ilker Güven Paşa, mason üstadı çıktı

Ağustos 18, 2008

İlker Güven Paşa, mason üstadı çıktıErgenekon operasyonunda gözaltına alınan İlker Güven Paşa, mason üstadı çıktı…

Ergenekon terör örgütü davasının tutuksuz sanığı emekli Tuğamiral İlker Güven’in, hem de “Üstad” seviyesinde bir mason olduğunu gösteren belge Vakit Gazetesi’nde yayınlandı.

Tutuklu emekli Orgeneral Şener Eruygur’un yardımcısı İlker Güven, geçtiğimiz ay Ergenekon terör örgütü soruşturması kapsamında gözaltına alınmış, sorgusunun ardından tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakılmıştı.

1996′DA ÜSTAD OLMUŞ

Türk Silahlı Kuvvetleri’nin çeşitli kademelerinde önemli görevler üstlenen ve 2004 yılında Tuğamiral rütbesiyle ordudan emekli olan İlker Güven, tam 12 yıl önce, yani 1996′da “Mason Üstadı” olmuş. Hür ve Kabul Edilmiş Masonlar Türkiye Büyük Locası’na üyeliği önceki yıllara dayanan Güven, “Çıraklık” ve “Kalfalık” dönemlerinin ardından 16 Ekim 1996 tarihli bu diploma ile masonlukta en üst seviye olan “Üstad”lığa yükselmiş.

Diplomada şu ifadeler yer alıyor:

“HÜR VE KABUL EDİLMİŞ MASONLAR BÜYÜK LOCASI TÜRKİYE

Bu levhamıza bilgi edinen herkese selam ve sevgiler.

Türkiye Büyük Locasına mensup İstanbul vadisinde 124 numaralı Güney muhterem locasının üstadı muhterem ve vazifelilerin Büyük Locamıza vermiş oldukları belgelere dayanarak işbu diplomanın hamili olan: İlker Güven üstadın çıraklığa kabul edildikten sonra kalfalık ve en son ve âli derece olan Üstadlık derecelerini ihraz ve iktisap etmiş olduğunu beyan ederiz. Keyfiyeti tasdikan, işbu üstadlık diploması Hür ve Kabul Edilmiş Masonlar Türkiye Büyük Locası mührü ile mühürlenmiş ve doğruluk ve aidiyetini tevsik için ismi geçen kardeşe de imza ettirilmiştir. İşbu diploma İstanbul’da Hür ve Kabul Edilmiş Masonlar Türkiye Büyük Locası merkezinde, 1996 senesi (5996 1. senesi) Ekim ayının 16. günü tanzim ve imza olunmuştur. Büyük Sekreter Önder Öztürel.”

BÜYÜK SEKRETER, DİNÇ BİLGİN’İN AVUKATI

İlker Güven Paşa’nın “Mason Üstadı” diplomasının altında bağlı bulunduğu Hür ve Kabul Edilmiş Masonlar Büyük Locası’nın Büyük Sekreteri Önder Öztürel’in de imzası bulunuyor. Bu tarihten sonra Locaya Büyük Üstad olmak için aday da olan Önder Öztürel, ünlü bir ceza avukatı olarak da tanınıyor. Mason Öztürel, Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu’na devredilen Etibank’ın hortumlanması davasından yargılanan Dinç Bilgin’in ve el konulan Bankkapital’i zarara uğratmaktan yargılanan iş adamı Mahmut Ceylan’ın avukatlığını yapıyor.

ÇÖMEZ İLİŞKİSİ

İstanbul Barosu avukatlarından olan Mason Önder Öztürel, Türk Ceza Hukuku Derneği’nin de Yönetim Kurulu üyesi. Bu dernek Ergenekon soruşturmasına karşı duruşu ile biliniyor. Derneğin Kurucu Genel Sekreter Yardımcısı olan ünlü avukat Yağız Ali Dağlı, Ergenekon davası kapsamında hakkında tutuklama emri çıkartılan eski AK Parti milletvekili Turhan Çömez’le yeni bir parti hazırlığı içinde olmasıyla gündeme gelmişti. Yeni partinin tüzük hazırlığının Çömez ve Dağlı önderliğinde Türk Ceza Hukuku Derneği’nde yürütüldüğü basında yer almıştı.


Telekom’dan konuşma ücretlerine zam

Ağustos 18, 2008

Telekom'dan konuşma ücretlerine zamTelekom’dan konuşma ücretlerine zam
Türk Telekom, yarından geçerli olmak üzere konuşma ücretlerine ortalama yüzde 5 oranında zam yaptığını açıkladı.

Türk Telekom’dan yapılan yazılı açıklamada, şunlar kaydedildi:

”Yeni ayarlama ile StandartHATT, YazlıkHATT, HesaplıHATT, KonuşkanHATT ve ŞirkettHATT tarife paketlerindeki 133 aramaları, 11811 Türk Telekom, 11832 Turkcell, 11842 Vodafone, 11855 Avea Bilinmeyen Numaralar Servisleri ile 900′lü numaralara doğru yapılan aramaların ücretleri hariç diğer aramalar ile şehir içi, şehirler arası, uluslararası ve cep aramalarının dakika ücretlerine ortalama yüzde 5 oranında bir artış yapıldı.”

Buna göre StandartHATT tarife paketinde KDV dahil ve ÖİV hariç şehir içi konuşma ücretinin dakikasının, 7,1 YKr, şehirler arası aramanın dakikasının ise, 8,5 YKr olduğu, evden ve işten milletler arası konuşmanın (1. kademe PSTN) dakikasının da 11,2 YKr olarak belirlendiği belirtildi.

