istanbul’un küçük kıyametleri !

Ağustos 16, 2008
Tarih boyunca bir çok deprem yaşayan İstanbul, depremle 342 yılında tanıştı… Tarih boyunca bir çok deprem yaşayan İstanbul, depremle Bizans İmparatorluğuna başkent olmasından 12 yıl sonra, 342 yılında tanıştı, ancak kent depremden çok fazla etkilenmedi.
istanbul halkı, bir çok küçük sarsıntının dışında 447, 542, 1296, 1509, 1719, 1766, 1894, 1912, 1935, 1963 ve 1999′da meydana gelen depremlerle korku dolu anlar yaşadı.
Eminönü Belediyesince, Topkapı Sarayı Müzesi Başkanı Prof. Dr. İlber Ortaylı, tarihçi Prof. Dr. Vahdettin Engin ve Yrd. Doç. Dr. Erhan Afyoncu’ya hazırlatılan ”Payitaht-ı Zemin Eminönü: Bir Dünya Başkenti” adlı eserden derlediği bilgilere göre, kentte, tarih boyunca bir çok deprem yaşandı.

İstanbul, ilk depremini Bizans İmparatorluğunun başkenti olmasından 12 yıl sonra 342 yılında yaşadı. Ancak kent depremden çok fazla etkilenmedi.

İstanbul, 24 Ağustos 358′de İzmit’i yerle bir eden depremle yeniden sarsıldı. Kentte, 402, 412, 417, 423, 437 ve 442 yıllarında meydana gelen depremler çeşitli hasarlara yol açtı.

İstanbul’da 447′de meydana gelen deprem büyük yıkıntıya neden oldu. Bu yıllarda ”Tanrının Kırbacı Atilla” Roma ve İstanbul’u tehdit ettiği için surların önemli bir kısmının yıkılması, kentte paniğe yol açtı. İstanbullular, bu tehdidi önleyebilmek için gece gündüz çalışarak surları bir kaç ayda tamir etti.

Sonraki yıllarda da İstanbul depremlerle sallanmaya devam etti. 450, 477, 487, 525, 533 yıllarında meydana gelen depremler İstanbul’da hasara sebep oldu.

Bir çok evi, surları, heykelleri yıkan 16 Ağustos 542′deki şiddetli deprem, binlerce insanın ölmesine neden oldu. İstanbul’da 7 Mayıs 558′de gerçekleşen deprem çok büyük hasara yol açtı, Ayasofya’nın kubbesi çöktü, yüzlerce ev yıkıldı.

İMPARATORUN YATAĞI SARSILDI

İstanbul, 583 ve 611 yılındaki depremlerden sonra uzun süre depremlerden uzak yaşadı. Yaklaşık 130 yıl sonra 26 Ekim 740′ta İstanbul büyük bir depremle sarsıldı, daha sonra 780, 790, 796, 860, 866, 869, 948, 989 ve 1010 depremleri meydana geldi. İstanbul 13 Ağustos 1032 ve 16 Mart 1033′te arka arkaya iki depremle tahrip oldu, bunları 1042 ve 1064 depremleri izledi.

Kentte 1 Mart 1202′de meydana gelen deprem, şiddeti kadar saraydaki olayla da tarihteki yerini aldı. Depremde Bizans İmparatorunun yatağının önü yarıldı ve bir harem ağası oraya düşerek öldü.

Bu depremden 3 yıl sonra İstanbul 1261′ye kadar sürecek Latin işgaline uğradı. Latin döneminde 11 Mart 1231 salı günü meydana gelen şiddetli depremde şehir ve surlar zarar gördü.

1419 DEPREMİNDE TSUNAMİ MEYDANA GELDİ

Fazla şiddetli olmayan 1289 depreminden 7 yıl sonra 1 Haziran 1296 Cuma gecesi İstanbul’da büyük bir deprem oluştu. Bu depremde İstanbul’da taş üstünde taş kalmadı. Evler, saraylar, kiliseler, surlar yakıldı, su baskınları meydana geldi, artçı sarsıntılar 2 ay kadar devam etti ve Bizanslılar’a korku dolu anlar yaşattı.

İstanbul, Ocak 1303′te ard arda 2 deprem yaşadı. Depremin 1. Athanasios’un ikinci kez patrikliğe tayini sırasında meydana gelmesi, patriğin ”Hayır duası” olmadığı şeklinde yorumlandı.

