Batmanda Şok Operasyon

Ağustos 25, 2008

Emniyet'ten Batman'da şok operasyonEmniyet’ten Batman’da şok operasyon
Batman Emniyet Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlar Şube Müdürlüğü’ne bağlı ekipler, DTP’li belediye başkanı ile danışmanının odasını didik didik arıyor.

Batman Emniyet Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlar Şube Müdürlüğü’ne bağlı ekipler, aldıkları bir ihbar üzerine mahkeme kararıyla DTP’li belediye başkanı ile danışmanının odasını didik didik arıyor. Polisler aramanın yanısıra, belediye meclis üyelerinin aldığı kararlarının tümünüde inceliyor.

Batman Belediyesi saat 19.00 sıralarında Emniyet Müdürlüğü’ne bağlı Kaçakçılık ve organize Suçlar Şube Müdürlüğü’ne bağlı 20 kişilik bir polis ekibi tarafından basıldı. Belediye’deki nöbetçi personelin bildirmesi üzerine Belediye’ye gelen DTP’li başkan Hüseyin Kalkan ve DTP Batman Milletvekili Bengi Yıldız ile avukatları polislerle görüşerek arama izni olmadan makamlık ve diğer odaları açmayacağını polise bildirdi. Bunun üzerine yaklaşık 15 polis belediye hizmet binasında beklerken diğer polisler ise arama izni için nöbetçi mahkemeye başvurdu. Polisler mahkemeden aldıkları izinle 19.30 sıralarında belediye’ye tekrar gelerek başkan Hüseyin Kalkan’ın makamı başta olmak üzere Danışmanı Nesim Turhan ve özel kalem müdürlüğünde geniş çaplı arama başlattı. Polisler belediye’de aramanın yanısıra ayrıca belediye meclis üyelerinin aldığı tüm kararları gözden geçiriyor.

DTP’Lİ BAŞKAN “BELEDİYE İLK KEZ POLİS BASKININA UĞRADI. ŞOKTAYIZ”

Belediye Başkanı Hüseyin Kalkan, arama gerekçesiyle ilgili yaptığı açıklamada ” Belediye’ye bağlı olmayan alanlara hizmet götürdüğümüz için böyle bir uygulamayla karşılaştık. Arama yapmaya gelen polislerde bize (Size bağlı olmayan il dışındaki yerlere nasıl hizmet götürürsünüz) dedi. Talep gelmesi halinde biz zaman zaman bize bağlı olmayan yerlerede hizmet götürüyoruz. Bunda da bir sakınca görmüyoruz. İlk defa Batman Belediyesi böyle bir baskına uğradı. Aramanın şaşkınlığını halen üzerimizden atmış değiliz. Gündüz mesai saati varken sanki belediye yerinden gidecekmiş gibi mesai saati dışında ani baskın düzenlenmesine anlam veremedik halen aramanın şokunu yaşıyoruz” dedi

Polisin Batman Belediyesindeki araması halen devam ediyor.

BAŞKAN’IN DANIŞMANI GÖZALTINA ALINDI

Batman Belediyesi’ne saat 19.30 sıralarında baskın düzenleyen ve mahkeme kararıyla başta DTP’li Belediye başkanı Hüseyin Kalkan’ın odasını arayan polisler, 2.5 saatlik aramanın ardından başkanın danışmanı Nesim Turhan’ı gözaltına aldı. Başkan danışmanı Nesim Turhan’la birlikte Belediye avukatı Emir Başarda Emniyet Müdürlüğü’ne gitti. Başkan Danışmanının hangi gerekçeyle gözaltına alındığı ise henüz netlik kazandı. Polisin Batman Belediyesindeki araması devam ediyor.

DHA


12 Eylül gerçeği

Ağustos 25, 2008

Ezber bozan 12 Eylül gerçeği !Kenan Evren’in, MİT Müsteşarı Korgeneral Bülent Türker’e 2 gün önceden darbeyi haber verdiği ortaya çıktı.