Yüzde 50 indirimli görüşme uygulamasının devam ettiği vurgulanan açıklamada, ”Türk Telekom şehir içi aramalarda müşterilerini indirimli görüştüren uygulamasını sürdürüyor. Türk Telekom, pazar günleri ve resmi tatil günlerinde tüm gün, hafta içi (Pazartesi-Cumartesi) ve idari tatil günleri ise akşam 23.00 ile sabah 07.00 arasında yüzde 50 indirimli konuşma imkanı sağlıyor” denildi.

”Kullanıcı Dostu Tarifeler”in fiyatlarında herhangi bir değişiklik olmadan devam ettiği, Türk Telekom’un, müşterilerini ”Akşam Konuşturan” paketiyle sabit ücret, KDV ve ÖİV dahil 19 YTL’ye akşam 18.00′den sabah 08.00′e kadar ücretsiz konuşturmaya devam edeceği aktarıldı.

”Uzun Konuşturan” tarifeyle kullanıcıların, sabit ücret, KDV ve ÖİV dahil olmak üzere ayda 19 YTL paket ücreti ödeyerek tüm ev ve iş telefonu aramalarında yalnızca ilk dakika için konuşma ücreti ödeyip 60 dakika bedava konuşma hakkı kazanmaya devam ettiği, söz konusu pakette ilk dakika konuşma ücretinin, 12 Ykr olduğu belirtildi.

Açıklamada, Türk Telekom’un ”Evlilik Kampanyası”nın da, devam ettiği, 1 Mayıs 2008 ile 31 Aralık 2008 tarihleri arasında evlenmiş ya da evlenecek çiftlerin, ”Kullanıcı Dostu” tarifelerden veya StandartHATT, ŞirketHATT, KonuşkanHATT tarife paketlerinden birine 24 ay abone olarak 1 ay boyunca 3 bin dakika ücretsiz konuşma ve SMS özellikli DECT telefon hediye kazandıkları hatırlatıldı.

Yeni fiyat düzenlemesinin kapsamına, 133 aramaları, 11811 Türk Telekom Bilinmeyen Numaralar Servisi, 11832 Turkcell Bilinmeyen Numaralar Servisi, 11842 Vodafone Bilinmeyen Numaralar Servisi, 11855 Avea Bilinmeyen Numaralar Servisi ile 900′lü numaralara doğru yapılan aramalarının ücretlerinin dahil edilmediği bildirildi.


Telekom’dan konuşma ücretlerine zam

Ağustos 18, 2008

Telekom'dan konuşma ücretlerine zamTelekom’dan konuşma ücretlerine zam
Türk Telekom, yarından geçerli olmak üzere konuşma ücretlerine ortalama yüzde 5 oranında zam yaptığını açıkladı.

Türk Telekom’dan yapılan yazılı açıklamada, şunlar kaydedildi:

”Yeni ayarlama ile StandartHATT, YazlıkHATT, HesaplıHATT, KonuşkanHATT ve ŞirkettHATT tarife paketlerindeki 133 aramaları, 11811 Türk Telekom, 11832 Turkcell, 11842 Vodafone, 11855 Avea Bilinmeyen Numaralar Servisleri ile 900′lü numaralara doğru yapılan aramaların ücretleri hariç diğer aramalar ile şehir içi, şehirler arası, uluslararası ve cep aramalarının dakika ücretlerine ortalama yüzde 5 oranında bir artış yapıldı.”

Buna göre StandartHATT tarife paketinde KDV dahil ve ÖİV hariç şehir içi konuşma ücretinin dakikasının, 7,1 YKr, şehirler arası aramanın dakikasının ise, 8,5 YKr olduğu, evden ve işten milletler arası konuşmanın (1. kademe PSTN) dakikasının da 11,2 YKr olarak belirlendiği belirtildi.

Yüzde 50 indirimli görüşme uygulamasının devam ettiği vurgulanan açıklamada, ”Türk Telekom şehir içi aramalarda müşterilerini indirimli görüştüren uygulamasını sürdürüyor. Türk Telekom, pazar günleri ve resmi tatil günlerinde tüm gün, hafta içi (Pazartesi-Cumartesi) ve idari tatil günleri ise akşam 23.00 ile sabah 07.00 arasında yüzde 50 indirimli konuşma imkanı sağlıyor” denildi.

”Kullanıcı Dostu Tarifeler”in fiyatlarında herhangi bir değişiklik olmadan devam ettiği, Türk Telekom’un, müşterilerini ”Akşam Konuşturan” paketiyle sabit ücret, KDV ve ÖİV dahil 19 YTL’ye akşam 18.00′den sabah 08.00′e kadar ücretsiz konuşturmaya devam edeceği aktarıldı.

”Uzun Konuşturan” tarifeyle kullanıcıların, sabit ücret, KDV ve ÖİV dahil olmak üzere ayda 19 YTL paket ücreti ödeyerek tüm ev ve iş telefonu aramalarında yalnızca ilk dakika için konuşma ücreti ödeyip 60 dakika bedava konuşma hakkı kazanmaya devam ettiği, söz konusu pakette ilk dakika konuşma ücretinin, 12 Ykr olduğu belirtildi.

Açıklamada, Türk Telekom’un ”Evlilik Kampanyası”nın da, devam ettiği, 1 Mayıs 2008 ile 31 Aralık 2008 tarihleri arasında evlenmiş ya da evlenecek çiftlerin, ”Kullanıcı Dostu” tarifelerden veya StandartHATT, ŞirketHATT, KonuşkanHATT tarife paketlerinden birine 24 ay abone olarak 1 ay boyunca 3 bin dakika ücretsiz konuşma ve SMS özellikli DECT telefon hediye kazandıkları hatırlatıldı.

Yeni fiyat düzenlemesinin kapsamına, 133 aramaları, 11811 Türk Telekom Bilinmeyen Numaralar Servisi, 11832 Turkcell Bilinmeyen Numaralar Servisi, 11842 Vodafone Bilinmeyen Numaralar Servisi, 11855 Avea Bilinmeyen Numaralar Servisi ile 900′lü numaralara doğru yapılan aramalarının ücretlerinin dahil edilmediği bildirildi.


