TOKİ’den ev alanlara müjde

Ağustos 19, 2008

TOKİ'den ev alanlara müjdeTOKİ, idareden net 80 metrekareden büyük konut alanlar için de damga vergisi kolaylığı sağladı.

Alınan bilgiye göre, Sanayi ve Ticaret Bakanlığı ile yapılan görüşmeler sonucunda, 15 Temmuz’dan sonra yapılan net alanı 80 metrekareden büyük konut satışlarında, tek nüsha satış sözleşmesi düzenleme uygulaması başlatıldı. Satış işlemlerinde alıcılara satış nüshasının fotokopisi verilirken, böylece alıcı iki kez damga vergisi ödemekten de kurtuldu. Bu uygulama, TOKİ’den 100 bin YTL ödeyerek 80 metrekareden büyük konut alan vatandaşa, 750 YTL’lik kolaylık getirmiş oldu.

Uygulama 15 Temmuz’dan itibaren başlatılırken, TOKİ’nin konut satışlarına aracılık eden bankaların şubelerini tam olarak bilgilendirmemesi nedeniyle, konut alan vatandaşlar, hem alıcı hem satıcı adına damga vergisi ödemek durumunda kaldı. Onaylı sözleşmenin fotokopisini yeterli gören vatandaşlar, ilgili banka şubesine başvurarak, ödedikleri damga vergisinin yarısını alabilecekler.

TOKİ’den 15 Temmuz’dan sonra konut alan bu durumdaki vatandaşların 25 Ağustos’a, Ağustos ayı içinde konut alan vatandaşların da 25 Eylül’e kadar ilgili banka şubelerine başvurarak, ödedikleri damga vergisinin yarısını almaları gerekiyor. Aksi takdirde, tahsil edilen damga vergisinin bankalar tarafından Maliye Bakanlığı’na aktarılması durumunda, bu iadeyi almak oldukça zorlaşacak.

Verilen bilgiye göre, damga vergisine ilişkin mevzuat uyarınca, TOKİ’nin kişilere yönelik satışlarında, idarenin payına düşen damga vergisi de kişiler tarafından ödeniyor.

NET 80 METREKARENİN ALTINDAKİ KONUTLAR DAMGA VERGİSİNDEN MUAF

Bu yıl 6 Haziran’da Resmi Gazete’de yayımlanan 5766 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunda ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun ile TOKİ tarafından satışı yapılan ve net alanı 80 metrekareyi geçmeyen konutlar için, idare ile alıcı arasında imzalanan satış sözleşmeleri ve bu satışa ilişkin diğer kağıtlar damga vergisinden muaf tutulmuştu. Bu nedenle, 6 Haziran’dan itibaren net alanı 80 metrekareyi geçmeyen konut satışlarında damga vergisi tahsil edilmiyor. Kanuna rağmen, 6 Haziran’dan sonra yapılan net 80 metrekareden küçük konut satışlarında damga vergisi tahsil edilmişse, bu vatandaşlara iade edilecek.

TOKİ, bunun üzerine, net alanı 80 metrekareyi geçen konutlarda vatandaşa damga vergisi kolaylığı sağlamak üzere Sanayi ve Ticaret Bakanlığı Tüketicinin ve Rekabetin Korunması Genel Müdürlüğü ile görüşmeler yaptı. Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun uyarınca, satış sözleşmelerinin 2 nüsha olarak yapılması gerekiyor. Bakanlık ile yapılan görüşmelerde, TOKİ’den taşınmaz alan tüketicilerin büyük çoğunluğunun yoksul ve dar gelirli kişiler olduğu ve idarenin kamusal niteliği göz önüne alınarak, ”tek nüsha sözleşme imzalanarak, bir fotokopisinin alıcıya verilmesinin” satış işlemleri için yeterli olduğu değerlendirmesi yapıldı.

Bu değerlendirme doğrultusunda, 15 Temmuz’dan itibaren onaylı sözleşme talep etmeyen taşınmaz alıcılarına yönelik, sadece tek nüshaya ilişkin binde 7,5 oranında damga vergisi tahsil edilmesi uygulaması başlatıldı. Onaylı sözleşme isteyen vatandaşlar, hem TOKİ hem de kendi adlarına binde 7,5′lik damga vergisini ödemeye devam edecekler.