Habertürk’ün haberine göre, Eski MİT mensubu Bülent Ruscuklu 1980 darbesine uzanan günleri yazdı, 28 yıl sonra çok önemli sırları ortaya çıkardı.

Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) darbeleri önceden sivil iktidarlara haber vermediği için sürekli eleştirildi. Özellikle 12 Eylül 1980 darbesini MİT’in önceden bilip bilmediği hep bir sır olarak kaldı.

Şimdi bu 28 yıllık sır aydınlanıyor. 27 yıl boyunca MİT’te yurtiçi ve yurtdışı görevlerde bulunan Bülent Ruscuklu, 1 Eylül’de piyasaya çıkacak kitabında 12 Eylül 1980 darbesiyle ilgili gündeme bomba gibi düşecek bir kitap yazdı. Alfa Yayınları’ndan çıkacak olan “Demokrat Parti’den 12 Eylül’e” isimli kitabı için Ruscuklu, eski Cumhurbaşkanı Kenan Evren ile tam 7 kez özel görüşme yaptı. Eski MİT mensubu Bülent Ruscuklu kitabında darbeye giden günleri çok özel anekdotlarla aktararak, adeta 80′e kadarki darbelerin günlüğünü hazırladı.

MÜDAHALEYİ ÖĞRENEN İLK SİVİL

Ruscuklu’nun kitabında ilk kez ortaya çıkan olaya göre, 12 Eylül darbesini ilk öğrenen kişi bir sivildi. Hem de bugün Türkiye’nin yakından tanıdığı önemli bir ismin babası. Anayasa Mahkemesi Başkanvekili Osman Paksüt’ün babası Emin Paksüt darbeyi bizzat Kenan Evren’den öğrenen kişiydi. İşte kitaptaki bu bölüm şöyle:

- “Komutanım” dedi Özel Kalem Müdürü Çevik Bir. “Emin Bey geldiler. Emin Paksüt.”

- “Buyursunlar” dedi Genelkurmay Başkanı Evren.

Orgeneral Evren eski politikacı Paksüt’e oldukça güveniyordu. CHP’li olan ve sonradan Turhan Feyzioğlu ile birlikte Cumhuriyetçi Güven Partisi’ni kuran Paksüt, İsmet İnönü’nün de güvendiği bir hukukçu, siyasetçiydi ve eski milletvekiliydi. Anayasacı olarak bilinirdi.

Genelkurmay Başkanı ile Emin Paksüt sık sık beraber olurlardı. Üç gün önce 6 Eylül’de yaptıkları görüşme oldukça farklı bir ortamda geçmişti.

- “Emin Bey” demişti Orgeneral Evren, “Sen Genelkurmay Başkanı olsan ne yaparsın?”

- “Ben duruma müdahale ederim. Artık Türkiye başka şekilde düzlüğe çıkamaz.”

- “Size bir konuşma metni vereceğim. Bunu okuduktan sonra fikrinizi öğrenmek isterim.”

Genelkurmay Başkanı’nın verdiği konuşma metni, müdahaleden sonra radyodan okuyacağı bildiriydi.

Emin Paksüt’ün elindeki metne bir göz attıktan sonra yüzü hafiften sararmış fakat birşey söylememişti. Genelkurmay Başkanı Evren daha sonra metni verdiğine pişman olmuştu.

“Ya bunu söylerse” diye geçirmişti aklından.

MİT’E DARBEYİ EVREN SÖYLEDİ

Kitapta MİT’in darbeyi nasıl öğrendiği de ayrıntılarıyla anlatılıyor.

Darbeyi bizzat haber veren kişi Genekurmay Başkanı Evren. MİT Müsteşarı’nı 10 Eylül günü makamına çağıran Evren’in, Korgeneral Bülent Türker ile arasında geçen diyaloglar kitapta şöyle anlatılıyor:

-”MİT Müsteşarı Korgeneral Bülent Türker geldi efendim” dedi emir subayı Albay Bir. “Siz çağırtmışsınız.”