Turkcell, iPhone ile resmen anlaştı

Ağustos 18, 2008
Turkcell, iPhone ile resmen anlaştı
Turkcell, iPhone ile resmen anlaştı 
Turkcell, iPhone işbirliği resmi olarak açıklandı. Turkcell, merakla beklenen iPhone’ları Türkiye’ye getiriyor. İşte detaylar.  iPhone 3G, hem iPhone‘un tüm devrim yaratan özelliklerine sahip olacak hem de 3. Nesil teknolojilerinin gelmesiyle 2 kat hızlı olacak. iPhone 3G‘nin içine entegre edilmiş GPS, genişletilmiş yer bazlı mobil hizmetler sağlarken, iPhone 2.0 yazılım  destekleyicisi ise  Microsoft Exchange ActiveSync’yin ve Apple mağazalarından temin edilebilecek yüzlerce üçüncü parti uygulamaların kullanımını mümkün kılıyor.

Turkcell Ne Dedi?

Turkcell olarak Apple ile yaptıkları anlaşmadan büyük heyecan duyduklarını dile getiren Turkcell Pazarlamadan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Lale Saral Develioğlu: iPhone 3G mobil cihazlar teknolojisinde gelinen son noktayı temsil ediyor ve müthiş yenilikçi olan bu ürünü yıl sonuna doğru 35 milyondan fazla müşterimize sunmak için sabırsızlanıyoruz. Hızlı mobil internet kullanımının ciddi bir oranda arttığı günümüzde Apple, iPhone 3G için dünyanın lider operatörleriyle bu tür anlaşmalar yapıyor. Yeni teknolojileri 35 milyonu aşkın müşterisine daima dünyayla eşzamanlı sunmayı hedefleyen Turkcell’in bu operatörler arasında yerini almış olması bizim için büyük mutluluk.” dedi.

Başvurular Alınmaya Başlandı

Turkcell, işi ne kadar sıkı tuttuğunu ispatlamak için başvuruları da almaya başladı. Buraya tıklayarak, siz de ilk gelecek iPhone‘lar için ön talepte bulunabilirsiniz.

Vodafone – Turkcell Savaşı Kızışacak

Apple ile Türkiye‘de anlaşan ilk firma Vodafone olmuştu. Rekabete, Turkcell‘in de katılmasıyla, her iki firma da Türkiye‘ye ilk iPhone‘u getirmek için kıyasıya yarışacak. Resmi olmasa da Türkiye‘de 100 bin’e yakın iPhone kullanıcısı olduğu tahmin ediliyor.


Teknoloji baş döndürecek!

Ağustos 18, 2008

Teknoloji baş döndürecek!Teknoloji baş döndürecek!
IBM’in hazırlayacağı yazılım sayesinde otomobiller iletişime geçiyor, kaza riskini büyük oranda düşürüyor.

IBM’nin, önümüzdeki 5 yılda hayata geçirmeyi düşündüğü inovatif çalışmalar kapsamında akıllı otomobiller için yazılım geliştireceği bildirildi.

IBM’den yapılan yazılı açıklamada, söz konusu yazılımın trafikteki araçların birbirleriyle iletişim kurmasını mümkün kılarak, buzlanma ve hız limiti aşımı gibi kazaya neden olan koşulları engelleyeceği belirtildi.

Sensör, GPS ve uydu alıcısı teknolojilerini yenileyerek araçların birbirini tanımasını ve sürücülerin ”keyifle” kullanmasını sağlayacak sistemin, trafik sıkışıklığını azaltarak, hız kontrolü ve şerit ihlali gibi sorunlara son vereceği ifade edildi.

Açıklamada, şu anda kullanılan GPS, sensör ve uydu alıcı sitemlerinin Stockholm’da iş saatlerindeki trafik sıkışıklığını yüzde 20 azaltırken, Singapur’daki araçların yüzde 90 akıcılıkla ilerlemesini sağladığı kaydedildi.

-YİYECEKLERİN DE PASAPORTU OLACAK-
IBM’nin, önümüzdeki 5 yılda hayata geçirmeyi düşündüğü inovatif çalışmalar kapsamında yiyecekler için de bir dijital pasaport yazılımı tasarlayacağı bildirildi.

Tüketicinin, ”Dijital Yiyecek Pasaportu” programıyla besinlerin nereden geldiği, hangi şartlarda yetiştirildiği, ne zaman dalından koparıldığı ve kaç kalori olduğu gibi bilgilere ulaşarak daha bilinçli besleneceği belirtildi.

İkinci kuşak barkodlar, RFID teknolojisi, özelleştirilmiş sensörler kullanılarak çalıştırılacak yazılımın, barkodlara kodlanacak bilgilerle yiyeceklerin dalından market rafına gelene kadar geçirdiği evreleri ve maruz kaldığı doğa şartlarını göstereceği kaydedildi.

-AKILLI ELEKTRİK SAYAÇLARI-
IBM, önümüzdeki 5 yılda hayata geçirmeyi düşündüğü inovatif çalışmalar kapsamında akıllı elektrik sayaçları üretilmesi için de yazılım geliştiriyor.

IBM’nin, Houston CenterPoint Energy şirketiyle birlikte üreteceği internet erişimli akıllı elektrik sayacı yazılımıyla ev aletlerinin enerji tasarrufu yapmasının yanı sıra, küresel ısınmanın engellenmesi gibi güncel konulara destek verilmesi de sağlanacak.

Tüketicilerin, akıllı sayaçtan e-posta adreslerine ve cep telefonlarına gelen mesajla, klimanın ”Evde kimse yok, boşuna enerji harcıyorum. Beni kapatır mısın” ya da su ısıtıcısının ”Çok enerji harcıyorum!” gibi uyarılarını alarak, elektrikli ev aletlerini uzaktan erişimle kapatabileceği belirtildi.