Yetkililer, satışlarda iki adet onaylı sözleşme düzenlendiğini, bunun birisinin TOKİ adına satışa aracılık eden bankada tutulduğununu, birisinin vatandaşa verildiğini belirtirken, vatandaşların onaylı nüsha yerine satış sözleşmesinin fotokopisini almasının satışın geçerliliği açısından herhangi bir sakıncası olmadığını vurguladılar. Bu konutların tapusunun ancak borcun bitmesinden sonra verildiğini, bu sürede konutların ancak bankada işlem yapılarak başkasına devredilebildiğini hatırlatan yetkililer, dolayısıyla vatandaşın bu sürede onaylı sözleşmeye fazlaca ihtiyacının olmayacağına dikkat çektiler.

Yetkililer, vatandayların, herhangi bir nedenle onaylı sözleşmeye ihtiyaç duyması halinde, damga vergisini ödeyerek herhangi bir tarihte onaylı sözleşmeyi banka şubesinden alabileceğini vurguladı.

Bu uygulama ile 15 Temmuz’dan sonra TOKİ’den konut alarak, onaylı sözleşme istemeyen vatandaşa harcamalarında, 100 bin YTL’lik konutta 750 YTL, 150 bin YTL’lik konutta bin 125 YTL, 200 bin YTL’lik konutda bin 500 YTL’lik kolaylık sağlanmış oldu.

Diğer taraftan, TOKİ’nin konutlarına satışta aracılık eden Halk Bankası’nın tek onaylı sözleşme düzenleme uygulamasına 15 Temmuz’dan itibaren başlamasına karşın, Ziraat Bankası’nın bazı şubelerinin, haberdar olmaması nedeniyle çift onaylı sözleşme düzenleyerek çift damga vergisi tahsilatına devam ettiği belirlendi.

Yetkililer, Ziraat Bankası tarafından 15 Temmuz’dan sonra iki nüsha onaylı sözleşme düzenlenerek satılan taşınmazlara ilişkin sözleşmelerden birinin, damga vergisinin son ödeme günü olan 25 Ağustos’a kadar bankaya iade edilmesi halinde, tahsil edilen damga vergisinin yarısının alıcıya iade edileceğini bildirdi.

Vatandaşlar, Ağustos ayında satın aldıkları TOKİ konutlarına yönelik ödedikleri damga vergisinin ise 25 Eylül’e kadar iadesini isteyebilecek.

Bankanın vergiyi Maliye Bakanlığı’na aktarması halinde, iadenin çok zor olduğu belirtiliyor.

AA


TOKİ’den ev alanlara müjde

Ağustos 19, 2008

TOKİ'den ev alanlara müjdeTOKİ, idareden net 80 metrekareden büyük konut alanlar için de damga vergisi kolaylığı sağladı.

Alınan bilgiye göre, Sanayi ve Ticaret Bakanlığı ile yapılan görüşmeler sonucunda, 15 Temmuz’dan sonra yapılan net alanı 80 metrekareden büyük konut satışlarında, tek nüsha satış sözleşmesi düzenleme uygulaması başlatıldı. Satış işlemlerinde alıcılara satış nüshasının fotokopisi verilirken, böylece alıcı iki kez damga vergisi ödemekten de kurtuldu. Bu uygulama, TOKİ’den 100 bin YTL ödeyerek 80 metrekareden büyük konut alan vatandaşa, 750 YTL’lik kolaylık getirmiş oldu.

Uygulama 15 Temmuz’dan itibaren başlatılırken, TOKİ’nin konut satışlarına aracılık eden bankaların şubelerini tam olarak bilgilendirmemesi nedeniyle, konut alan vatandaşlar, hem alıcı hem satıcı adına damga vergisi ödemek durumunda kaldı. Onaylı sözleşmenin fotokopisini yeterli gören vatandaşlar, ilgili banka şubesine başvurarak, ödedikleri damga vergisinin yarısını alabilecekler.

TOKİ’den 15 Temmuz’dan sonra konut alan bu durumdaki vatandaşların 25 Ağustos’a, Ağustos ayı içinde konut alan vatandaşların da 25 Eylül’e kadar ilgili banka şubelerine başvurarak, ödedikleri damga vergisinin yarısını almaları gerekiyor. Aksi takdirde, tahsil edilen damga vergisinin bankalar tarafından Maliye Bakanlığı’na aktarılması durumunda, bu iadeyi almak oldukça zorlaşacak.

Verilen bilgiye göre, damga vergisine ilişkin mevzuat uyarınca, TOKİ’nin kişilere yönelik satışlarında, idarenin payına düşen damga vergisi de kişiler tarafından ödeniyor.