- “Evet gelsin” dedi Genelkurmay Başkanı Evren. Bayrak harekatına iki gün kalmıştı ve dikkati çekmemek için günlük işlerin de aksatmadan yürütülmesi gerekiyordu.

- “Komutanım beni emretmişsiniz.”

- “Gel Bülent Paşa, sana söyleyeceğim önemli bir durum var. Yaklaşık 48 saat sonra 12 Eylül günü sabaha karşı yönetime el koyacağız. Bütün hazırlıklar yapılmış durumda.”

MİT Müsteşarı şaşırmış görünmemişti.

- “Tepki olmadı yüzünde, haber almış mıydın daha önceden?”

- “Komutanım Diyarbakır Bölge Daire Başkanı bu sabah mesaj çekmişti. Ordu yönetime el koymak için hazırlık yapıyor diye. Oradaki arkadaşa sıkıyönetim komutanı söylemiş.”

- “Sıkıyönetim komutanlarına emir gitmişti. Onlar da hazırlıklarını yapıyorlar. Oradaki MİT görevlisine söylemesi onun takdiri.”

Daha başkalarının da haberi olmuştu darbeden. MİT Müsteşarı Yenimahalle’deki Riyaset’e döndüğünde özel kalemde Adana Bölge Daire Başkanı’nı gördü.

- “Hayrola geleceğini bilmiyordum” dedi Bülent Türker. “Özel bir iş için mi geldin?”

- “Hayır efendim sizinle özel bir konuyu görüşecektim.”

- “Gel içeri girelim o zaman.”

- “Sabaha karşı arabayla çıktım Adana’dan. Sizinle görüştükten sonra da hemen döneceğim.”

MİT Müsteşarı pek sık gülen bir insan değildi. Buna rağmen hafifçe bir gülümseme belirdi suratında. “Galiba ne söyleyeceğini anladım. Anlat.”

- “Dün akşamüstü Sıkıyönetim Komutanı Bölügiray Paşa beni makamına çağırdı. 12 Eylül sabaha karşı Silahlı Kuvvetler’in yönetime el koyacağını açıkladı. Bunu size telefonla ya da mesajla bildirmek istemedim. Onun için kendim geldim.”

- “Biraz önce ben de Genelkurmay Başkanlığı’ndaydım. Bana da komutan söyledi. Diyarbakır’dan da bu sabah kişiye özel mesaj gelmişti bu konuda. Buraya gelmekle iyi yaptın. Şimdi hemen yine Adana’ya dön ve kimseye birşey anlatma.”

EVREN DARBEYİ FELÇLİ KARISI VE KIZINA DA HABER VERMİŞ

Kitapta 11 Eylül 1980 günü Kenan Evren’in Gülhane Askeri Hastanesi’nde felçli olarak yatan ve tedavi gören eşi Sekine Hanım’ı ziyaretinden de söz ediliyor. Evren Paşa yataktaki eşine, ” Sana bir haber vereceğim ama heyacanlanma. Bu akşam yönetime el koyacağız ” diyor. Sekine Hanım da soğukkanlılıkla, “İyi edersiniz” diyor.

Hastaneden sonra Evren yaveri Cevat’a eve uğrayıp sonra karargaha gitmek istediğini söylüyor. Odalar Birliği’nde çalışan kızı Miray’a, “Ben bu gece eve gelemeyeceğim belki yarın gece de” diyor. Sonra da darbeyi haber veriyor kızına: “Sabaha karşı Silahlı Kuvvetler ülke yönetimine el koyacak. Sakın telefonda falan kimseye söyleme, arkadaşına falan.. Hiçkimseye…”

1 Eylül’de piyasaya çıkacak olan kitabında eski MİT mensubu Bülent Ruscuklu, 1950 yılından 12 Eylül 1980′e uzanan dönemi çok önemli bilgi ve belgelerle anlattı. Türkiye’nin yakın tarihindeki pekçok olaya ilişkin iddialara da yanıt verme amacı taşıyan kitabın 12 Eylül 1980 darbesinin 28. yıldönümünde epey bir ses getirmesi bekleniyor.

