan sonuç alamadı. Millilerimizin en tehlikeli olduğu ataklardan biriydi bu.

25′ Swerts, Arda’nın formasından çekerek yere düşürdü ve hakem sarı kartı gösterdi. Karşılaşmanın ilk sarı kartını rakip takım görüyor.

26′ Arda ile Servet’in geliştirdiği atakta anlaşamayınca topu rakibe kaptırdılar.

27′ Belçika sağ kanattan taç atışı kullandı. Topu kontrol altına alan Dembele, ceza sahası dışından vurdu fakat top auta çıktı.

28′ Karşılaşma Millilerimizin kontrolü altında devam ediyor.

29′ Arda, Halil’le yaptığı paslaşmalarla atağa kalktı ama defans topu kornere attı. Kornerden gelen ortayı kaleci kontrolü altına aldı.

30′ Orta sahadan gelen ortaya Sonck kafayı vurdu ve topu ağlarımıza gönderdi.

31′ Yediğimiz golün ardından millilerimiz atağa kaltı ama Emre’nin yaptığı top kaybından dolayı atak sonuç vermedi. Maç başından beri Emre’nin yaptığı sayısız top kaybından dolayı ataklarımız sürekli yarım kalıyor.

32′ Millilerimizin acilen bir gole ihtiyacı var. Ataklarımız hep yarım kalıyor.

33′ Arda’nın Swerts’e yaptığı müdaheleye hakem faul verdi.

34′ Swerst’in kalecisine verdiği geri pasta Halil araya girince kaleci çıkarak topu taca attı. Ardından gelişen atakta Gökhan Gönül’ün ortasına Semih kafayı vurdu ama top kalecide kaldı.

35′ Millilerimiz sağ kanattan tehlikeli gelmeye başladı.

36′ Arda’nın sağ kanattan yaptığı orta ceza sahası çizgisi üzerinde karambole düştü. Sonrasında Emre ve Halil’in verkaçında rakip topu uzaklaştırdı.

37′ Kazım atağa kalkarken hakem düdüğünü çalarak oyunu durdurdu. Hakem Kazım’ın faul yaptığına karar verdi fakat faulle uzaktan yakından alakası olmayan bir pozisyondu.

38′ Mehmet Topal yaptığı faulde sarı kart gördü.

39′ Belçika ceza sahamızın hemen dışından, 32 metrelik uzaklıktan serbest vuruş kullanacak.

40′ Belçika’nın kullandığı frikikte Volkan topu zorla kornere çeldi. Mükemmel bir şuttu !

41′ Çağlar’ın sert şutunda top defansa çarparak kornere çıktı. İnanılmaz bir pozisyonu kaçırıyoruz. Millilerimiz 2. kornerini kullanacak.

42′ Mehmet Topal’ın sağdan ortasına Kazım kafayı vurdu kaleci köşeden çıkardı. Devam eden pozisyonda Semihin ortasında Servet kafayı vurdu ama kaleci tekrar topu uzaklaştırdı.

43′ Arda’nın ortası az farkla dışarı çıktı.

44′ Millilerimiz inanılmaz gol pozisyonlarını birer birer harcıyor !

45′ Sonck sağdan ceza sahamıza girdi son anda Gökhan Zan topu kornere çeldi.

45′ Kullanılan kornerde defansımız topu uzaklaştırdı. Buarada hakem oyuna 2 dakikalık uzatma ekliyor.

45+1′ Gökhan Gönül’ün sağdan ortasını savunma uzaklaştırdı. Devam eden atağı defans tekrardan uzaklaştırıyor. Tehlikeli geliyoruz ama Belçika savunması görevini çok iyi yapıyor.

45+2′ Kazımla gelişen atağımız hakemin düdüğüyle sona eriyor. Karşılaşmanın hakemi ilk yarıyı bitiren düdüğü çaldı..

İlk yarı sonucu Türkiye:0-1:Belçika

VE İKİNCİ YARI BAŞLADI

46′ İkinci yarıya millilerimizin vuruşuyla başlandı.

46′ İkinci yarıda Kazım Kazım’ın yerine Mehmet Topuz oyunda…

47′ Millilerimiz 2. yarı başlar başlamaz rakip kaleyi yokladı.

47′ Belçika’da da Defour’un yerine Gaby Mudingayi oyuna dahil oldu.

48′ İki takım arasında orta alanda top kayıpları yaşanıyor.

49′ Arda’nın yaptığı orta rakip savunma tarafından uzaklaştırılıyor.

50′ Fatih Terim, Emre’ye saha dışından taktikler veriyor.

51′ Millilerimiz bir gol atsa kontrolü ele alacak. Ama yapılan ataklardan sonuç alınamadı.

52′ Belçika’da elle oynama işaret etti hakem. Top bizde..

53′ Volkan’ın kullandığı kale vuruşu kısa düştü. Kalemizde tehlike olmadan top uzaklaştırıldı.

54′ Emre’ye yapılan faul sonrası karşılaşmanın hakemi Mudingayi’ye sarı kart gösteriyor.

55′ Millilerimizin kullandığı serbest vuruştan sonuç gelmiyor.

56′ Faulle durdurulan Belçika, serbest vuruş kullandı, top defansımızın müdahelesiyle taca çıktı.

57′ Tüm kadro karşı yarı alana yığıldı. Gol için bastırıyoruz.

58′ Semih ayağını rakibe tehlikeli kaldırdı. Belçika serbest vuruş kullanacak.

59′ Belçika’nın soldan yaptığı orta Volkan’ın ellerinde kaldı.

60′ Arda sol taraftan yaptığı orta defansta kaldı. Arda her yaptığı orta öncesinde 2-3 rakip savunması resmen peşinden koşturuyor. Bravo Arda !