NET 80 METREKARENİN ALTINDAKİ KONUTLAR DAMGA VERGİSİNDEN MUAF

Bu yıl 6 Haziran’da Resmi Gazete’de yayımlanan 5766 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunda ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun ile TOKİ tarafından satışı yapılan ve net alanı 80 metrekareyi geçmeyen konutlar için, idare ile alıcı arasında imzalanan satış sözleşmeleri ve bu satışa ilişkin diğer kağıtlar damga vergisinden muaf tutulmuştu. Bu nedenle, 6 Haziran’dan itibaren net alanı 80 metrekareyi geçmeyen konut satışlarında damga vergisi tahsil edilmiyor. Kanuna rağmen, 6 Haziran’dan sonra yapılan net 80 metrekareden küçük konut satışlarında damga vergisi tahsil edilmişse, bu vatandaşlara iade edilecek.

TOKİ, bunun üzerine, net alanı 80 metrekareyi geçen konutlarda vatandaşa damga vergisi kolaylığı sağlamak üzere Sanayi ve Ticaret Bakanlığı Tüketicinin ve Rekabetin Korunması Genel Müdürlüğü ile görüşmeler yaptı. Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun uyarınca, satış sözleşmelerinin 2 nüsha olarak yapılması gerekiyor. Bakanlık ile yapılan görüşmelerde, TOKİ’den taşınmaz alan tüketicilerin büyük çoğunluğunun yoksul ve dar gelirli kişiler olduğu ve idarenin kamusal niteliği göz önüne alınarak, ”tek nüsha sözleşme imzalanarak, bir fotokopisinin alıcıya verilmesinin” satış işlemleri için yeterli olduğu değerlendirmesi yapıldı.

Bu değerlendirme doğrultusunda, 15 Temmuz’dan itibaren onaylı sözleşme talep etmeyen taşınmaz alıcılarına yönelik, sadece tek nüshaya ilişkin binde 7,5 oranında damga vergisi tahsil edilmesi uygulaması başlatıldı. Onaylı sözleşme isteyen vatandaşlar, hem TOKİ hem de kendi adlarına binde 7,5′lik damga vergisini ödemeye devam edecekler.

Yetkililer, satışlarda iki adet onaylı sözleşme düzenlendiğini, bunun birisinin TOKİ adına satışa aracılık eden bankada tutulduğununu, birisinin vatandaşa verildiğini belirtirken, vatandaşların onaylı nüsha yerine satış sözleşmesinin fotokopisini almasının satışın geçerliliği açısından herhangi bir sakıncası olmadığını vurguladılar. Bu konutların tapusunun ancak borcun bitmesinden sonra verildiğini, bu sürede konutların ancak bankada işlem yapılarak başkasına devredilebildiğini hatırlatan yetkililer, dolayısıyla vatandaşın bu sürede onaylı sözleşmeye fazlaca ihtiyacının olmayacağına dikkat çektiler.

Yetkililer, vatandayların, herhangi bir nedenle onaylı sözleşmeye ihtiyaç duyması halinde, damga vergisini ödeyerek herhangi bir tarihte onaylı sözleşmeyi banka şubesinden alabileceğini vurguladı.

Bu uygulama ile 15 Temmuz’dan sonra TOKİ’den konut alarak, onaylı sözleşme istemeyen vatandaşa harcamalarında, 100 bin YTL’lik konutta 750 YTL, 150 bin YTL’lik konutta bin 125 YTL, 200 bin YTL’lik konutda bin 500 YTL’lik kolaylık sağlanmış oldu.

Diğer taraftan, TOKİ’nin konutlarına satışta aracılık eden Halk Bankası’nın tek onaylı sözleşme düzenleme uygulamasına 15 Temmuz’dan itibaren başlamasına karşın, Ziraat Bankası’nın bazı şubelerinin, haberdar olmaması nedeniyle çift onaylı sözleşme düzenleyerek çift damga vergisi tahsilatına devam ettiği belirlendi.

Yetkililer, Ziraat Bankası tarafından 15 Temmuz’dan sonra iki nüsha onaylı sözleşme düzenlenerek satılan taşınmazlara ilişkin sözleşmelerden birinin, damga vergisinin son ödeme günü olan 25 Ağustos’a kadar bankaya iade edilmesi halinde, tahsil edilen damga vergisinin yarısının alıcıya iade edileceğini bildirdi.

Vatandaşlar, Ağustos ayında satın aldıkları TOKİ konutlarına yönelik ödedikleri damga vergisinin ise 25 Eylül’e kadar iadesini isteyebilecek.

Bankanın vergiyi Maliye Bakanlığı’na aktarması halinde, iadenin çok zor olduğu belirtiliyor.