HaberTürk


Galatasaray’ın son transfer bombası

Ağustos 25, 2008

Galatasaray'ın son transfer bombasıGalatasaray’ın forvet sıkıntısını Çek Cumhuriyeti’nin ünlü ismi Milan Baros ile çözdüğü iddia edildi.

Yönetime yakınlığı ile bilinen yayıncı kuruluş Digitürk’ün yan kuruluşu Lig Radyo’da yayınlanan Uğur Meleke ile Taktik programına bağlanan Vatan Gazetesi Galatasaray muhabiri Gökmen Özdemir, Galatasaray’ın forvet sorununu çözdüğünü ve Milan Baros transferini sonuçlandırdığını söyledi.

Transfer döneminin bitmesine sayılı günler kala birçok futbolcuyla görüşen Galatasaray’ın Çek yıldız Milan Baros ile her konuda anlaştığı iddia edildi. 1981 doğumlu olan Milan Baros 1.84 boyunda. 59 kez Çek Cumhuriyeti Milli Takımı’nın formasını giyen Baros’un 31 golü bulunuyor.

Öte yandan Galatasaray’ın Valencia’dan Morientes ve Zigiç ile görüştüğü, yönetici Haldun Üstünel’in Morientes ve menejeri ile görüşmek için İspanya’da olduğu iddia edilmişti.

Cihan Haber Ajansı


New York’ta Türkiye ŞOV

Ağustos 25, 2008

New York'ta Türkiye ŞOV! - KARELERABD’nin New York kentindeki ünlü Central Park’ta, Türk Kültür Merkezi tarafından ”New York Türk Festivali” düzenlendi.

Central Park’ta ilk kez düzenlenen festivale New York ve New Jersey’de yaşayan Türk-Amerikan toplumu dışında Amerikalılar da ilgi gösterdi.

Sabah saatlerinde başlayan festivalde Bursa-İnegöl’den gelen Mehter Takımı ve Sakarya’dan gelen yağlı güreş takımı özellikle büyük ilgi gördü.

AK Parti Genel Sekreteri ve İstanbul Milletvekili İdris Naim Şahin, festivalde yaptığı konuşmada, festivalin Central Park gibi bir yerde düzenlenmesine işaret ederek, Türk-Amerikan toplumunu ”dostluk, barış ve kardeşlik adına” son derece önemli bir festivali düzenledikleri için kutladı.

Şahin, Türkiye’den gelip festivale katılmaktan büyük mutluluk ve gurur duyduklarını belirterek, ”Sizlere Türkiye’den ve bütün Türk dünyasından selamlar getirdik ve gördük ki ABD’nin 51 eyaletinde yaşayan Türk insanı kendi geçmişini, coğrafyasını, geleneklerini, kültürünü unutmamış, bırakmamış” dedi.

”ABD’deki Türk insanının ve Türk sevdalılarının yalnız olmadığını” söyleyen Şahin, ”Bu büyük meydan dopdulu, siz bu kıtada yalnız değilsiniz, Türkiye sizinle birlikte, sizlere 70 milyonun selamını ve sevgisini getirdim” dedi.

Şahinş, daha sonra kendisiyle birlikte festivale katılmak için New York’a gelen Batman milletvekili Mehmet Emin Ekmen, Şanlıurfa milletvekili Yahya Akpak, Mardin Miletvekili Cüneyt Yüksel ve Diyarbakır milletvekili Abdurrahman Kurt’la birlikte herkesi selamladı.

”Türk dostu” Brooklyn Belediye Başkanı Marty Markowitz de yaptığı konuşmada, gelecek yıl festivalin Türk-Amerikan toplumunun yoğun olarak yaşadığı Brooklyn’de yapılmasını istedi, Türk-Amerikan dostluğunun öneminden söz etti.

Festival için kurulan sahnede Mehter Takımı ile Türk, Kırgız, Boşnak ve Ahıska Türkleri folklör ve dans gruplarının gösterileri tüm gün devam etti.