61′ Emre’nin ceza sahasına yaptığı ortada, Halil topu düzeltti, tam vuracakken defans topu uzaklaştırdı.

62′ Belçika’nın orta sahadan kullandığı serbest vuruş defansımıza kadar geldi. Belçika’nın atağına müdahele eden defansımız atağa çıkarken Semih faul yaparak topu rakibe bıraktı.

63′ Arda ile korner kullanıyoruz.

64′ Arda’nın kullandığı kornerden gelen topu kaleci 2 hamlede kontrol etti.

65′ Gökhan gönülün savunmamızda kaptırdığı top tehlikeli olarak kalemize geldi. Volkan topun kontrolünü sağladı.

66′ Millilerimiz atağa kalkarken Mehmet Topal topu kaptırdı. Şimdi geriden oyun kuruyoruz.

67′ Emre’nin soldan yaptığı ortada, Semih penaltı noktası üzerinden kaleye doğru bir vole vurdu ama top üstten auta çıktı.

68′ Rakip yarı alandan kullanılan serbest vuruşta millilerimiz organize bir atak geliştirerek topu ağlara gönderdi ama hakem ofsayt dedi !

69′ Yüreklerimizin ağzına geldiği an ama hakem ofsaytı işaret ederek millilerimizi üzüntüye boğdu.

70′ Belçikanın kullandığı kornerde Fellaini kafayı vurdu, topu çizgiden Gökhan Gönül çıkardı !

71′ Vermaelen’in Gökhan Gönül’e yaptığı faul sonucu sarı kart gördü.

72′ Volkan hariç bütün oyuncularımız rakip yarı alanında atağa yardım ediyor.

73′ Millilerimiz baskılı ataklarıyla rakip kaleye tehlike yaşatıyor.

74′ Ve penaltı ! Gökhan Gönül ceza sahasına girmeye çalışırken, rakip futbolcu topu elle kesti ve maçın hakemi penaltıyı verdi. Topun gerisinde Emre Belözoğlu..

75′ Emre vurdu ve gooool !

Hakem rakibin elle oynamasını penaltı olarak değerlendirdi. Topun gerisine Emre geçti, topu kalenin sağına göndererek millilerimize eşitliği getiren golü attı.

76′ Belçika’da Witsel’in yerine tanıdık bir isim Filip Daems oyunda.

77′ Bize bir gol daha gerekli. Maçın başından bu yana üstün oynadık.

78′ Mevlütün rakibe sert müdahelesi hakem tarafından faul olarak değerlendirilmedi fakat rakip oyuncu şuan yerde yatıyor. Sahaya sağlık ekipleri giriyor..

79′ Emre’nin ortasını defans uzaklaştırdı. İkinci gol için bastırıyoruz !

80′ Fatih Terim, oyuncuları zaman geçirmeye çalışan rakip takım teknik direktörünün üzerine yürüdü !

81′ Mehmet Topuz’un sol çaprazdan kullandığı frikikte top az farkla auta çıktı. !

82′ Türkiye ceza sahasına bu dakikaya kadar 40 orta yaparken, rakip takım 11 ortada kaldı.

83′ Halil’e yapılan faulde rakip yarı alanından serbest vuruş kullanacağız.

84′ Kullanılan serbest vuruşta Servet rakibine faul yaptı.

85′ Defansın hatasında top Sonck’un önünde kaldı fakat vuruşu zayıf olduğundan Volkan için kolay bir top oldu.

86′ Belçika’lı oyuncular zaman geçirmeye çalışıyor. Kendilerini yere atıyorlar..

86′ Sakatlanan Sonck’un yerine De Suiter oyuna girdi.

87′ Millilerimizin yoğun atak girişimi sonuçsuz kaldı ve top rakibe geçti.

88′ Bu dakikalarda önemli defans oyuncumuz Servet’in de forvette gol aradığını görüyoruz.

88′ Servet’in indirdiği top Semih’e geldi. Ama kaleci son anda araya girip atağı önledi.

88′ Karşılaşmanın hakemi Stijnen’e oyunu ağırdan aldığı gerekçesiyle sarı kartını gösterdi.

89′ Belçika orta sahadan faul vuruşu kullanıyor.. Rakip defans oyuncuları yarı alanımızda yerleşmiş durumda.

90′ Karşılaşmanın hakemi 4 dakikalık duraklama süresi işaret ediyor.

90+1′ Arda ve Semih’in paslaşması autla sonuçlandı. Bu dakikalarda kesinlikle bir gol bulmamız gerekiyor.

90+2′ İki takımında atakları var, iki takımda gole çok yakın..

90+2′ Forvete geçen defans oyuncusu Servet ofsayta yakalandı. Korner pozisyonları dışında pekte rastlanan bir olay değil bu.

90+3′ Milli Takım’ımız tehlikeli bir yerden serbest vuruş kullanacak. Topun gerisinde Emre…

90+3′ Emre serbest vuruşu çok kötü değerlendirdi, top taca çıktı. Buarada Fatih Terim heyecandan sahanın içine girdi.

90+4′ Karşılaşmanın hakemi maçın son düdüğünü çalıyor.

Maçın sonucu Türkiye:1-1:Belçika


Deniz Feneri Derneğinden Açıklama

Eylül 10, 2008

Eskişehir’de konuşan Deniz Feneri Derneği Genel Başkanı Engin Yılmaz, ”Kendimizden eminiz. Kurulduğumuz günden beri her şeyi kayıt altına aldık” dedi. Yılmaz, Eskişehir Öğretmenevi’nde düzenlenen iftar yemeğinde yaptığı konuşmada, Deniz Feneri Derneğinin yardım ettiği aileleri, bağışçıları ve yöneticileri aynı masada buluşturmak için iki yıldır iftar buluşmaları düzenlediklerini belirterek, 40 kentte 60 iftar buluşması yapacaklarını kaydetti. 1998′de kurulan Deniz Feneri’nin 81 ilde gitmediği köy kalmadığını ifade eden Yılmaz, şöyle konuştu.