Bizanslılar 1402′de Timur karşısında Osmanlılar’ın mağlup olmasına sevinirken İstanbul’da meydana gelen deprem, sevinçlerini kursaklarında bıraktı. 1419 depreminde tsunami meydana geldiği de anlatıldı. Bizans döneminde İstanbul’da son deprem 1437′de oldu.

1000 YILINDAN SONRAKİ EN BÜYÜK DEPREM

Osmanlı Padişahı Fatih Sultan Mehmet’in 1453′te İstanbul’u fethinden sonra meydana gelen iki büyük deprem, 2. Bayazıd’ın hükümdarlığı dönemine denk geldi. Kentte 10 Eylül 1509 günü gece saat 04.00′te meydana gelen deprem, İstanbul için çok yıkıcı oldu. ”Kıyamet-i Sugra” yani ”Küçük Kıyamet” olarak adlandırılan depremden sonra padişah Edirne’ye gitti.

İnsanlar ne olduğunu anlayamadan bütün şehir harap oldu. 1509 İstanbul Depremi, ”1000 yılından sonraki dönemde Doğu Akdeniz’de meydana gelen en büyük deprem” olarak nitelendirildi. Bolu’dan Edirne’ye kadar kendini hissettiren depremde şehir halkının yaklaşık yüzde 10′u deprem sonucu ya öldü ya da yaralandı.

Deprem en büyük hasarı camilere verdi. 109 cami tamamen yıkılırken ayakta kalanların da tümünün minaresi tahrip oldu. 1070 ev yıkıldı, surlar zarar gördü, burçlardan 49′u yıkıldı ya da ağır hasar gördü.

Ayasofya Camisi’nin ise fetihten sonra yapılan minaresi yıkıldı. 2. Bayazıd’ın Topkapı Sarayı’ndaki yatak odası da depremden çöktü, ancak padişah bir kaç saat önce odadan ayrıldığı için zarar görmedi.

EK VERGİ KONULDU

Depremden sonra toplanan Divan-ı Hümayun, depremin izlerini silebilmek için her evden 22 akçe ek vergi toplanmasına karar verdi.

Şehrin yeniden imar edilmesi için imparatorluk çapında harekete geçildi. Anadolu’dan 37 bin, Rumeli’den 29 bin işçi ve usta İstanbul’a getirildi. Şehrin imarı için işçi ve malzeme temini zaman aldığından İstanbullular 1509 kışını derme çatma yapılarda büyük zorluklar içinde geçirdi.

İstanbul’daki imar faaliyetlerine 29 Mart 1510′da başlandı ve çok kısa bir sürede 1 Haziran 1510′da bitirildi.

FATİH CAMİ HER DEPREMDE ZARAR GÖRDÜ

İstanbulluların hafızalarındaki korkuyu 10 Temmuz 1510′da meydana gelen deprem tekrar canlandırdıysa da fazla bir hasara yol açmadı.

Kentte 10 Mayıs 1556′da yaşanan deprem ise hayli yıkıcı oldu. Her İstanbul depreminde olduğu gibi bu depremde de Fatih Camisi büyük zarar gördü. Ayrıca Ayasofya Camisi ve surlarda da hasar oluştu.

Bu tarihten sonra 90 yıl kadar İstanbul’da deprem olmadı. 28 Haziran 1648′de sabaha yakın bir saatte İzmit ve İstanbullular depremle uyandı. Ancak bu depremin merkez üssü uzakta olduğu için İstanbul’da fazla bir hasara yol açmadı. Daha sonra, 1653, 1654 ve 1659 depremleri meydana geldi.

İstanbul’da 1663 Kasımında meydana gelen deprem aynı anda patlayan fırtına ile kente büyük zarar verdi.

Kent 23 yıl aradan sonra Ege Adaları, Karadeniz’in Anadolu sahilleri, Edirne civarı ve bu arada İstanbul’da da hissedilen büyük bir depremle sarsıldı. Ancak bu felaket yüzünden bölgede oluşan zarar konusunda yeterli bilgi bulunmuyor. İstanbul’da 1688, 1689, 1690′da da çok şiddetli olmayan depremler meydana geldi.