Kullanıcıların, enerji tasarrufu sağlayacak yazılım sayesinde doğayı kirletme oranını ve fatura bilgilerini de öğrenebileceği bildirildi.

AA


BM’de, Almanya’ya ırkıçılık eleştirisi

Ağustos 18, 2008
Birleşmiş Milletler’e bağlı Irkçı Ayrımcılıkla Mücadele Komitesi (CERD), Almanya’yı ırkçılık ve ayrımcılıkla mücadelede yeterli önlem almadığı gerekçesiyle eleştirdi.

AB haber’e göre, Baden-Wuerttemberg eyaletinde, Alman vatandaşlığına geçmek isteyen Müslümanlar’a yöneltilen çeşitli test sorularını “ayrımcılık” olarak nitelendiren BM komitesi, ülke genelinde uygulanması kararlaştırılan vatandaşlık testine de tepki gösterdi. Komite’den yapılan açıklamada, “Almanya, ülkede doğan ya da uzun yıllardır burada yaşayan göçmenlerin uyumuna katkıda bulunmak amacıyla, bu kişilerin Alman vatandaşlığı elde etmelerini kolaylaştırmalıdır” denildi.

BM Komitesi’nin raporunda, Alman nüfusunun 5′te birinin göçmen kökenli olduğunu, nüfusun yüzde 8′inin Alman pasaportu taşıdığına işaret edilerek, buna karşın Almanya’nın kendisini “çok etnisiteli olmayan bir ülke” olarak tanımlamak istemesinin anlaşılamaz olduğu ifade edildi.

Haberin İngilizce metni için bakınız


Yüksek deprem riski taşıyan 10 ilçe

Ağustos 18, 2008

Yüksek risk taşıyan 10 ilçeYüksek risk taşıyan 10 ilçe
İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş, ”Eksiklerimizi gidererek, bir sonraki depremlere hazıklı olmak zorundayız” dedi.

Topbaş, İçişleri Bakanı Beşir Atalay ve İstanbul Valisi Muammer Güler’in katılımıyla gerçekleştirilen ”Deprem Odaklı Büyük Dönüşüm Projeleri Tanıtım Sergisi”nin açılışında, ”Deprem Odaklı Büyük Dönüşüm Projesi” hakkında bilgi verdi.

Deprem felaketlerinin, uyarıcı özellikleriyle birçok önemli projenin başlamasını sağladığını dile getiren Topbaş, bu önemli projelerin başında da kentsel dönüşüm projelerinin geldiğini söyledi.

Topbaş, İstanbul’un tarihinde büyük depremler yaşamış ve yaşayacak bir şehir olduğunu vurgulayarak, Marmara Depremi’nden önce çok uzun yıllar deprem yaşanmadığı için bu konuda bir hafıza kaybı ve hissizliğin söz konusu olduğunu, Marmara ve Düzce depremlerinin bu gerçeği çok acı bir şekilde tekrar hatırlattığını anlattı. Topbaş, şunları kaydetti:

”Depremle birlikte yaşamak, bu şehrin bir gerçeğidir. Ancak depremin acılarını yaşamak bir kader olamaz. Bunun için İstanbul’un maruz kaldığı kötü şehirleşme tecrübesinin ortaya çıkardığı bozuk yapıyı bertaraf ederek, yeni bir İstanbul’u ancak kentsel dönüşüm projeleriyle hayata geçirebiliriz. Bu konuda Zeytinburnu, Fatih ve Küçükçekmece Kentsel Dönüşüm Projeleri, İstanbul için çok önemli bir başlangıcı ifade ediyor.”

TOPLUMUMUZ DEPREME KARŞI BİLİNÇLİ OLMALI

Topbaş, doğal afetlere karşı hazırlıklı olmak konusunda toplumsal bir bilince ihtiyaç olduğunu, çünkü doğal afetler önlenemese de olumsuz etkilerini en aza indirebilmenin bilimsel ve teknik yolları bulunduğunu belirtti.

Türkiye’de 17 Ağustos ve 12 Kasım 1999 depremlerinin alınması gereken önlemlerin değerlendirilmesi ve uygulanması konusunda uyarıcı olduğunu ifade eden Topbaş, şöyle devam etti:

”Artık İstanbul olarak deprem konusunda yitirecek bir dakikamız yok. 1999′ta yaşadığımız o iki büyük deprem pratiği ışığında eksiklerimizi gidermek, bir sonraki depremlere hazırlıklı olmak zorundayız. İstanbul, bir taraftan çarpık yapılaşmanın yol açtığı kentsel sorunlarla boğuşurken diğer taraftan deprem riskinin getirdiği risklerle karşı karşıya. İstanbul’u bekleyen deprem riskini de göz önüne aldığımızda bu şehrin kurallı bir şehir olmaktan başka çaresi yok.”

1 MİLYON 200 BİN KONUTUN YÜZDE 57′Sİ KAÇAK

İstanbul’daki 1 milyon 194 bin 643 binanın çoğunun imara aykırı ve kaçak yapılardan oluştuğuna işaret eden Topbaş, ”Yapıların yüzde 57’si yasal ve teknik prosedürleri yerine getirilmemiş ruhsatsız yapılar. Bu verilere, sağlam yapı stokunun 2. deprem kuşağının standartlarına göre yapılmış olmasını da ilave ettiğimizde ortaya çıkan sonuç bizi devasa bir yükün altına sokmuş oluyor. Yani İstanbul’un yarısının yıkılıp tekrar yapılması gerekiyor. Artık biz İstanbul’u 1. derece deprem bölgesi olarak değerlendiriyor ve yapı standartlarımızı buna göre şekillendiriyoruz” diye konuştu.