AA


FLAŞ – Gül, Erbakan’ın cezasını affetti

Ağustos 19, 2008

FLAŞ - Gül, Erbakan'ın cezasını affettiCumhurbaşkanı Gül, Erbakan’ın ev hapsi cezasını affetti.

”Kayıp trilyon” davasında aldığı 2 yıl 4 aylık hapis cezasını Balıkesir’in Edremit ilçesine bağlı Altınoluk beldesindeki konutunda geçiren, kapatılan Refah Partisi’nin eski genel başkanı Necmettin Erbakan’a af kararı çıktı. “Özel belgede sahtecilik”ten hapis cezasına çarptırılan Erbakan’ın bu cezası, sağlık durumu gerekçe gösterilerek iki kez ertelenmişti. Daha sonra yapılan başvuruda, Erbakan’ın cezasını ev hapsi olarak çekmesi istenmiş ve bu yöndeki kararı Yargıtay onaylamıştı.

Erbakan’ın ilerleyen yaşı ve sağlık sorunlarını dikkate alan Cumhurbaşkanı Gül, Erbakan’ın kalan hapis cezasını ‘’sürekli hastalık” nedeniyle kaldırdı.

Cumhurbaşkanlığı Basın Merkezi’nden yapılan yazılı açıklamada, şunlar kaydedildi:

”Hastanelerce sürekli hastalıkları belirlenen ve bunlara ilişkin raporları Adli Tıp Kurumu 3. Adli Tıp İhtisas Kurulu tarafından değerlendirilerek muayenesi yapılan Necmettin Erbakan’ın sağlık durumunun mahkumiyetinin devam etmesine izin vermediği yolunda anılan Kurulca Rapor düzenlenmesi ve dosyanın Adalet Bakanlığınca 15 Ağustos 2008 tarihinde Cumhurbaşkanlığına intikal ettirilmesi üzerine Sayın Cumhurbaşkanımız, Adli Tıp Raporunda ifade edilen durumun Anayasa’nın 104. maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendinde sözü edilen ’sürekli hastalık’ kapsamında olduğunu dikkate alarak, ilgilinin kalan hapis cezasını, söz konusu madde uyarınca kaldırmışlardır.”

Bilindiği gibi Erbakan’ın avukatları, Adli Tıp Kurumu’nda aldıkları raporu Adalet Bakanlığı aracılığıyla Çankaya Köşkü’ne göndermişti. Erbakan’ın avukatlarından Mustafa Kamalak, “Takdir yetkisi Sayın Cumhurbaşkanı’nındır. Ancak Erbakan’ın ilerlemiş yaşı nedeniyle affedilmesini bekliyoruz” demişti.

Kaynak: Samanyolu Haber


Kurtlar Vadisi’nin Muro’su film oldu

Ağustos 19, 2008

Kurtlar Vadisi'nin Muro'su film oldu Kurtlar Vadisi Pusu’da ‘Nalet olsun içimdeki insan sevgisine’ repliğiyle dikkat çeken Muro’nun maceralarının anlatıldığı film, 5 Aralıkta vizyona girecek.

Pana Film’den yapılan yazılı açıklamada, yapımcılığını Pana Film’in, yönetmenliğini Zübeyr Şaşmaz’ın üstlendiği, senaryosunu Raci Şaşmaz, Bahadır Özdener ve Cüneyt Aysan’ın yazdığı ”Muro: Nalet Olsun İçimdeki İnsan Sevgisine” adlı sinema filminin çekimlerinin 18 Ağustos’ta başladığı ve 5 Aralık 2008′te vizyona gireceği bildirildi.

Filmde Mustafa Üstündağ, Şefik Onatoğlu ve Eray Türk’ün yanı sıra, Fırat Tanış, Evrim Alasya, Bülent Şakrak, Nataliya Bondarenko ve Daria Litvinova’nın rol aldığı kaydedilen açıklamada, Mazhar Alanson’un da yer alacağı filmin konusu şöyle anlatıldı:

”Cezaevinden çıkan Muro ile Çeto, devrimi köyden başlatmak üzere memleketlerine dönerler. İlk planları evlenip yuva kurmak, örnek birer devrimci olmaktır. Oysa köyde onları bir sürpriz beklemektedir. Muhtar, Muro ile Çeto’yu hapisteyken iki Rus kadınla evlendirmiştir. Muro ile Çeto’nun devrim ütopyasını gerçekleştirmeleri için, kadınları bulup boşanmaları gerekmektedir. Bunun için İstanbul’a dönen Muro ile Çeto’nun başına gelmeyen kalmaz. Çözümlemesini asla yapamayacakları bir örgütle karşı karşıya kalırlar.”