18. YÜZYIL KABUS

18. yüzyıl, İstanbul’da depremlerin adeta kabusa döndüğü bir dönem oldu. 1708, 1711, 1712, 1715′te meydana gelen depremler fazla hasara yol açmadı, ancak 1719 sabahı meydana gelen deprem oldukça şiddetliydi. Tahribat sahası Düzce’den başlayan deprem, İzmit, Sapanca, Orhangazi, Karamürsel ve Yalova’yı da etkiledi. İstanbul’da camiler, saraylar ve surlarda yıkıntılar meydana geldi.

İstanbul’da 1723-1749 yılları arasında meydana gelen depremler önemli can ve mal kaybına yol açmadı. 2 Eylül 1754 gecesi meydana gelen depremden sonra dönemin padişahı I. Mahmud şehri terk etti.

İKİNCİ BÜYÜK DEPREM 1766′DA

Osmanlı hakimiyeti altındaki İstanbul’da 1509′dan sonra ikinci büyük deprem, 22 Mayıs 1766′da yaşandı. Kurban Bayramı’nın üçüncü gününe denk gelen deprem, bir perşembe günü, güneş doğduktan yarım saat sonra meydana geldi. Deprem sırasında korkunç gürültüler işitildi ve bu gürültüleri yaklaşık 2 dakika süren bir sarsıntı takip etti. Bundan sonra ise 4 dakika kadar süren düşük şiddetli deprem oldu. Bu depremin artçısı olan sarsıntılar 8 ay devam etti. Depremde yaklaşık 4 bin kişi öldü, çok sayıda kişi de yaralandı.

Depremde Fatih Camisi tamamen harap oldu, 100′den fazla öğrenci medresenin yıkıntıları altında kaldı. Sultanahmet, Çorlulu Ali Paşa, İbrahim Paşa, Davud Paşa, Firuzağa, Hafız Ahmed camileri de hasar gördü. Topkapı Sarayı, Eski Saray ve surlar da etkilendi. Devrin padişahı 3. Mustafa bir kaç gün boyunca çadırda kaldıktan sonra İstanbul’u terk ederek Edirne’ye gitti.

Vezirhan, Hırkacılar, Şekerciler, Baltacılar, Çuhacılar ve Kalpakçılar hanlarında bazı bölümler yıkıldı. Kapalıçarşı, Esir Pazarı ve Örücüler Çarşısı da hasar gördü. Yerebatan Sarnıcı’nın desteklerinden biri çöktü ve şehir sular altında kaldı. Yollar ve köprüler hasar gördü, bazı yollar kapandı.

Halk uzun süre çadırlarda kaldı. Artçı depremlerin 8 ay sürmesi ve 5 Ağustosta da şiddetli bir depremin daha yaşanması insanların evlerine uzun süre girmesini engelledi.

Şehirdeki gıda depolarının ve hanların yıkılması veya harap olması sonucu yiyecek sıkıntısı doğdu, içme suyu şebekesinin zarar görmesi halkın temiz su bulmasını zorlaştırdı.

1894 DEPREMİ

İstanbul’u tarih boyunca etkileyen büyük depremlerden biri de 10 Temmuz 1894′te yaşandı. Kent, öğleden sonra 12.24′te şiddetli bir depremle sarsıldı. Deprem yaklaşık 18 saniye sürdü ve birbirini takip eden 3 dalga halinde etkisini hissettirdi.

17 Ağustos 1999 Marmara Depremi, özellikleri itibariyle İstanbulluları çok korkutan ve günlerce sokaklarda kalmalarına neden olan 1894 depremine benzetildi. Depremin birinci derecede etkilediği alanlar Marmara Depremi’nin etkilediği alanlarla benzerlik gösterdi. 1894 depreminden Adapazarı, İzmit, Gebze, Kartal, Adalar, Üsküdar, İstanbul, Büyükçekmece, Küçükçekmece, Çatalca, Marmara Denizi’nin bir kısmı, Bozburun, Yalova, Karamürsel ve Sapanca etkilendi.

Dönemin padişahı 2. Abdülhamid, zarara uğrayan ve ihtiyacı olan halka yardım yapılmasını istedi ve yaralıların belediye hastanesinde tedavi edilmesini sağladı.

Depremin olduğu gün hemen hasar tespitine başlandı. Ayasofya Camisi’nin tamiri için 544 bin kuruşluk bir ödenek ayrıldı.