Topbaş, Kartal, Maltepe, Zeytinburnu, Küçükçekmece ve Fatih’te başlattıkları kentsel dönüşüm projeleri ile yılların ihmalini çözmeye çalıştıklarını dile getirerek, uluslararası yarışma ile belirlenen 550 hektarlık, Kartal Kentsel Dönüşüm Projesini ve 248 hektar alanı kapsayan Küçükçekmece Kentsel Tasarım Projesini hayata geçirdiklerini söyledi.

Kaçak ve ruhsatsız binalar konusunda mücadeleyi sürdürdüklerini belirten Topbaş, şimdiye kadar 11 bin 453 yıkım yaptıklarını bildirdi.

Topbaş, kenti depreme hazırlama çalışmalarının sadece belediye kaynaklarıyla mümkün olmadığını vurgulayarak, kentteki bütün binaları olası bir depreme hazırlanmak için 17 milyar dolar ve 30 yıllık bir süre gerektiğini ifade etti.

YAKLAŞIK 116 BİN BİNAYI TEK TEK İNCELİYORUZ

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Topbaş, Zeytinburnu, Fatih ve Küçükçekmece ilçelerinde, yaklaşık 116 bin binada mevcut yapı stokuna yönelik araştırma gerçekleştirdiklerini kaydetti.

Depremde yüksek risk taşıyan 10 ilçede de tarama çalışmaları gerçekleştirdiklerini anlatan Topbaş, ”Zeytinburnu’nda 16 bin 31 bina incelendi. 2 bin 295 bina yüksek risk taşıyor. Fatih’te 38 bin 580, Küçükçekmece’de ise 60 bin 938 bina taraması çalışması devam ediyor. Bu etüt projelerin maliyeti tam 52 milyon 200 bin YTL. Kentsel Dönüşüm Müdürlüğümüzün yaptığı diğer çalışmalarla birlikte bu rakam 60 milyon YTL oluyor. Sırada, Bakırköy, Beyoğlu, Eminönü, Avcılar, Adalar, Bahçelievler, Bayrampaşa, Küçükçekmece ilçeleri var” diye konuştu.

Topbaş, Zeytinburnu ilçesindeki yüksek riskli yapı stokunun yaklaşık yüzde 80 olarak belirlendiğini dile getirerek, şunları kaydetti:

”Zeytinburnu’nun en sorunlu görünen yeri Sümer Mahallesi’dir. Toplam bina sayısı bin 420, toplam riskli bina sayısı 896, risk oranı ise yüzde 63,1′dir. Çok yüksek riskli bina sayısı 333, yüksek riskli bina oranı yüzde 23,45′tir. Kiptaş, Sümer Mahallesi’nde mahalle dokusunu koruyarak bin 536 konutluk bir proje hazırladı. Sümer Mahallesi’nin bir bölümünde hayata geçirilecek proje, 157 binadaki 1250 konut ve iş yerini kapsıyor. Uygulamaya koyduğumuz Zeytinburnu Projesi ile depreme dayanıksız binaların tasfiyesini ve yerlerine depreme dayanıklı, modern konutların yapımını öngören bir modellemeye gitmek istedik. Yıllardır çöken binalarla gündeme gelen Zeytinburnu, İstanbul’un kentsel dönüşümde pilot bölgesi olacak. Vatandaşlarımız konutlar teslim edilinceye kadar geçen yapım sürecinde bölgede ikamet edebilecek.”

13 ÇEŞİT HARİTA TAMAMLANDI

Topbaş, İstanbul için yürüttükleri 1/25.000 ve 1/5.000 ölçekli jeolojik çalışmaların tamamlandığını söyledi.

Avrupa Birliği Deprem Yönetmeliği standardına göre zemin sınıflama haritaları gibi tam 13 çeşit haritanın tamamlandığını anlatan Topbaş, İstanbul’un Avrupa yakasının güney bölümü için hazırlanan haritaların bedelinin 18 milyon YTL’yi bulduğunu bildirdi.

Anadolu yakası mikrobölgeleme rapor ve haritalarının maliyetinin ise 33 milyon 250 bin YTL olduğunu belirten Topbaş, Silivri bölgesi mikrobölgeleme haritaları için 52 milyon YTL gerektiğini, bunu da Dünya Bankası kredisiyle gerçekleştireceklerini ifade etti.

Kadir Topbaş, Marmara kıyılarında, Başta TÜBİTAK Marmara Araştırma Merkezi olmak üzere, İTÜ ile birlikte deniz dibi heyelanlarının ve fayların araştırılmasına devam edildiğini belirtti. Topbaş, şunları kaydetti:

”İstanbul Büyükşehir Belediyesi olarak Japonya Uluslararası İşbirliği Ajansı (JICA) ve dört üniversiteyle işbirliği yaparak ortaklaşa Deprem Risk Analizi çalışmasını yapmıştık. Bu çalışmalar sonucunda muhtemel İstanbul depreminin durumunu bilimsel olarak teşhis ettik. Bu çalışma sonuçlarının ortaya koyduğu tabloya göre İstanbul’u depreme karşı korumanın ve deprem zararlarını en aza indirmenin yöntem, ilke ve esaslarını belirleyen bir Deprem Master Planı hazırladık.”

AKOM’A 65 MİLYON YTL

Topbaş, Afet Koordinasyon Merkezi’ni (AKOM) son teknolojiyi kullanan en etkili afetle mücadele araçlarıyla donattıklarını, AKOM’un 2006 yılından bugüne kadar kullandığı bütçenin 46,1 milyon YTL olduğunu, 2009 bütçesiyle birlikte bu rakamın 65 milyon YTL’ye ulaşacağını söyledi.