Kurtlar Vadisi’nin Muro’su film oldu

Ağustos 19, 2008

Kurtlar Vadisi'nin Muro'su film oldu Kurtlar Vadisi Pusu’da ‘Nalet olsun içimdeki insan sevgisine’ repliğiyle dikkat çeken Muro’nun maceralarının anlatıldığı film, 5 Aralıkta vizyona girecek.

Pana Film’den yapılan yazılı açıklamada, yapımcılığını Pana Film’in, yönetmenliğini Zübeyr Şaşmaz’ın üstlendiği, senaryosunu Raci Şaşmaz, Bahadır Özdener ve Cüneyt Aysan’ın yazdığı ”Muro: Nalet Olsun İçimdeki İnsan Sevgisine” adlı sinema filminin çekimlerinin 18 Ağustos’ta başladığı ve 5 Aralık 2008′te vizyona gireceği bildirildi.

Filmde Mustafa Üstündağ, Şefik Onatoğlu ve Eray Türk’ün yanı sıra, Fırat Tanış, Evrim Alasya, Bülent Şakrak, Nataliya Bondarenko ve Daria Litvinova’nın rol aldığı kaydedilen açıklamada, Mazhar Alanson’un da yer alacağı filmin konusu şöyle anlatıldı:

”Cezaevinden çıkan Muro ile Çeto, devrimi köyden başlatmak üzere memleketlerine dönerler. İlk planları evlenip yuva kurmak, örnek birer devrimci olmaktır. Oysa köyde onları bir sürpriz beklemektedir. Muhtar, Muro ile Çeto’yu hapisteyken iki Rus kadınla evlendirmiştir. Muro ile Çeto’nun devrim ütopyasını gerçekleştirmeleri için, kadınları bulup boşanmaları gerekmektedir. Bunun için İstanbul’a dönen Muro ile Çeto’nun başına gelmeyen kalmaz. Çözümlemesini asla yapamayacakları bir örgütle karşı karşıya kalırlar.”


FLAŞ – Gül Erbakan’ın cezasını affetti

Ağustos 19, 2008

FLAŞ - Gül, Erbakan'ın cezasını affettiCumhurbaşkanı Gül, Erbakan’ın ev hapsi cezasını affetti.

”Kayıp trilyon” davasında aldığı 2 yıl 4 aylık hapis cezasını Balıkesir’in Edremit ilçesine bağlı Altınoluk beldesindeki konutunda geçiren, kapatılan Refah Partisi’nin eski genel başkanı Necmettin Erbakan’a af kararı çıktı. “Özel belgede sahtecilik”ten hapis cezasına çarptırılan Erbakan’ın bu cezası, sağlık durumu gerekçe gösterilerek iki kez ertelenmişti. Daha sonra yapılan başvuruda, Erbakan’ın cezasını ev hapsi olarak çekmesi istenmiş ve bu yöndeki kararı Yargıtay onaylamıştı.

Erbakan’ın ilerleyen yaşı ve sağlık sorunlarını dikkate alan Cumhurbaşkanı Gül, Erbakan’ın kalan hapis cezasını ‘’sürekli hastalık” nedeniyle kaldırdı.

Cumhurbaşkanlığı Basın Merkezi’nden yapılan yazılı açıklamada, şunlar kaydedildi:

”Hastanelerce sürekli hastalıkları belirlenen ve bunlara ilişkin raporları Adli Tıp Kurumu 3. Adli Tıp İhtisas Kurulu tarafından değerlendirilerek muayenesi yapılan Necmettin Erbakan’ın sağlık durumunun mahkumiyetinin devam etmesine izin vermediği yolunda anılan Kurulca Rapor düzenlenmesi ve dosyanın Adalet Bakanlığınca 15 Ağustos 2008 tarihinde Cumhurbaşkanlığına intikal ettirilmesi üzerine Sayın Cumhurbaşkanımız, Adli Tıp Raporunda ifade edilen durumun Anayasa’nın 104. maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendinde sözü edilen ’sürekli hastalık’ kapsamında olduğunu dikkate alarak, ilgilinin kalan hapis cezasını, söz konusu madde uyarınca kaldırmışlardır.”

Bilindiği gibi Erbakan’ın avukatları, Adli Tıp Kurumu’nda aldıkları raporu Adalet Bakanlığı aracılığıyla Çankaya Köşkü’ne göndermişti. Erbakan’ın avukatlarından Mustafa Kamalak, “Takdir yetkisi Sayın Cumhurbaşkanı’nındır. Ancak Erbakan’ın ilerlemiş yaşı nedeniyle affedilmesini bekliyoruz” demişti.