Ayrıca Central Park’ın festivale ayrılan bölümünde fotoğraf ve kitap sergileri, el sanatları uygulama standları, çocuklar için Hacivat-Karagöz oyunları, Türk mutfağından çeşitli örneklerin sunulduğu standlar yer aldı ve çeşitli yarışmalar ile çekilişler yapıldı.

Sakarya’dan gelen güreşçilerin yaklaşık 2 saat süren hazırlıkları ve yağlı güreş karşılaşmaları ile karşılaşmalar sonundaki ödül töreni de büyük ilgi gördü.

Anadolu Ajansı


Kupada kuralar çekildi

Ağustos 25, 2008

Futbolda, Fortis Türkiye Kupası 1. kademe maçlarının programı belli oldu.

Futbol Federasyonu’ndan yapılan açıklamaya göre, 3 ve 4 Eylül tarihlerinde yapılacak 1. kademe maçlarının programı şöyle:

3 Eylül Çarşamba
16.00 İstanbulspor-Gaziosmanpaşa (Bahçelievler)
16.00 Beylerbeyi-Beykoz 1908 (Beylerbeyi 75. Yıl)
16.00 Çankırı Belediyespor-Samsunspor (Çankırı Atatürk)
16.00 Giresunspor-Ofspor (Giresun Atatürk)
16.00 Akhisar Belediyespor-Manisaspor (Akhisar)
16.00 Alanyaspor-Denizli Belediyesopr (Milli Egemenlik)
16.00 Mardinspor-Belediye Vanspor (21 Kasım)
16.00 Etimesgut Şekerspor-Tokatspor (OSTİM)
20.00 Kasımpaşa-Güngören Belediyespor (Recep Tayyip Erdoğan)
20.00 Kardemir Karabükspor-Boluspor (Necmettin Şeyhoğlu)
20.00 Çaykur Rizespor-Orduspor (Rize Atatürk)
20.00 Kayseri Eyciyesspor-BUGSAŞ Spor (Kayseri B.Ş. Bld. Atatürk)
20.00 Gaziantep Büyükşehir Belediyespor-Adanaspor (Kamil Ocak)
20.00 Adana Demirspor-İskenderun Demirçelikspor (5 Ocak)
20.00 Diyarbakırspor-Elazığspor (Diyarbakır Atatürk)
20.00 Malatya Belediyespor-Malatyaspor (İnönü)

4 Eylül Perşembe
20.00 Sakaryaspor-Kartalspor (Sakarya Atatürk)
20.00 Karşıyaka-Altay (Altay Alsancak) (Seyircisiz)


FenerBahçe’de Semih Şentürk şoku

Ağustos 25, 2008

Partizan maçının hazırlıklarına başlayan Fenerbahçe camiası, Semih Şentürk’ten gelen haber ile sarsıldı.

Sarı-lacivertlilerin dün akşam yaptığı antrenmanda sağ ayak üst adalesinden sakatlık geçiren futbolcu, çalışmayı tamamlayamadı. Golcünün durumunun bugün netlik kazanacağı açıklandı.

Teknik Direktör Aragones’in 25 dakikalık toplantısının ardından Gaziantepspor maçında forma giyenler, kondisyoner Carlos Cascallana yönetiminde yenilenme antrenmanı yaptı ve tesislere gitti.

Diğer oyuncular ise ısınma ve koordinasyon çalışmasının ardından minyatür kalelere dönüşümlü olarak şut çektiler. Sarı-lacivertliler, minyatür kale ve dar alanda yaptıkları maçlarla idmanı tamamladı. İdmana katılmayan Selçuk ve Edu’nun tesislerde çalıştığı bildirildi.