Afetle mücadele araçlarını 3 kat artırarak bin 518′e çıkardıklarını anlatan Topbaş, şöyle konuştu:

”AKOM binasının yanına, itfaiye, İGDAŞ, İSKİ, acil yardım ve yol bakım komutalarını tek merkezde toplayacak komuta kontrol merkezi yapılmasına yönelik çalışmalar devam ediyor. Halkalı’da aynı anda 100 bin kişiye hizmet verebilecek lojistik destek merkezini 20 milyon YTL’lik bir yatırımla kurduk. İçindeki demirbaş ekipman, seyyar mutfak ve stok malzemelerin maliyeti de 5 milyon YTL’dir. Ayrıca günde 20 bin kişiye 2 çeşit yemek verebilecek seyyar mutfak hizmete girdi. Afet anında tıbbi malzemelerin daha verimli kullanılabilmesi için İstanbul’un iki yakasında birer depo oluşturuldu. Kriz anında, ilk aşamada kullanılmak üzere 2 bin 500 adet acil sağlık seti hazırlandı. Afetler için seyyar hastane kurulması çalışmaları devam ediyor.”

2010 AVRUPA KÜLTÜR BAŞKENTİNE YAKIŞIR BİR İSTANBUL

Topbaş, 2010 Avrupa Kültür Başkenti seçilen İstanbul’un, bu kimliğine yakışacak yeni sosyal, kültürel ve kentsel projelerle dev bir şantiyeye dönüşmüş olacağını belirtti.

Gecekonduların teker teker yıkılıp yerlerine modern ve estetik şehirler kurulacağını, böylece yeni iş merkezleri ve konut alanlarıyla İstanbul’un bütün dünyanın yeni yatırım merkezi olma yolunda elinin daha da güçleneceğini ifade eden Topbaş, ”Hazırladığımız devasa çaptaki projeler İstanbul’u köklü bir şekilde değiştiriyor. Avrupa Kültür Başkenti seçilen, müze kent İstanbul’da kentsel dönüşüm kapsamında binlerce tarihi bina yenileniyor” diye konuştu.

Topbaş daha sonra, İçişleri Bakanı Atalay ile Vali Güler’e, ”Deprem Odaklı Büyük Dönüşüm Projeleri Tanıtım Sergisi”ni gezdirerek, resim ve haritalar üzerinde projeyle ilgili bilgi verdi.

AA


Yüksek deprem riski taşıyan 10 ilçe

Ağustos 18, 2008

Yüksek risk taşıyan 10 ilçeYüksek risk taşıyan 10 ilçe
İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş, ”Eksiklerimizi gidererek, bir sonraki depremlere hazıklı olmak zorundayız” dedi.

Topbaş, İçişleri Bakanı Beşir Atalay ve İstanbul Valisi Muammer Güler’in katılımıyla gerçekleştirilen ”Deprem Odaklı Büyük Dönüşüm Projeleri Tanıtım Sergisi”nin açılışında, ”Deprem Odaklı Büyük Dönüşüm Projesi” hakkında bilgi verdi.

Deprem felaketlerinin, uyarıcı özellikleriyle birçok önemli projenin başlamasını sağladığını dile getiren Topbaş, bu önemli projelerin başında da kentsel dönüşüm projelerinin geldiğini söyledi.

Topbaş, İstanbul’un tarihinde büyük depremler yaşamış ve yaşayacak bir şehir olduğunu vurgulayarak, Marmara Depremi’nden önce çok uzun yıllar deprem yaşanmadığı için bu konuda bir hafıza kaybı ve hissizliğin söz konusu olduğunu, Marmara ve Düzce depremlerinin bu gerçeği çok acı bir şekilde tekrar hatırlattığını anlattı. Topbaş, şunları kaydetti:

”Depremle birlikte yaşamak, bu şehrin bir gerçeğidir. Ancak depremin acılarını yaşamak bir kader olamaz. Bunun için İstanbul’un maruz kaldığı kötü şehirleşme tecrübesinin ortaya çıkardığı bozuk yapıyı bertaraf ederek, yeni bir İstanbul’u ancak kentsel dönüşüm projeleriyle hayata geçirebiliriz. Bu konuda Zeytinburnu, Fatih ve Küçükçekmece Kentsel Dönüşüm Projeleri, İstanbul için çok önemli bir başlangıcı ifade ediyor.”

TOPLUMUMUZ DEPREME KARŞI BİLİNÇLİ OLMALI

Topbaş, doğal afetlere karşı hazırlıklı olmak konusunda toplumsal bir bilince ihtiyaç olduğunu, çünkü doğal afetler önlenemese de olumsuz etkilerini en aza indirebilmenin bilimsel ve teknik yolları bulunduğunu belirtti.

Türkiye’de 17 Ağustos ve 12 Kasım 1999 depremlerinin alınması gereken önlemlerin değerlendirilmesi ve uygulanması konusunda uyarıcı olduğunu ifade eden Topbaş, şöyle devam etti:

”Artık İstanbul olarak deprem konusunda yitirecek bir dakikamız yok. 1999′ta yaşadığımız o iki büyük deprem pratiği ışığında eksiklerimizi gidermek, bir sonraki depremlere hazırlıklı olmak zorundayız. İstanbul, bir taraftan çarpık yapılaşmanın yol açtığı kentsel sorunlarla boğuşurken diğer taraftan deprem riskinin getirdiği risklerle karşı karşıya. İstanbul’u bekleyen deprem riskini de göz önüne aldığımızda bu şehrin kurallı bir şehir olmaktan başka çaresi yok.”

1 MİLYON 200 BİN KONUTUN YÜZDE 57′Sİ KAÇAK

İstanbul’daki 1 milyon 194 bin 643 binanın çoğunun imara aykırı ve kaçak yapılardan oluştuğuna işaret eden Topbaş, ”Yapıların yüzde 57’si yasal ve teknik prosedürleri yerine getirilmemiş ruhsatsız yapılar. Bu verilere, sağlam yapı stokunun 2. deprem kuşağının standartlarına göre yapılmış olmasını da ilave ettiğimizde ortaya çıkan sonuç bizi devasa bir yükün altına sokmuş oluyor. Yani İstanbul’un yarısının yıkılıp tekrar yapılması gerekiyor. Artık biz İstanbul’u 1. derece deprem bölgesi olarak değerlendiriyor ve yapı standartlarımızı buna göre şekillendiriyoruz” diye konuştu.