”Herhangi bir ayrım yapmadan yardıma muhtaç herkese bir şeyler götürdük. Deniz Feneri 525 bin aile kaydına ulaştı. Yaklaşık 2.5 milyon insana yardım götürdü. Yurt dışındaki ile birlikte 4 milyon civarında insan Deniz Feneri vasıtasıyla yardım gördü. 47 ülkeye yardım faaliyeti götürdük. Büyümenin de bir bedeli var. Elbette her şeyi düzgün yapsanız bile mutlaka bir gün meyveli ağaç taşlanır. Maalesef bugünlerde bunu yaşıyoruz.

Biz kendimizden eminiz. Kurulduğumuz günden beri her şeyi kayıt altına aldık. Bir çorap dahi olsa bize bağışlanan her şey kayıtlıdır. kimin bağışladığı da kayıtlıdır. Hatta bağışın kime gittiği de kayıtlıdır. Böyle şeffaf bir sistem kurduk. Bu izlenebilirlik ve güvenirliklik Deniz Feneri’ni bugünkü büyüklüğe getirdi.”

-”DENETLEMEYE SONUNA KADAR AÇIĞIZ”-

Yılmaz, Almanya’daki Deniz Feneri Derneğinin soruşturulması nedeniyle Türkiye’de Deniz Feneri’ne saldırı ve karalamalar olduğunu dile getirerek, Deniz Feneri’ne bağışlanan her kuruşun kayıt altına alındığını bildirdi.

Yardımların mutlaka yoksullara ulaştırıldığını anlatan Yılmaz, şöyle devam etti:

”Herkesin gönlü müsterih olsun. Bundan kendinizden emin olduğunuz gibi emin olun. Denetlemeye sonuna kadar açığız. İç denetimle yetinmeyen Deniz Feneri, kamunun denetiminden geçti. Bugüne kadar tam 17 denetimden geçtik. Bunların bir kısmını biz istedik. Bununla yetinmedik. 2004 yılından beri uluslararası bağımsız bir denetim kuruluna kendimizi denetletiyoruz. Şu ana kadar hiçbir olumsuzluğa rastlanmadı.

Son günlerde neden gündeme geldiğini aslında biz de anlamadık. Almanya’da bizim ismimizde bir dernek var. Bu bir gerçek. Bizimle herhangi bir bağı yok. Tamamen Alman kanunlarına göre kurulmuş müstakil bir dernek. Almanya’daki dernek de aynı ismi kullanarak bağış toplamış. Almanya’daki derneğin ilk kurulduğu günlerde biz rahatsız olduk. ve isimlerini değiştirmelerini istedik. Ancak buna gücümüz yetmedi. Mevzuatta bu yönde bir boşluk var. Geçen günlerde Ege Deniz Feneri Derneği kurulmuş. Bunları dava ettik. Ama yurt dışında böyle bir şey yok. Gana’dan bize ulaşan bir kişi (Gana Deniz Feneri Derneğini kurdum, bana yardım edin) diyor.”

Yılmaz, Almanya’dan Türkiye’deki Deniz Feneri Derneği’ne resmi olmayan hiç bir şey gelmediğini belirterek, ”Bize altı milyon 940 bin Avro bağış geldi. Almanya’daki davanın sonuçlanmasını bekliyoruz” diye konuştu.

Konuşmanın ardından derneğin çalışmaları konusunda sinevizyon gösterisi sunuldu. Yılmaz, yemeğin ardından vatandaşların isteklerini dinledi.

Yemeğe AK Parti Eskişehir İl Başkanı Murat Canözer ile bazı kurum müdürleri ve sivil toplum kuruluşu temsilcileri katıldı.

AA


Ümit Milli Takımın Rakipleri Beli Oluyor

Eylül 10, 2008

Türkiye Ümit Milli Takımı’nın play-off’taki rakibi, 12 Eylül Cuma günü belli olacak. 17. Avrupa Ümitler Futbol Şampiyonası 2. Eleme Grubu’nu 19 puanla lider tamamlayan Türkiye’nin play-off’taki rakibi, 12 Eylül Cuma günü belli olacak. Kura çekimi, İsveç’in Malmö kentinde yapılacak. Play-off kura çekimine katılacak 10 eleme grubu birincisi ve 4 en iyi grup ikincisi takım belli olurken, Türkiye, grup birincisi olarak elemelere katılacak.

Futbol Fedearsyonu’ndan yapılan açıklamaya göre, kura çekiminde Türkiye’yi, Futbol Federasyonu Dış İlişkiler Müdürü Metin Tunçer ile Ümit Milli Takım Antrenörü Abdullah Ercan temsil edecek. Play-off elemelerinde ilk maçlar 11-12 Ekim, rövanşları ise 14-15 Ekim’de yapılacak ve finallere katılacak 8 takım belli olacak.

Kura çekimine katılacak takımlar şunlar:

Grup birincisi 10 takım: Türkiye, Avusturya, İngiltere, Finlandiya, Almanya, İtalya, Sırbistan, İspanya, İsviçre, Galler.

En iyi 4 grup ikincisi takım: Fransa, Belarus, İsrail, Danimarka.


Ergenekon Barnabas incilinin peşinde

Eylül 10, 2008

Ergenekon örgütü, Hz.Muhammed’ten bahseden “Barnabas İncili”nin mi peşindeydi? Zaman Gazetesi yazarı Aydoğan Vatandaş’ın Apokrifal adlı kitabı, Hakkari’de 1981’de bir mağarada bulunan Aramice dilindeki “Barnabas İncili” ve “dinler tarihini değiştirecek” nitelikte olan bu kitabın Ergenekon’la bağını anlatıyor.