TRT’nin Eurovision adayları belli

Ağustos 25, 2008
TRT'nin Eurovision adayları belli!
TRT 18-19 Mayıs tarihlerinde Rusya’da gerçekleşecek olan 54′üncü Eurovision Şarkı Yarışması için ik ayrı teklifte bulundu. İşte TRT’nin Eurovision adayları. TRT 18-19 Mayıs tarihlerinde Rusya’da gerçekleşecek olan 54′üncü Eurovision Şarkı Yarışması için Hepsi grubuna ve popçu Gökhan Özen’e teklif götürdü. Hepsi grubu ve Gökhan Özen, teklife henüz yanıt vermedi. Her sene yapılan ‘Şarkı Türkçe mi olsun, İngilizce mi?’ tartışmalarının bu sene de yaşanacağını söyleyen grup üyeleri teklifle ilgili “Hala düşünüyoruz” derken Gökhan Özen ise, “Ülkemi en iyi şekilde temsil etmek isterim. Düşünüyorum, görüşmelerimiz sürüyor” dedi.

Hakem Yıldırım itiraf etti

Ağustos 25, 2008

G.Antepspor-F.Bahçe maçında yaşanan penaltı pozisyonu hakkında şok bir iddia ortaya atıldı.

Hürriyet’te yer alan habere göre maçtan sonra hakemler Guiza’ya yapılan hareketi penaltı olarak değerlendirmişler.  Gaziantep-Fenerbahçe karşılaşmasında görev yapan Yunus Yıldırım, Alper Ulusoy ve Volkan Narınç’ın maç sonrası otelde 4′üncü hakem Hakan Özkan ve gözlemci Doğan Şen ile yaptıkları sohbette penaltıyı es geçtiklerini itiraf ettikleri öğrenildi.  Televizyondan maçın özet görüntülerini bir kez daha izleyen hakemlerin Deumi’nin Güiza’ya ceza sahası içinde yaptığı harekete penaltı kararı verilmesi gerektiğini ifade ettikleri belirtildi.

Hakemlerin ve gözlemcinin ayrıca Deumi’ye kırmızı kart gösterilmesi konusunda da hemfikir oldukları söylenirken, Yunus Yıldırım’ın, ”Penaltıyı atlamışız, özür dileriz” dediği öğrenildi.

İşte tartışmalara yol açan penaltı pozisyonu;


Bu itiraf çok konuşulacak

Ağustos 25, 2008

Bu itiraf çok konuşulacakHaftalık Haber Dergisi Aksiyon, bu haftaki sayısında yine gündeme damgasını vuracak bir dosya yayınladı.

Cumhuriyet Gazetesi’nin Ankara Temsilcisi Mustafa Balbay, Ergenekon Operasyonu’nda gözaltına alındığında eski bir dava arkadaşı tutuklanması için dua ediyordu. Çünkü, yıllar önce ‘iki yoldaş’ arasında geçen acı bir hatıra canlanmıştı zihninde… Olay, 12 Eylül darbesinden sonraki bunalımlı günlere dayanıyor.

O dönemde genç bir muhabir olan Balbay, yasadışı Türkiye Komünist Partisi’nde (TKP) birlikte çalıştığı arkadaşlarını ispiyonlamıştı. Genç gazeteci, İzmir Emniyet Müdürlüğü’nden elini kolunu sallayarak çıkarken, arkadaşlarını ‘uzun yıllar sürecek zulüm ve işkenceler’le baş başa bırakmıştı.

Avukat Dr. Bülent Tokuçoğlu ‘yoldaşı’ Balbay’dan gördüğü ihaneti Aksiyon’a anlattı. Tokuçoğlu’nun söyledikleri, darbe hazırlığında oldukları gerekçesiyle tutuklanan generallerin yanında duran Balbay’ın geçmişteki ilişkilerini ortaya koyuyor. Tokuçoğlu ise ispiyonlandığı günden sonra geçen 26 yılda yaşadıklarını şöyle özetliyor: “Biz devlet düşmanı haline getirilirken bu tür arkadaşlar devletin derini ile işbirliği yaptı.”

Tokuçoğlu, Ergenokon operasyonunda gözaltına alınan Balbay’ın ’susma hakkını kullanması’na çok içerlemiş. Balbay’a “12 Eylül’de susma hakkın yok muydu ?” diye soruyor. Tokuçoğlu’na gözaltı günlerini ve Ergenekon’la ilgili bugünkü gelişmeleri sorduk.