Kaynak: Samanyolu Haber


Ergenekon iddianamesi göre TÜSİAD gerçeği

Ağustos 19, 2008

İşte iddianameye göre TÜSİAD gerçeğiİşte iddianameye göre TÜSİAD gerçeği
Ergenekon İddianamesinin ek delil klasörlerinde “TÜSİAD gerçeği”ni gözler önüne seren bilgiler de yer alıyor.

İddianamenin 216 numaralı el klasöründe yer alan “TÜSİAD ve Baskı Grubu” başlıklı belgede, “Kanarya Sevenler Derneği” gibi sıradan bir dernek olmadığı anlatılan TÜSİAD’ı bir avuç zümrenin oluşturduğu, hükümetler kurduğu, hükümetler devirdiği, istediği yasayı çıkarttığı kaydediliyor ve “Bir genel kurmay merkezidir. Ancak askeri genel kurmay değil, para piyasalarının, ekonomiyi elinde tutanların karargahıdır” deniliyor.

AMERİKANCI KUVVETLERİN İŞ ORTAĞI

Habervaktim’in haberine göre, belgede, Amerika’nın talimatıyla TÜSİAD’ın Süleyman Demirel’i, Tansu Çiller’i Başbakan yaptığı savunuluyor. Milli yanı bulunmayan TÜSİAD’ın gerçekte Amerikancı kuvvetlerin ve uluslararası büyük mali sermayenin iş ortağı konumunda olduğu kaydediliyor.

Ergenekon İddianamesinin ek delil klasörlerinde “TÜSİAD gerçeği”ni gözler önüne seren bilgiler de yer alıyor. Tutuklu sanıklardan Ulusal Kanal İzmir Temsilcisi Hayati Özcan’ın evinde ele geçirilen bir belgede, TÜSİAD’la ilgili dikkat çeken bilgiler yer alıyor. İddianamenin 216 numaralı el klasöründe yer alan “TÜSİAD ve Baskı Grubu” başlıklı belgede, TÜSİAD’ın “Kanarya Sevenler Derneği” gibi sıradan bir dernek olmadığı anlatılırken, hükümetler kurduğu, hükümetler devirdiği, istediği yasayı çıkarttığı kaydediliyor ve “Bir genel kurmay merkezidir. Askeri genel kurmay değil, para piyasalarının, ekonomiyi elinde tutanların karargahıdır” deniliyor.

NÜFUSUN TÜM ALANLARINI BİR AVUÇ ZÜMRE ORGANİZE EDİYOR

Belgede şu ifadeler yer alıyor: “TÜSİAD içindeki mali oligarşi dediğimiz bir avuç zümre Türkiye nüfusunun bütün ekonomik, tarımsal, parasal, üretim, tüketim alanlarının koordinasyonunun sahibidir. Mağazalar zinciri bunlarındır. Türkiye’de onların izni olmadan polis arabasının benzini olmaz. Evinizde elektrik düğmesinde enerji olmaz. Elektrik santralleri dediğimiz enerji üretim santrallerin çoğu özelleştirilerek bu büyük grupların mali kontrol alanına girdi.”


Sakız çiğnemenin faydası varmı?

Ağustos 19, 2008

Sakız çiğnemenin, bağırsak ameliyatlarından sonra iyileşme sürecini hızlandırdığı ortaya çıktı.

Londra’daki St. Mary’s Hastanesi’nde görevli bilim adamı Sanjay Purkayastha ve ekibi, sakız çiğnemenin, bağırsak ameliyatlarından sonra bağırsak hareketlerinin daha erken başlamasını sağladığını tespit etti.

Araştırmada, bağırsaklarının bir kısmı alınan 158 hastaya günde üç kez sakız çiğnetildi. Bu hastaların bağırsak fonksiyonlarının, hiç sakız çiğnemeyen hastalara göre, daha erken başladığını belirten bilim adamları, sakız çiğneyen hastaların diğerlerine göre daha erken taburcu edildiğini kaydettiler.

Deneklere günde 3 kez 5 ila 45 dakika şekersiz sakız çiğneten bilim adamları, iyileşme kriterleri olarak bağırsak hareketlerinin başlamasını ve bağırsak gazının çıkmasını aldılar. Bu tipik belirtilerin sakız çiğneyen hastalarda 1 gün erken görüldüğü tespit edildi.