Hikaye, nüshaların Aramice uzmanı Prof. Dr. Hamza Hocagil’e ulaşmasıyla başlıyor. Hocagil, nüshaların Barnabas İncili’ne ait olduğunu fark ediyor ve 2 yıl jandarma karargahında gizlenip, sonra Özel Harp Dairesi’ne geçtiğini öğreniyor. İddiaya göre Barnabas İncili, Hz. Muhammed’den bahsediyor ve Vatikan’ın kabul ettiği dört İncil’in değiştirildiğini ortaya koyuyordu. İşte kitaptaki iddialardan bazıları:

Hocagil’in birlikte çalıştığı İsak Rabin’in torunu Viktoria Rabin, Barnabas İncil’ini okuyunca Müslüman oluyor. Bir Etiyopyalı tarafından öldürülen Rabin, Vatikan’ın nüshaları 350 bin euroya alma isteğine karşı çıkıyor. Yunanistan’da bir yayınevine satılan İncil’i tercüme etmemesi için İsrail’in Hocagil’i tehdit ettiği, ancak Veli Küçük’ün özel kaleminin tercüme için Hocagil’le anlaştığı da bir başka iddia. Kitapta Küçük-Hüsnü Özyeğin ilişkisine de değinilerek İncil’in Özyeğin’in bankasını sattığı ve Yunan Kilisesi’nin de ortağı olan NGB’ye verildiğini ima ediyor.

ADALI’YI ÇATLI MI ÖLDÜRDÜ

Rahip Edip Savcı’nın kaçırılmasına da bu İncil’in neden olduğu düşünülüyor. Nüshaları incelemek için Midyat’a giden Hocagil’in de askerlerce alıkonulduğunu ileri süren Vatandaş, bunun arkasında Ergenekon’un olduğunu ima ediyor. 1996’da Aziz Barnabas’ın Kıbrıs’taki mezarının soyulmasını araştıran gazeteci Kutlu Adalı’nın o tarihlerde Kıbrıs’a giden Abdullah Çatlı tarafından öldürülmüş olabileceği de kitapta yer alan önemli iddialardan.

Akşam


Habur sınırında şok silahlar

Eylül 10, 2008

Şırnak’ın Silopi ilçesindeki Habur Sınır Kapısı’nda yine ABD’nin kayıp silahları ele geçirildi. Kamyon sürücüsü gözaltına alındı. Şırnak’ın Silopi ilçesindeki Habur Sınır Kapısı’nda yine ABD’nin kayıp silahları ele geçirildi. Habur Sınır Kapısı Gümrük Muhafaza Başmüdürlüğü ekipleri, Irak’tan Türkiye’ye giriş yapan bir kamyonda arama yaptı. Kamyonda 12 Glock marka tabanca ele geçirildi. Kimliği açıklanmayan sürücü gözaltına alındı. Yetkililer, sürücünün gümrük sahasında tutulduğunu, olayla ilgili soruşturmanın sürdüğünü kaydettiler.

internet haber


Ermenistandan elektrik alacağız

Eylül 10, 2008

Ermenistan ile enerjide bir bağ kuruyoruz… Ermenistan’ın, Türkiye’ye 2009 yılı başından itibaren elektrik satacağı bildirildi. Ermenistan Enerji Bakanı Armen Movsisyan, Ermenistan elektrik idaresiyle bir Türk şirketi arasında, Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün cumartesi günkü tarihi Erivan ziyareti sırasında anlaşma imzalandığını açıkladı. Movsisyan, ”Türkiye, Ermenistan için yeni pazar. SSCB döneminde de Türkiye’ye elektrik veriliyordu” dedi.

Bakan, anlaşma gereğince Doğu Anadolu’ya 2009 yılı başından itibaren elektrik verileceğini söyledi.


Rus gazetesine göre Ermenistan planı

Eylül 10, 2008

Rus basını, Türkiye’nin Nabucco projesinden vazgeçmediğini belirterek boru hattı için yeni iddialarda bulundu Rusya’da yayınlanan ulusal ‘Gazeta’ gazetesi Türkiye’nin Nabucco projesinden vazgeçmediğini, Gürcü savaşının ardından söz konusu boru hattı için Ermenistan alternatifini düşündüğünü yazdı. Erivan’dan resmi bir açıklama gelmediğine dikkat çeken gazete Ermenistan’ın Rusya’nın rızasını almadan böyle bir adım atmayacağına dikkat çekti.

Azerbaycan Sanayi ve Enerji Bakanı Natig Aliyev ve Türkiye Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Hilmi Güler’in görüşmesine atıfta bulunan gazete, iki bakanından projenin gelişmesi yönünde fikir birliğinde olduklarını yazdı. Gazeta’ya göre, “Güney Osetya olaylarından sonra Batı dünyası Gürcistan’ın enerji kaynaklarının taşınması acısından güvenli ülke olacağına kuşkuyla bakmakta. Dolayısıyla şimdi Ankara yeni alternatif güzergâh aramak zorunda.”

Türkiye Dışişleri Bakanı Ali Babacan’ın bir Türk televizyonuna yaptığı açıklamada ‘Ankara ve Erivan arasındaki işbirliğin bölgedeki enerji projelerinin güvenliğinin sağlanması açısından faydalı olacağı’ ifadesine vurgu yapan gazete, Ermenistan’dan Babacan’ın bu açıklamalarına henüz herhangi bir yanıt gelmediğini de yazdı.

Gazeta’ya konuşan Rus uzman ve Finekspertiza araştırma firması Genel Müdürü Agvan Mikaelyan ise Ankara’nın söz konusu planlarının gerçekleşme olasılığına kuşkuyla baktığını belirtti. Uzman Mikaelyan, “Karabağ sorununun çözüme kavuşmaması Türk-Ermeni-Azeri üçlü enerji diyalogunun kurulmasına izin vermez. Ayrıca, burada Rusya’nın tutumu da çok önemli. Ermenistan Rusya’nın rızası olmadan kendi topraklarında herhangi bir proje gerçekleştiremez.” dedi.