12 Eylül 1980 öncesinde Mustafa Balbay ile hangi örgütte faaliyet gösteriyordunuz?

TKP ekseninde İlerici Gençler Derneği (İGD) denilen bir örgüt vardı. İzmir’de Balbay ile örgüt içerisinde birlikte çalışıyorduk. TKP’ye gizli üye olmuştuk. Hücre tipi bir örgütlenme yöntemimiz vardı. Her hücre üçer kişiden oluşurdu. Birbirimizi kod adlarımızla tanırdık. Gençlik Örgütlenmesi Hücresi’nde; ben, Balbay ve Mustafa Atılgan isminde bir arkadaşımız vardı. Balbay, Basın Yayın Yüksekokulu’nda okuyordu. Başarılı bir öğrenciydi. Okulu birincilikle bitirmişti. Milliyet Gazetesi’nde çalışıyordu. Mart 1982′de bizim fraksiyonumuza yönelik operasyon oldu. 32 gün İzmir Emniyet Müdürlüğü’nün siyasi olaylara bakan birinci şubesindeydik. İşkence ve kötü muamele ile karşılaştık.

Balbay sizi ne zaman ispiyonladı?

Günler süren işkenceye rağmen arkadaşlarımı korumak adına ben konuşmadım. Birgün sevgili muhabir arkadaşımız Balbay’ı getirdiler. ‘Seni yüzleştireceğiz’ dediler. ‘Kabul etmiyorum’ dedim. Sorgu odasına alındım. Balbay’ a sordular: “Anlat bakalım, Bülent Tokuçoğlu nasıl bir adam”. Balbay, örgüt kod adımı söyledi. “Sağ yanağında yara izi var.” diye tarif etti. Arkasından nerede, nasıl örgütlenme yaptığımızı, benim ona örgüt sorumlusu olarak yayınları verdiğimi söyledi.

Ben yaşımın küçük olduğunu, onun sorumlusu olamayacağımı söyledim. “Ben o zaman partinin yayınlarını taşıyan elemanıyım, yayınları getirip, götürüyordum.” diyecek oldum. Balbay “Hayır, Bülent Tokuçoğlu, şu kod isimle benim sorumlumdu.” dedi. Bu ifade daha fazla ceza almama sebep olacak cinstendi. Kendi ‘ihbarcı konunumu’nu güçlendirmek için altını çizerek, örgütlenme sorumlusu olarak görevimi detaylarıyla anlatıyordu.

Balbay’da gözaltına alındı mı? Hakkında herhangi bir soruşturma yürütüldü mü?

İfadesi sonrasında elini kolunu sallayarak Emniyet müdürlüğünden çıktı. Birkaç kişinin daha aleyhinde ifade verdiğini biliyoruz. Hakkında dava açılmaksızın serbest bırakıldı. ‘Bu bir anlaşma’ diye düşündük. O zaman torpilliler vardı. Ellerini kollarını sallayarak çıktılar. Tek örnek o değildi çünkü. Devletle işbirliği hep aklımızda kaldı.

Daha sonra bu ihaneti duyurmak için ne yaptınız?

Balbay, 1985′de Cumhuriyet’e geçti. Biz bu süreci, gazetenin yazarlarından Mustafa Ekmekçi, Hikmet Çetinkaya, Uğur Mumcu ve İlhan Selçuk’a mektuplar yazarak bildirdik. Çetinkaya, o zaman Ege bölge sorumlusuydu. Dedik ki, ‘Bu vatandaş geçmişinde pek temiz işler yapmadı. Cumhuriyet Gazetesi o zaman 12 Eylül karşıtı bir muhalefet yapıyor. ‘Yakışmaz.’ Dedik. Fakat öğrendik ki, Hikmet Çetinkaya da 12 Mart’ta muhbirlik yapmış. Bunların da devletle işbirlikleri var. Zaten Selçuk’un ne olduğu Ergenekon dosyasında ortaya çıktı.