Sakız çiğnemenin vücuda gıda alındığına ilişkin sahte bir sinyal verdiğini kaydeden bilim adamları, bu sinyalin sindirim sistemindeki sinirleri uyardığını ve böylece tükürük ve pankreas bezlerinin salgı üretmesini sağlayan hormonların salgılandığını tahmin ediyor.

Bağırsak ameliyatlarından sonra genellikle ağrı ve mide bulantısı gibi sorunlar ortaya çıkıyor.


Gizli Plan Deşifre Oldu

Ağustos 19, 2008

GİZLİ PLAN DEŞİFRE OLDUErgenekon davasının tutuklu sanıklarından Erkut Ersoy’un evinden şok bir belge çıktı. Belgeye göre Lobi’nin ne amaçla kurulduğu ve alt çeteleri anlatılıyor.

Kuvva-i Milliye Derneği’nin alt birimi olarak faaliyet gösteren Özel Büro’nun başkanı Erkut Ersoy’un evinde yapılan aramada, “Ergenekon’un Bağlı Lobi’nin Belgesi” başlıklı bir belge bulundu. Ersoy’un Özel Büro üyelerine mail olarak gönderdiği ve Ergenekon’un Lobi örgütlenmesini ortaya koyan “Çok Gizli” belgede, Lobi’nin 9 birimden oluştuğu ve departmanların Ergenekon tarafından merkez üyeliğine atanmış, güvenilir beş sivilin yönetileceği anlatılıyor.

GİZLİ ÖRGÜT PROJESİYMİŞ

Belgede analiz kısmında ise şu ifadeler yer alıyor: “1999 yılında bir grup şahin generalimizin hazırladığı LOBİ tasarısı, ekte gönderdiğim “ÇOK GİZLİ” belgede açıklanan Ergenekon’un çatısı altında kurulacak bir ‘gizli örgüt’ projesiydi. Kamuoyunda ismi ilk kez duyulan LOBİ, Şemdinli, Cumhuriyet Gazetesi ve Danıştay Saldırısı, VKGB, Sauna, Bursa, Atabeyler ve henüz açığa çıkan ve çıkmayanı ile onlarca çetenin perde arkası kuruluşudur.” Lobi belgesinde, Piyade Kurmay Yarbay xx imzası ile Ergenekon ve Lobi’nin analizi yer alıyor. “Lobi adı verilen bu proje ve saklı yapılanma, ‘Ergenekon’un denetiminde ve gizli olarak’ yürütülecekti” denilen belgede, şunlar ifade ediliyor:

GELECEĞİN BİR NUMARASI

“Proje sahipleri ancak ve ancak Lobi isimli bu gizli örgüt sayesinde milli birlik ve bütünlüğün sağlanabileceğini aksi halde gençliğin sahipsiz kaldığı ve Türk halkının dış istihbarat teşkilatlarının oyuncağı olduğu düşüncesindeydi. Türkiye’de hava yumuşadıkça tasarı daha az gündeme geldi. Ö. Şahin bazı paşaların emekli olması ile birlikte Lobi Tasarısı iyice unutuldu ta ki AK Parti iktidarının seçim zaferine kadar.”

Belgede yer alan bilgilere göre AK Parti’nin iktidara geldiği dönemde Genelkurmay’da kritik bir görevde bulunan ve gelecekte bir numara olmasına kesin gözüyle bakılan bir general, Lobi Tasarısı’nı raftan indiriyor. General, hazırlanmasında söz sahibi olduğu tasarının uygulanmasından kuşku duymuyor, ancak Birinci Başkan’ın tasarıya sıcak bakmadığını bildiği için resmi olarak başlatma emrini vermiyor. “General, kendisine bağlı ve ağzı sıkı muvazzaf ve emekli generalle birlikte tasarıyı bir ucundan koyarken zaten birkaç yıl sonra yaptığına itiraz edilemeyecek bir makamda olacağından emindi ve zaman kaybetmek istemiyordu” deniliyor.

MAFYA GRUPLARI OLACAK

Belgenin giriş kısmında, “Türk Silahlı Kuvvetleri bünyesinde faaliyet gösteren Ergenekon’a bağlı olarak, ‘Sivil Unsurların’ örgütlenmesi zorunluluğu kaçınılmaz bir gerçektir” ifadelerine yer verilerek, mafya gruplarının tümüyle gözden geçirilmesi, deneyimli mevcut grupların karşısında yeni ve güçlü bir grup oluşturularak, denetim ve kontrol altına alınmaları hedef olarak belirtiliyor.