CİHAN


Tayfun Talipoğlu ile Ramazan sohbeti

Eylül 10, 2008

Türkiye’de Bam Teli programıyla 1 milyon 960 bin kilometre yol giderek kırılması güç bir rekora imza atan “Bir Yol Öykücüsü” Tayfun Talipoğlu, Ramazan anılarını Moral FM’de dinleyicilerle paylaştı. İzzet Taşkıran’ın Haberi. Talipoğlu: “Ramazan etkinlikleri televizyonla anti sosyal olan halkı sosyalleştirdi” Fethi Çağıl’ın hazırlayıp sunduğu “Ramazan Sohbeti” programında, yedi yaşında oruç tutmaya başladığını söyleyen Talipoğlu, özlem duyduğu o günleri şöyle anlattı.

“İlk orucumu tuttuğumda daha yedi yaşındaydım. Tabi o zamanlar kaldığımız lojmana davulcu giremezdi. O yüzden rahmetli annem sahura kaldırmıştı bizi. Menüde de hiç unutmuyorum, bulgur pilavı ve turşu vardı. Ben de zaten tam bir turşu hastasıydım. Diğerlerini hatırlamıyorum ama böyle bir sahurla oruca başlamıştım.”

Programda Türkiye’de yaşanan Ramazan coşkusuna da değinen ‘Bir Yol Öykücüsü’ Talipoğlu, özellikle belediyelerin yaptığı etkinliklerle birlikte televizyon nedeniyle anti sosyalliğe itilen halkın biraz daha sosyalleştiğinin altını çizdi.

Talipoğlu, “Bu manada bu tür iftar çadırlarına ve etkinliklere çok sıcak bakıyorum. Burada birbirini görmeyen komşular birlikte oluyorlar. Bunun yaygınlaşması çok güzel oldu. Çünkü biz birbirimizden kopmuştuk. Şimdi yine en azından mahalledeki insanlar birbirlerini tanımaya başladılar. Bu çok sevindirici bir gelişme. Çünkü birbirini tanımayan insanların düşman olmaları çok kolaydır.” diyerek Ramazan’ın dayanışmayı ve kardeşliği arttırıcı yönüne vurgu yaptı.

Ramazan Sohbeti’nde tüm dostlarına bir şiir albümü ve yeni bir kitap hazırlığı müjdesi veren Talipoğlu, ‘halktan kopuk olmayan’ yayınlar yaptığı için Moral FM’in her zaman arkasında olduğunu söyleyerek sözlerini noktaladı.

“BAM TELİ, YENİ YAYIN DÖNEMİNDE TRT’DE YAYINLANACAK”

—Sayın Talipoğlu, Bam Teli programı son sürat devam ediyor herhalde. Yeni yayın döneminde bu programla hangi kanalda yer alacaksınız?

TRT’de Cuma günleri 22.10’da Bamteli var. Bunun yanında yeni bir programımız başlıyor. Pazartesi günleri saat 22.45’te “Nasılsınız” adlı programda Türkiye’de dövüşmeden, kavga etmeden ve milleti birbirine kırdırmadan da televizyonda bir şeyler yapıldığını göstermek istiyoruz.

—Bizde yeni programınızda size başarılar dilerken Ramazan konusuna geçmek istiyorum. Bu noktada çocukluğunuzun Ramazan günlerinde tuttuğunuz ilk orucu hatırlıyor musunuz?

Hatırlamaz olur muyum? Daha yedi yaşındaydım. Tabi o zamanlar lojmana davulcu gelemezdi. O yüzden rahmetli annem kaldırmıştı bizi. Menüde de hiç unutmuyorum, bulgur pilavı ve turşu vardı. Ben de zaten tam bir turşu hastasıydım. Diğerlerini hatırlamıyorum ama böyle bir sahurla oruca başlamıştım.

1 MİLYON 960 BİN KİLOMETRELİK YOL REKORU TALİPOĞLU’NDA!

—Gerçekleştirdiğiniz Bam Teli programı nedeniyle Türkiye’yi karış karış gezdiniz. Gezmediğiniz bir yer kaldı mı ülkede?

Kalmadı diyebilirim. Tabi bu arada gezmediğim ufak tefek köyler vardır. Şu ana kadar program dolayısıyla 1 milyon 960 bin km yol gittim. Daha önce bu programın uzun soluklu olacağını bilseydim Guinness Rekorlar Kitabı’na girerdim herhalde. Bu ziyaretler sırasında oradaki halk beni köylerine davet ediyordu. Beş kilometre sonra benim köy var. Oraya da gelir misin? diyenler sayesinde çok sayıda yer gezdik.

RAMAZAN ETKİNLİKLERİ ANTİ-SOSYAL OLAN HALKI SOSYALLEŞTİRDİ

—Çok sayıda yer gezmiş biri olarak ülkemizde yaşanan Ramazan ayının coşkusunu nasıl buluyorsunuz?

Şunu söyleyeyim her şeyden önce. Ramazan coşkusu son yıllarda daha da arttı. Özellikle belediyelerin yaptığı etkinliklerle televizyonların yarattığı anti sosyallik sosyalliğe dönüşmeye başladı. Bu manada bu tür iftar çadırlarına ve etkinliklere çok sıcak bakıyorum. Ben belediyelerin düzenlediği akşam sohbeti etkinliğe katılıyorum. Burada birbirini görmeyen komşular birlikte oluyorlar. Bunun yaygınlaşması çok güzel oldu. Çünkü biz birbirimizden kopmuştuk.