Topbaş, Kartal, Maltepe, Zeytinburnu, Küçükçekmece ve Fatih’te başlattıkları kentsel dönüşüm projeleri ile yılların ihmalini çözmeye çalıştıklarını dile getirerek, uluslararası yarışma ile belirlenen 550 hektarlık, Kartal Kentsel Dönüşüm Projesini ve 248 hektar alanı kapsayan Küçükçekmece Kentsel Tasarım Projesini hayata geçirdiklerini söyledi.

Kaçak ve ruhsatsız binalar konusunda mücadeleyi sürdürdüklerini belirten Topbaş, şimdiye kadar 11 bin 453 yıkım yaptıklarını bildirdi.

Topbaş, kenti depreme hazırlama çalışmalarının sadece belediye kaynaklarıyla mümkün olmadığını vurgulayarak, kentteki bütün binaları olası bir depreme hazırlanmak için 17 milyar dolar ve 30 yıllık bir süre gerektiğini ifade etti.

YAKLAŞIK 116 BİN BİNAYI TEK TEK İNCELİYORUZ

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Topbaş, Zeytinburnu, Fatih ve Küçükçekmece ilçelerinde, yaklaşık 116 bin binada mevcut yapı stokuna yönelik araştırma gerçekleştirdiklerini kaydetti.

Depremde yüksek risk taşıyan 10 ilçede de tarama çalışmaları gerçekleştirdiklerini anlatan Topbaş, ”Zeytinburnu’nda 16 bin 31 bina incelendi. 2 bin 295 bina yüksek risk taşıyor. Fatih’te 38 bin 580, Küçükçekmece’de ise 60 bin 938 bina taraması çalışması devam ediyor. Bu etüt projelerin maliyeti tam 52 milyon 200 bin YTL. Kentsel Dönüşüm Müdürlüğümüzün yaptığı diğer çalışmalarla birlikte bu rakam 60 milyon YTL oluyor. Sırada, Bakırköy, Beyoğlu, Eminönü, Avcılar, Adalar, Bahçelievler, Bayrampaşa, Küçükçekmece ilçeleri var” diye konuştu.

Topbaş, Zeytinburnu ilçesindeki yüksek riskli yapı stokunun yaklaşık yüzde 80 olarak belirlendiğini dile getirerek, şunları kaydetti:

”Zeytinburnu’nun en sorunlu görünen yeri Sümer Mahallesi’dir. Toplam bina sayısı bin 420, toplam riskli bina sayısı 896, risk oranı ise yüzde 63,1′dir. Çok yüksek riskli bina sayısı 333, yüksek riskli bina oranı yüzde 23,45′tir. Kiptaş, Sümer Mahallesi’nde mahalle dokusunu koruyarak bin 536 konutluk bir proje hazırladı. Sümer Mahallesi’nin bir bölümünde hayata geçirilecek proje, 157 binadaki 1250 konut ve iş yerini kapsıyor. Uygulamaya koyduğumuz Zeytinburnu Projesi ile depreme dayanıksız binaların tasfiyesini ve yerlerine depreme dayanıklı, modern konutların yapımını öngören bir modellemeye gitmek istedik. Yıllardır çöken binalarla gündeme gelen Zeytinburnu, İstanbul’un kentsel dönüşümde pilot bölgesi olacak. Vatandaşlarımız konutlar teslim edilinceye kadar geçen yapım sürecinde bölgede ikamet edebilecek.”

13 ÇEŞİT HARİTA TAMAMLANDI

Topbaş, İstanbul için yürüttükleri 1/25.000 ve 1/5.000 ölçekli jeolojik çalışmaların tamamlandığını söyledi.

Avrupa Birliği Deprem Yönetmeliği standardına göre zemin sınıflama haritaları gibi tam 13 çeşit haritanın tamamlandığını anlatan Topbaş, İstanbul’un Avrupa yakasının güney bölümü için hazırlanan haritaların bedelinin 18 milyon YTL’yi bulduğunu bildirdi.

Anadolu yakası mikrobölgeleme rapor ve haritalarının maliyetinin ise 33 milyon 250 bin YTL olduğunu belirten Topbaş, Silivri bölgesi mikrobölgeleme haritaları için 52 milyon YTL gerektiğini, bunu da Dünya Bankası kredisiyle gerçekleştireceklerini ifade etti.

Kadir Topbaş, Marmara kıyılarında, Başta TÜBİTAK Marmara Araştırma Merkezi olmak üzere, İTÜ ile birlikte deniz dibi heyelanlarının ve fayların araştırılmasına devam edildiğini belirtti. Topbaş, şunları kaydetti:

”İstanbul Büyükşehir Belediyesi olarak Japonya Uluslararası İşbirliği Ajansı (JICA) ve dört üniversiteyle işbirliği yaparak ortaklaşa Deprem Risk Analizi çalışmasını yapmıştık. Bu çalışmalar sonucunda muhtemel İstanbul depreminin durumunu bilimsel olarak teşhis ettik. Bu çalışma sonuçlarının ortaya koyduğu tabloya göre İstanbul’u depreme karşı korumanın ve deprem zararlarını en aza indirmenin yöntem, ilke ve esaslarını belirleyen bir Deprem Master Planı hazırladık.”

AKOM’A 65 MİLYON YTL

Topbaş, Afet Koordinasyon Merkezi’ni (AKOM) son teknolojiyi kullanan en etkili afetle mücadele araçlarıyla donattıklarını, AKOM’un 2006 yılından bugüne kadar kullandığı bütçenin 46,1 milyon YTL olduğunu, 2009 bütçesiyle birlikte bu rakamın 65 milyon YTL’ye ulaşacağını söyledi.