DEPARTMANLAR VE AMAÇLAR

Merkez: Lobinin merkezinde Ergenekon tarafından atanmış güvenilir 5 sivil yönetici bulunuyor. Yönetici personel, elde edilen veriler ışığında organizasyonu gizlilik prensiplerine sadık kalınarak yönetiyor ve her alanda etkinliğini artırmaya çalışıyor.

Araştırma ve Bilgi Toplama: Merkez üyelerince seçilmiş başkan ve 10 kişilik yardımcı kadrodan oluşuyor. Lobi’nin amaçları doğrultusunda istihbarat verileri toplamak, arşivlemek ve merkeze sunmak görevlerini üstleniyorlar.

Analiz ve Değerlendirme: Başkan ve 5 kişilik yardımcı kadrodan oluşuyor. Elde edilen istihbarat verilerinin analiz raporlarının hazırlanması çalışmalarını yürütüyor.

Finans ve Ticaret: Başkan ve 6 kişilik yardımcı personelden oluşuyor. Ticari koşulları yakından izliyor ve yararlanabilecek alanların tespitini yapıyor.

Kültür ve Bilim: Başkan ve 6 yardımcı personelden oluşuyor. Bilimsel ve gelişmeleri yakından izliyor ve yararlanılabilecek alanların tespitini yapıyor.

Teori ve Senaryo: Başkan ve 5 senaristten oluşuyor. İhtiyaç duyulması halinde elde edilen analiz raporlarından yararlanarak kontra teori ve senaryolar üretiyor. Medya kuruluşlarının yönlendirilmesi çalışmalarına katkıda bulunuyor.

İletişim ve Propaganda: Başkan ve 1 yardımcıdan oluşuyor. Ergenekon’un amaçlarına uygun olarak medya kuruluşlarını bilgilendiriyor, yönlendiriyor ve bu yolla kontrol altında tutuluyor. Ergenekon’un ilişki kurmayı tasarladığı kişi, kurum ve kuruluşlar üzerinde etkileme çalışmalarını yürütüyor.

Hukuk: Başkan ve 5 yardımcıdan oluşuyor. Ergenekon’un girişim ve faaliyetlerinin mevcut yasaların hukuksal temeline dayandırılabilmesi çalışmalarını yürütüyor.

Uluslararası İlişkiler: Başkan ve 6 yardımcısından oluşuyor. Ergenekon’un uluslararası faaliyetlerini sağlıklı biçimde yürütülmesini sağlıyor.

ÖZEL BÜRODA 6 BİN 214 GÖREVLİ VAR

Kuvayi Milliye Derneği’nin alt birimi olan Özel Büro, Karadeniz’den yönetiliyor. Kuvayı Milliye Derneği Başkanı emekli Albay Mehmet Fikri Karadağ’ın da yakından tanıdığı Ersoy’un liderliğindeki ‘Özel Büro İstihbarat Grubu’nun 1998′den bu yana yurt genelinde istihbarat faaliyetlerinde bulunduğu belirtiliyor.

Özel Büronun başkanlığını Erkut Ersoy, yardımcılıklarını ise Kuvayi Milliye Derneği Başkan Yardımcısı Ali Özoğlu ve Danıştay saldırısını gerçekleştiren avukat Alparslan Arslan yapıyor. Özel Büro istihbarat grubu adını coplu, telsizli ve motosikletli 1 milyon kişilik teşkilat kurma projesiyle duyurdu. Erkut Ersoy, Özel Büro’da içinde 6 bin 214 görevli olduğunu iddia ederek, bu kişiler içinde subay, MİT ve polisten de yetkililer olduğunu iddia ediyor.

Bugün


Kezman transferi gerçekleşti

Ağustos 19, 2008

Kezman transferi gerçekleştiKezman transferi gerçekleşti
Fenerbahçe’nin Sırp futbolcusu Kezman Paris Saint Germain’de…

Fenerbahçe ile Paris Saint Germain kulübü arasında günlerdir süren görüşmeler sona erdi ve Kezman artık PSG’li oldu.

Guiza’nın transferi ile birlikte gözden çıkarılan Sırp futbolcunun menajeri ile bugün yapılan görüşmelerin ardından her konuda anlaşma sağlandı ve eşyalarını toplayan Kezman sağlık kontrolünden geçmek üzere yola çıktı. Bu akşam Paris’e geçecek olan Kezman yarın sabah sağlık kontrolüne girecek. Anlaşmanın şartları konusunda resmi bir açıklama yapılmazken, Kezman’ın bu sene kiralık oynayacağı ve bonservisini alma konusunda ilk hakkın Fransız kulubünde olduğu öğrenildi.