Bizim çocukluğumuzda iftardan sonra komşular bir araya gelip muhabbet ederlerdi. Televizyonun gelmesiyle bu sona ermişti. Şimdi yine en azından mahalledeki insanlar birbirlerini tanımaya başladılar. Çünkü birbirini tanımayan insanların düşman olmaları çok kolaydır.

TALİPOĞLU’NDAN ŞİİR ALBÜMÜ VE YENİ KİTAP MÜJDESİ

—Efendim sizi izi sevenler yoğun olarak merak ediyorlar. Ufukta yeni bir kitap ya da şiir albümü hazırlığınız var mı?

Aslında var. Bam Teli’nin metinlerini tamamlayıp yayınlamayı düşünüyoruz. Bunun yanında yollarda yaşanılan ve yayınlanmayan olayları konu alan bir kitap çalışmam var. Bunları yapmak istiyoruz fakat vakit bulamıyoruz. Çünkü pazartesi canlı yayın yaparak yola çıkıyoruz, Cuma da Bam Teli’ni hazırlıyoruz derken vakit geçip gidiyor. İnşallah kısa sürede bu projeleri hayata geçireceğiz. Bu arada bütün dinleyicilerimizin mübarek Ramazan ayını ve gelecek bayramını kutluyorum.

Kaynak Haber7


Ak Parti Doğanı haberleriyle vurdu

Eylül 10, 2008

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Dengir Mir Mehmet Fırat, Aydın Doğan’la ilgili açıklama yaptı. Fırat, Doğan’ı kendi medyasının görmediği haberlerle vurdu. AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Dengir Mir Mehmet Fırat ”Sayın Baykal dün ‘Ergenekoncuların avukatıyım’ diyordu, şimdi medya patronların avukatlığına soyunuyor” dedi.

Fırat, parti genel merkezinde düzenlediği basın toplantısında, ”merkezi Almanya’da bulunan bir yardımlaşma derneğiyle ilgili yargılama sürecinin AK Parti ile ilişkilendirilmesine yönelik yayınların, hukuk tanımaz boyutlara ulaştığını” söyledi.

”Basın özgürlüğü perdesinin ardından yapılan ve sınır tanımayan saldırıların bağımsız gazetecilik kavramıyla izah edilmesinin mümkün olmadığını” savunan Fırat, şöyle konuştu:

”Eğer mesele habercilik olsaydı, eğer mesele gerçekleri bulup ortaya çıkarmak olsaydı, Aydın Doğan’ın gazetelerinde kendisinin ve siyasetteki işbirlikçilerinin ne işler karıştırdıklarını da görüp okuyabilirdik. Ben, Aydın Doğan medyasında yazılıp çizilmeyen bir kaç haberi hatırlatayım. Bağımsız ve tarafız gazetecilik konusunda mangalda kül bırakmayan sözde tarafsız ve bağımsız Aydın Doğan medyasının görmediği bazı haberlere dikkatinizi çekiyorum. Mal beyanı tartışmasının hatırlarsınız, Sayın Başbakanımız ve eşinin mal beyanı internette açık ve şeffaf olarak yayınladığı halde Deniz Baykal 2 yıldır hala eşinin mal beyanını tam olarak açıklayamadı. Madem tarafsızsın ve yansızsın sorsana, ‘neden eksik açıkladın’ diye. Sormuyor, soramıyor.”

”CHP Genel Başkanı Deniz Baykal’ın Antalya’da imar tadilatı görerek trilyonlarca rant sağlanan tarlasını Doğan medyasının haber yapamadığını” iddia eden Fırat, ”Yoksa şıracı-bozacı ilişkisi yüzünden mi yazamıyorsunuz?” diye konuştu.

Fırat sözlerini şöyle sürdürdü:

”Başbakan’ın, ‘şıracı- bozacı tezgahı kurdular’ dediği Aydın Doğan ve Deniz Baykal, birbirlerine şahitlik ederek bunu reddetti. Aydın Doğan, son iftiraları önce Baykal’ın NTV’de gündeme getirdiğini, kendilerinin sadece alıntı yaptıklarını söylemişti. Baykal da, Doğan medyasından almadığını söyleyerek, Aydın Doğan’ın yardımına yetişmiş, ona arka çıkmıştı. Oysa gerçek böyle değil. Baykal NTV’de konuştuğu gün, Milliyet’in manşetinde o iftiralardan biri vardı. Röportajı yapan Murat Akgün de Milliyet’ten alıntı yaparak sormuş, Deniz Baykal da Milliyet’i referans göstererek konuşmuştu. Açın bakın görürsünüz, Deniz Baykal Aydın Doğan’ın yalancısı, Aydın Doğan da Deniz Baykal’ın… Yoksa ’sen beni koru, ben de seni korurum’ anlaşması mı var aralarında? Baykal, dün ‘Ergenekoncuların avukatıyım’ diyordu, şimdi medya patronların avukatlığına soyunuyor. Ancak görebildiğim kadarıyla avukatlıktaki başarısı ana muhalefetteki başarısından daha iyi olmayacaktır.”

Fırat, ”Tüm medyaya sesleniyorum: Şimdi çıksınlar, Baykal’ın mal varlığından ve Antalya’daki arsasından başlayarak Aydın Doğan’ın gazete kağıdı kaçakçılığı iddialarına kadar uzanan haberlerin de peşine düşsünler” dedi.

-”BU DAVANIN (ALMANYA’DAKİ DENİZ FENERİ DAVASI) HİÇBİR YERİNDE, HİÇBİR ŞEKİLDE AK PARTİ İLE İLGİLİ BİR SUÇLAMA, İFADE YOK”

Bir gazetecinin, ”Türkiye’de özgür bir basın olduğuna inanıyor musunuz? Yandaş medya olduğu söyleniyor. Son tartışmalarda hiç kimse ‘ben temizim’ diye söze başlamıyor, diğerinin kendisinden daha kirli olduğunu anlatmaya çalışıyor. Bu, yozlaşmayı göstermiyor mu?” sorusu üzerine Fırat, ”Hayır. Basın yönünden ele almamız lazım. Çok önemli bir güç. Toplumun düşüncelerini ve algılarını istediği yönde değiştirebilen bir medya gücü var. Bu medyanın aslında tarafsız olması lazım” yanıtını verdi.