Afetle mücadele araçlarını 3 kat artırarak bin 518′e çıkardıklarını anlatan Topbaş, şöyle konuştu:

”AKOM binasının yanına, itfaiye, İGDAŞ, İSKİ, acil yardım ve yol bakım komutalarını tek merkezde toplayacak komuta kontrol merkezi yapılmasına yönelik çalışmalar devam ediyor. Halkalı’da aynı anda 100 bin kişiye hizmet verebilecek lojistik destek merkezini 20 milyon YTL’lik bir yatırımla kurduk. İçindeki demirbaş ekipman, seyyar mutfak ve stok malzemelerin maliyeti de 5 milyon YTL’dir. Ayrıca günde 20 bin kişiye 2 çeşit yemek verebilecek seyyar mutfak hizmete girdi. Afet anında tıbbi malzemelerin daha verimli kullanılabilmesi için İstanbul’un iki yakasında birer depo oluşturuldu. Kriz anında, ilk aşamada kullanılmak üzere 2 bin 500 adet acil sağlık seti hazırlandı. Afetler için seyyar hastane kurulması çalışmaları devam ediyor.”

2010 AVRUPA KÜLTÜR BAŞKENTİNE YAKIŞIR BİR İSTANBUL

Topbaş, 2010 Avrupa Kültür Başkenti seçilen İstanbul’un, bu kimliğine yakışacak yeni sosyal, kültürel ve kentsel projelerle dev bir şantiyeye dönüşmüş olacağını belirtti.

Gecekonduların teker teker yıkılıp yerlerine modern ve estetik şehirler kurulacağını, böylece yeni iş merkezleri ve konut alanlarıyla İstanbul’un bütün dünyanın yeni yatırım merkezi olma yolunda elinin daha da güçleneceğini ifade eden Topbaş, ”Hazırladığımız devasa çaptaki projeler İstanbul’u köklü bir şekilde değiştiriyor. Avrupa Kültür Başkenti seçilen, müze kent İstanbul’da kentsel dönüşüm kapsamında binlerce tarihi bina yenileniyor” diye konuştu.

Topbaş daha sonra, İçişleri Bakanı Atalay ile Vali Güler’e, ”Deprem Odaklı Büyük Dönüşüm Projeleri Tanıtım Sergisi”ni gezdirerek, resim ve haritalar üzerinde projeyle ilgili bilgi verdi.

AA


Kredi kart sahipleri DİKKAT !

Ağustos 18, 2008

Kredi kart sahipleri DİKKAT !Kredi kart sahipleri DİKKAT !
Yıllık ücret ödemek istemeyen vatandaşlar ne yapmalı?

Yargıtay 13’üncü Hukuk Dairesi’nin, kart ücretiyle ilgili Zonguldak Tüketici Mahkemesi’nin verdiği kararı şikayeti yapan vatandaş lehine bozması tüketicileri umutlandırdı. Kararın kesinleşmesi ile kartta yıllık aidat çilesi bitecek.

Kredi kartlarından yıllık alınan ‘’kart ücreti’’ karmaşası devam ederken, bir vatandaşın Zonguldak Tüketici Mahkemesi’nde açmış olduğu davanın aleyhine sonuçlanması üzerine Yargıtay 13. Hukuk Dairesi’nin mahkemenin kararını tüketici lehine bozması, kart ücretinden mustarip vatandaşları umutlandırdı.

Yargıtay 13. Hukuk Dairesi’nin Zonguldak Tüketici Mahkemesi’nin tüketici aleyhine verdiği kararı bozmasında, kart ücretiyle ilgili düzenlemenin 12 punto koyu siyah harflerle yazılmamasıyla, yıllık ücret konusunun ayrıca tüketiciyle banka arasında müzakere edilerek üzerinde uzlaşma sağlanamamış olması rol oynadı.

EMSAL OLUŞTURACAK
Yargıtay ’ın bu konuda almış olduğu karara Zonguldak Tüketici Mahkemesi’nin uyması halinde kararın tüketici lehine kesinlik kazanmış olacağını belirten Sanayi Bakanlığı yetkilileri, ancak mahkemenin kararında direnmesi halinde konunun Yargıtay Genel Kurulu’nda ele alınacağını bildirdi.

Yetkililer, Yargıtay Genel Kurulu’nda çıkacak kararın artık kesin olacağını ve başka itiraz edilecek bir üst makam bulunmadığına işaret ederek, kararın tüketici lehine çıkması halinde ise tüketicilerin bundan sonraki kredi kartı ücretlerine itirazlarında emsal oluşturarak bağlayıcı olacağına dikkat çekti.

HAKEM HEYETİNE GİDİN
Aynı yetkililer, kredi kartı yıllık ücreti ödemek istemeyen vatandaşların tüketici hakem heyetlerine başvurup itiraz edebileceklerine dikkat çekerken; tüketicilerin illerde Sanayi ve Ticaret İl Müdürlüklerine, ilçelerde ise bağlı bulundukları kaymakamlık bünyesinde faaliyet gösteren tüketici sorunları hakem heyetlerine giderek itirazlarını yapabileceklerini hatırlattı.

Tüketici hakem heyetlerinin üç ay içinde bu itirazı sonuçlandırması gerektiğini belirten yetkililer, hakem heyetlerinin tüketici lehine karar vermesi halinde, bankaların tüketici mahkemesinde bu karara itiraz edebileceklerini bildirdi. Yetkililer, ancak mahkemede kararın tüketici aleyhine sonuçlanması halinde 30-40 YTL kart ücreti ödemekten kaçınan tüketicilerin bu kez yaklaşık 350- 400 YTL arasında değişen mahkeme masraflarını ödemekle karşı karşıya kalabileceklerine de dikkat çekti.