Depremin yarattığı korku nedeniyle halk günlerce evlerine girmedi, memurlar da işlerine gitmedi. 2. Abdülhamid, 11 Temmuzda bütün memurların iş yerlerine girmelerini emretti. Buna rağmen memurların binalara girmemesi üzerine bakanlık bahçelerine barakalar inşa edildi.

Depremzedelere yardım kampanyası düzenlenmesi de bu arada gündeme geldi. 2. Abdülhamid 16 Temmuz 1894 tarihli iradesinde depremden zarar görenler için kendi adına 1000 lira bağışladığını, şehzade ve sultanlarının ise 500 lira ile kampanyaya katıldıklarını belirtti. Bu arada yabancı ülkeler de yardım kampanyaları düzenledi.

Bu deprem sonrasında 2. Abdülhamid biri Yıldız Sarayı bahçesine diğeri İstanbul Rasathanesi’ne konulmak üzere son sistem 2 sismograf alınmasına karar verdi.

Sarsıntının niteliğini ve etkilediği alanları araştırmak üzere Atina Rasathanesi Müdürü Ejinitis, 2. Abdülhamid tarafından İstanbul’a davet edildi. Ejinitis, Marmara Denizi’nde yaptığı araştırmanın sonuçlarını Padişah’a sundu.

Deprem çok şiddetli olmasına rağmen Marmara Denizi’nde meydana geldiği için İstanbul’daki binalarda çok büyük bir tahribata yol açmadı. Tahminlere göre bu depremde 280 kişi öldü, 298 kişi de yaralandı.

10 Temmuz depreminde yıkılan yerlerden birisi hiç beklenmedik şekilde Kapalıçarşı oldu. Yapılan araştırmada Kapalıçarşı esnafının dükkanlarını genişletmek amacıyla duvarları tıraşlayarak incelttikleri ve bu incelen kemerlerin depremin sarsıntısına dayanamadığı anlaşıldı.

1912 DEPREMİ

Osmanlı döneminde İstanbul’u etkileyen son büyük deprem 9 Ağustos 1912′de Şarköy-Mürefte’de meydana gelen 7,3 büyüklüğündeki depremdi.

Edirne’nin güneyinde büyük hasara yol açan deprem, İstanbul’da bir çok evin bacasının yıkılmasına, duvarlarının çatlamasına ve telgraf direklerinin hasar görmesine neden oldu.

İstanbul’u şiddetle sarsan 1894 ve 1999 depremleri arasında Marmara Denizi merkezli iki ayrı deprem daha şehirde etkili oldu. Bu depremlerin her ikisi de 6,4 büyüklüğünde olup, biri 4 Ocak 1935′te, diğeri ise 18 Eylül 1963 tarihinde meydana geldi. Her iki deprem de İstanbul’da şiddetli hissedildi, İstanbul bu depremleri önemli bir hasar görmeden atlatmayı başardı.

İstanbul’u derinden etkileyen ve insanların deprem gerçeği ile yüzleşmesine yol açan 17 Ağustos 1999 Marmara Depreminden 36 yıl önce 18 Eylül 1963′te meydana gelen 6,3 büyüklüğündeki deprem de şehri hayli sarstı fakat yıkılan bina olmadı. Bu depremde sadece bir kişi sarsıntıdan başına bir tuğla düşmesi sonucu hayatını kaybetti.

Milliyet


77 yaşında erkek çocuk sahibi oldu

Ağustos 16, 2008
”Dünyanın En Yaşlı Annesi” unvanını kazanan 70 yaşındaki Hint kadın ikiz bebek sahibi oldu. HİNDİSTAN’da 70 yaşında ikiz doğurarak ‘Dünyanın En Yaşlı Annesi’ unvanını kazanan Omkari Panwar ve çocukları taburcu oldu.
Hastane masrafları nedeniyle büyük borç altına giren 77 yaşındaki baba ise, “Şimdi mutlu şekilde ölebilirim” dedi.
İki kız çocukları ve 6 torunları olmasına rağmen topraklarını bırakacak erkek çocuk özlemi çeken 77 yaşındaki Charan Singh ile 70 yaşındaki Omkari Pankar çifti, tüp bebek tedavisi yoluyla çocuk sahibi olmak için mülklerini ipotek ettirip 4 bin 400 sterlin borçlandı. Tedavinin başarılı olması sonucu ikizlere hamile kalan ve 8.5 aylıkken doğum yapan 70 yaşındaki Omkari Pankar, 1 kız ve 1 erkek çocuğu dünyaya getirererek ‘dünyanın en yaşlı annesi’ oldu. İkizler, geçen Haziran ayında sezaryenle doğmalarına rağmen yoğun bakımda kalmaları gereken bebekler hastaneden yeni taburcu oldu. Sonunda muradına eren, ancak erkek çocuk isteği nedeniyle büyük miktarda borçlanan baba Charan, “Şimdi mutlu şekilde ölebilirim” dedi.