Düşünce özgürlüğünün, özgürlüklerin temeli olduğunu ifade eden Fırat, şunları kaydetti:

‘Ancak doğru haber alabilme imkanına sahipseniz, düşünebilme özgürlüğüne sahipsinizdir. İşte medya burada çok önemli. Eğer bir toplumda gerçekten bir düşünce özgürlüğünden bahsedeceksek, yönlendirilmemiş, tarafsız habercilik, esasını benimsemiş olan bir medyanın varlığı mutlak suretle gereklidir. Bu gerek özgürlüklerin korunmasında, gerekse demokrasinin yerleşmesi konusunda temel unsurlardan birisidir. Eğer bu sağlanamıyorsa, Türkiye’de maalesef ki sağlanamıyor, o zaman ülkemizde gerçek anlamıyla bir düşünce özgürlüğünün olduğunu söyleyebilmek mümkün olmadığı gibi Türkiye’de gelişmiş bir demokrasinin yerleşmiş olduğunu veya yerleşebileceğini söylemenin de mümkün olmadığı kanısındayım.”

-”AK PARTİ İLE İLİŞKİLENDİRME YOK”-

Fırat, ”Almanya’da süren bir dava var. Siyasi bağlantı söz konusu olduğu ifade ediliyor. Bu bağlamda AKP’yi işaret eden bazı bağlantılardan da söz ediliyor. Sabih Kanadoğlu’nun açıklaması var, ‘Bu kapatma nedenidir’ diyor. Deniz Feneri Derneği davasının size yönelik bağlantıları olduğu iddiaları konusunda ne düşünüyorsunuz? Bu, kapatma nedeni olur mu?” sorusunu da şöyle yanıtladı:

”Bu davayla ilgili olarak gazetelere intikal eden bir haber var. CHP’nin Genel Sekreteri başta olmak üzere bazı milletvekillerinin Almanya’da bu dosyanın peşine düştükleri yazılıyor. Bu davayla ilgili yargıcın odasına gittikleri ve yargıçla aralarında geçen konuşma bugün gazetelerde. Yargıcın verdiği cevaplar çok enteresan. İbretle okunması gereken ve özellikle CHP’nin bundan sonuçlar çıkarması gereken bir diyalog gelişmiş orada. Bu davanın hiçbir yerinde hiçbir şekilde AK Parti ile ilgili bir suçlama, ifade yok. Sabih Kanadoğlu, tabii ki emekli bir başsavcı. Nereden çıkardığını bilemiyorum. Çünkü o dosya gizli bir dosya değil. İnternete girdiğiniz zaman bütün dokümanlarını görmek mümkün. Orada AK Parti ile en ufak bir şekilde ilişkilendirme yok. Zaten olsaydı merak etmeyin Doğan Medyası yazardı. Sayın Baykal ve Sayın Bahçeli, bunu abartarak, üstüne ekleyerek söylerdi. Bugüne kadar hiçbiri böyle bir iddiada bulunmadı.”

-”AKPARTİ.ORG.TR’YE GİRİN”-

AK Parti’nin, özellikle mali konularda çok titiz davrandığını vurgulayan Fırat, şöyle devam etti:

”Yasal hiçbir yükümlülüğü olmadığı halde her vatandaşım, internet sitemize girerek, neredeyse muhasebe kayıtlarına girilebilir bir açıklığı esas aldığımızı görecektir. Bunu diğer siyasi partilerde göremezsiniz. Gizli işler yapan bir siyasi parti de böylesine bir açıklığı görebilmeniz mümkün değil. CHP’nin sitesine girdiğinizde, belli bir medya grubuna 3 milyon dolar koltuk çıkıldığını orada görebilmeniz mümkün değil. Ama bizim sitemize girdiğinizde bunun tamamını görme imkanına sahipsiniz. Hatırlarsanız, kısa bir süre önce yine medyaya intikal eden bir konu vardı. Biliyorsunuz Anayasa Mahkemesi, partimize Hazine yardımının yarısını kesmişti. Ancak, bunun ötesinde bir bina yaptırmıştık. Gelirimiz belli ve bu gelirimizin yüzde 30′nu otomatik olarak, yine hiçbir yükümlülüğümüz olmadan il ve ilçe başkanlıklarımıza göndererek onların birilerine muhtaç olmamasını sağlamak durumundayız.

Hatırlarsanız AK Parti bir kampanya başlattı, kendi üyelerinden, teşkilatlardan hibe kampanyası başlattı. Herhalde gizli gelirleri olan bir siyasi parti olsaydık Başbakan başta olmak üzere 20 bin kusur lira böyle bir bağışa girmemize lüzum olmazdı. www.akparti.org.tr’ye girildiğinde bütün hesapları detaylı görebilirler. Ümit ediyorum ki diğer partiler de böyle bir uygulamayı yaparlar…”

-”AHLAKEN SUÇ”-

Fırat, ”Başbakan, Aydın Doğan’ın kendisini ziyaret ettiğini, Hilton ve Ceyhan’la ilgili talepte bulunduğunu söyledi. Suç varsa Başbakan bunu daha önce niye duyurmadı?” sorusunu yanıtlarken, Aydın Doğan’ın istediğinin suç olmadığını, Türk Ceza Yasası’nda da böyle bir suç bulunmadığını söyledi. Fırat, ”Ama ahlaken suç. Çünkü özellikle imar değişikliğini Başbakan’dan istemenin ahlaken doğru olduğu kanısında değilim” dedi.