Balbay gözaltına alınca neler hissettiniz ?

Hiçbir insanın gözaltında kalmasını, tutuklanmasını, zor duruma düşmesini istemem. Ama hayatımda ilk kez, Balbay’ın tutuklanmasını istedim. Neden? Sadece, 26 yıl sonra da olsa yaptığının karşılığını görsün. En azından ’suçlar cezasız kalmasın’ diye düşündüm. Ama orada da bir hayal kırıklığı var. Mustafa Balbay’ın, İlhan Selçuk’un bu yapılarla güçlü bir işbirliği var ki; paşalar gidiyor, Bunlar gitmiyor. Bunlar herhalde orgenerallerin de üstünde bir yerlerde. Yapılanmada ‘gözden çıkarılamayacak yer’deler diye düşünüyorum. Bu işin hakikaten ideolojisti, propagandisti bunlar ki, bırakılıyorlar. ‘Feda edilemeyecek kaleler’ herhalde.

Bu senaryolu kimler sürdürür. Cüneyt Arcayürek, yaşından dolayı sürdüremez herhalde; ama Balbay sürdürür. Yerine geçtiği Uğur Mumcu gibi bir terör kurbanının köşesinde yazıyor. Kendini kahramanlaştırmaya çalışıyor. Gözaltına alınınca ‘polisler koluma girdi’ diye espri yaptı. Dizlerinin bağı çözülecekti de onun için girdiler. Bütün bu senaryonun içinde Balbay’a gözdağı verildi. Belki ilişkilerinde ileri gitti. Büyükelçilerle, generallerle görüşüyor. Biçilen rolün dışına çıktı ise biraz da ‘haddini bil’ denmiştir.

Aksiyon Dergisi


Görenleri şaşkına çeviren ev !

Ağustos 25, 2008

Görenleri şaşkına çeviren ev !Antalya’nın Alanya ilçesinde bir turizm kompleksi içerisinde inşa edilen ve tanıtım ofisi olarak kullanılan ters ev görenleri şaşırtıyor.

Kargıcak beldesindeki bir turizm kompleksi içerisinde inşa edilen ve çatısı yerde, temel direkleri yukarıda olan, tuvaleti ve banyosu ters konulan, kapıları, pencereleri, balkon demirleri ters monte edilen ev, tanıtım ofisi olarak kullanılıyor. Ters evin önünde yine ters olarak dikilmiş bir kuru ağaç ile evin saçaklarından aşağı doğru sarkan ağaç da görenlerin ilgisini çekiyor.

Turizm kompleksinin yetkilisi Kerim Aydoğan, ters evin bir benzerini Amerika Birleşik Devletleri’ne yaptığı seyahat sırasında gördüğünü ve benzerini Alanya’da yapmaya karar verdiğini söyledi. ABD’de gördüğü evin sadece dışının, kaplamasıyla ters ev görüntüsüne sahip olduğunu ifade eden Aydoğan, kendisinin, komple ters bir proje hazırlayarak hayata geçirdiğini anlattı. Ters evin, normal evlere göre iki katına yakın bir paraya mal olduğunu ifade eden Aydoğan, çatının yere sağlam oturması için demir ve çimentonun daha fazla kullanıldığını dile getirdi.

Ters evin, tanıtım ofisi olarak kullanıldığının altını çizen Aydoğan, herkesin büyük ilgisini çeken evin fotoğrafının çekimi için ücret talep edildiğini ve alınan ücretin hayır kurumlarına bağışlanacağını belirtti. Aydoğan, sözlerini şöyle tamamladı:

”Ters evin fotoğrafını çekmek isteyenlerden bir miktar para alacağız. Bu paraları havuzumuzda biriktireceğiz. Ay sonunda ne kadar para birikmişse, o kadar biz kendi cebimizden üzerine koyarak, bu paraları Alanya Kaymakamı’nın işaret edeceği bir hayır kurumuna bağışlayacağız.”

AA