Mahalli idarelerle ilgili bir konunun Başbakan’a götürülmesinin, ”ahlaki bir suç olduğu” görüşünü yineleyen Fırat, ”Bunun gerçekleşmemesi nedeniyle bugün basın özgürlüğü adına çamur atmanın ise yine TCK’da karşılığı yok. Ama kamu vicdanında ama ahlak kuralları içerisinde bunun doğru olduğunu söyleyebilecek bir kişinin olduğunu zannetmiyorum. Dolayısıyla biz burada şantaj filan yapmadık. Bize yapılan şantajın nedenlerini açıkladık” diye konuştu.

Fırat, ”Yoksa bu bir şantaj vesilesi değildir. Bir suç olmadığı için de bunu bir merciye ihbar görevi yoktur. Şantajı kimin yaptığı ortadadır.” dedi.

-SİLİVRİ VE GAZİANTEP’DEKİ İMAR DEĞİŞİKLİKLERİ-

Bir gazetecinin, ”Silivri ve Gaziantep’teki imar değişikliği de aynı değil mi?” sözleri üzerine de Fırat, görüşlerini şöyle ifade etti:

”Silivri konusunda açık olarak davrandık. Ancak birileri istedi diye infaz yapmamızı bekliyorsanız, bu hukuka aykırıdır. Eğer bir iddia varsa bu, enine boyuna tartışılır. Yasalara göre suç varsa o bizi ilgilendirmez, yargıyı ilgilendirir. Ama ahlaki normlara uygun mu değil mi, biz ona bakmak durumundayız. Birinci olayda bunun gereği yapılmıştır. Ama belki o gün, aynı gün Aydın Doğan medyası istedi diye birilerinin kellesini vermek durumunda değiliz. Bunun incelenmesi sonucunda arkadaşımız genel başkan yardımcısı mevkiinde olan arkadaşımız o görevinden istifa etmiştir.

Hakikaten söylenen konular doğru ise belgeye dayanıyor ise cumhuriyet savcıları adı geçen kişiler hakkında bir suç dosyası hazırlar. Yasalara göre yöntemi vardır, o da TBMM’nin karşısına gelir. İkinci aşaması ise dokunulmazlık dosyası hazırlanır, önümüze gelirse o günkü tutumumuzu o zaman görürsünüz.”

Gaziantep’teki iddiaların da saman alevi gibi parlatıldığını ancak daha sonra kapatıldığını ifade eden Fırat, burada yolsuzluk ve usulsüzlüğün söz konusu olmadığını söyledi.

-”O DÖNEM BİTTİ”-

”Aydın Doğan açıklamasında, rafineri kurmak için başvuruda bulunduklarını, Başbakan’ın Çalık’a söz verdiğini söylüyor. Bir siyasinin ekonomik oluşumlar içinde olması ne derece doğru, Başbakan böyle bir şey söyledi mi?” sorusuna Fırat, ”Benim Başbakan’la yaptığım görüşmede böyle bir sözün söylenmediğini ben biliyorum. Sayın Doğan, Çalık ve iki firmanın daha Ceyhan’da rafineri kurma konusunda talepleri var. Ama rafineri kurmak bir süreci gerektiriyor” karşılığını verdi.

Doğan, Çalık ve diğer iki firmanın müracaatlarını yaptığını, prosedürün devam ettiğini bildiren Fırat, şöyle devam etti:

”Ancak Sayın Doğan’ın talebi şudur; orada kurulacak olan rafinerinin arazisinin bedelsiz olarak kendilerine tahsis talepleri vardır. Karşı çıkılan şey budur. Devlet istimlakını yapacak veya hazine arazinin belli bir kesimini karşılıksız olarak birilerine devredecek… Bu, mümkün değildir. Bunu yapabilmemiz veya böyle bir taleple karşılaştığımızda kabul etmemiz mümkün değildir. Bu prosedür tamamlandığında o bölgede vatandaş ile anlaşarak o araziyi satın alıp, o arazinin üzerine rafineri kurulmasından memnun oluruz. Bir tane rafineri değil, o dört müracaatı yapanların kurmasından yanayım. Elimizden ne tür yardım geliyorsa yardımcı olmaya çalışırım, çünkü benim bölgem.

Ama daha evvel ki alışkanlıklarda olduğu gibi devlet hazinesini kullanarak, kişisel servetini artırmak yönünde bizden bir talep var ise maalesef o dönem geçti. Böyle bir karşılama yapabilmemiz mümkün değildir. Onun için özür diliyoruz.”

Fırat, ”O dönem ne zaman bitti?” sorusuna, ”O dönem bitti. O dönemin kavgasını veriyoruz zaten” yanıtını verdi.

AA


iranda 7.5 büyüklüğünde deprem

Eylül 10, 2008

iran’ın güneyinde 7.5 büyüklüğünde bir deprem oldu. Depremde can ve mal kaybı olup olmadığı konusunda henüz bir bilgi yok. İran’ın güneyinde Richter ölçeğine göre 6,1 büyüklüğünde deprem meydana geldi.

Reuters haber ajansı, İran’ın Fars haber ajansına dayanarak, bir İranlı yetkilinin depremin büyüklüğünü 7,5 olarak açıkladığını bildirdi.

Fars Haber Ajansı, son haberinde, Deprem Araştırma Merkezine dayanarak, Hürmüzgan eyaletine bağlı Bender Abbas kentinde yerel saat ile 15.30′da (TSİ 14.00) Richter ölçeğine göre 6,1 büyüklüğünde şiddetli bir depremin meydana geldiğini belirtti.

Depremde ilk belirlemelere göre bazı evlerin yıkıldığı, halkın evleri terk ederek sokağa çıktığı belirtildi.

AA