Milliyet


insana benzeyen ölü bir yaratık bulundu !

Ağustos 16, 2008
ABD’de bulunan yaratık bilimadamlarını heyecanlandırdı…. İnsana benzeyen özellikler taşıyan dev hayvan biyolojik olarak incelenecek.ABD’nin Georgia Eyaleti’nde iki avcı, 2 metre uzunluğundaki insana benzeyen ölü bir ‘kocaayak’ buldu.
Avcılardan Tom Biscardi, hayvanın resimlerini ve DNA sonuçlarını sundu. Yetkililer 2 hafta önce avcılar tarafından yakalanan yaratığın polis memurları Matthew Whitton ve hapishane memuru Rick Dyer tarafından derin dondurucuda tutulduğunu açıkladılar. Avcıların yetkililere verdiği bilgiye göre dev yaratığın hem insana hem de gorile benzediği ifade edildi. 230 kilo olduğu tespit edilen yarı insan yarı hayvan görünümlü garip yaratığın saçlarının kızıl olduğu, gözlerinin de siyah rengine yakın olduğu beelirtildi.

Yaratığın 41 santimetre uzunluğundaki ayaklarında 5 parmağın bulunduğu açıklandı. Ellerinde de beş parmağı bulunan kocaayağın dişlerinin maymundan çok insan dişine benzediği ifade edildi.

Bugün


ÖSS şampiyonları tercih yapmadı!

Ağustos 16, 2008
Dersane reklamı yapan öğrencilere ağır suçlama..
ÖSS’de geçen yıl dereceye girip üniversitede okuyan ve bu yılda ÖSS’ye girerek adını şampiyonlar listesine yazdıran Çağrı Sert, Oğuzhan Atay, Çağrı Berk Onur ve Mehmet Burak’ın tercih yapmadıkları ortaya çıktı. Bu öğrenciler sonuçların açıklandığı gün basının karşısına geçip dersane reklamı yapmışlardı. Ev, otomobil, nakit para ve eğitim masraflarını dersanelerin karşıladığı iddia edilen şampiyonların bu yıl tercih yapmadıkları belirtildi.

Sıcaklar haftaya fena kavuracak

Ağustos 16, 2008
Sıcaklar haftaya fena kavuracak 
Türkiye aşırı sıcakların etkisine giriyor, sıcaklık Ağustos ayı ortalama değerinin 6 ila 10 derece üzerinde olacak. Günlerdir sert esen rüzgarların zayıflayacak olması havayı iyice bunaltacak.

Önümüzdeki iki gün sıcaklık Marmara’da 35-39, Ege’de 37-42, İç Anadolu’da 36 dereceye kadar çıkacak.
İç Anadolu’da pazartesi ve salı günü çok sıcak geçecek. Karadeniz Bölgesi de bu yazın en sıcak günlerini yaşayacak. Akdeniz’de de aynı şekilde hava çok sıcak olacak, Güneydoğu’da sıcaklık 40 dereceyi geçecek.

Marmara ve Ege’de nem oranının da yüksek seyretmesiyle hissedilen sıcaklığı İstanbul’da 38, Ege sahilllerinde 40 dereceye çıkaracak. Bu nedenle yarından itibaren Ege ve Akdeniz’e tatile gidenler ısı çarpmalarına karşı dikkatli olmalı ve mümkün olduğunca güneşe çıkmamalı.

Marmara ve Ege’de ancak salı günü rüzgarların biraz sertleşmesiyle hafif serinleme hissedilecek. Ancak sıcaklık hafta genelinde fazla bir düşüş göstermeyecek.
NTVMSNBC


Hakkari’de mayın patladı 3 asker yaralı

Ağustos 16, 2008
Hakkari'de mayın patladı 3 asker yaralı 
Hakkari’nin Şemdinli ilçesinde teröristlerce yola döşenen mayının patlaması sonucu 3 askerin yaralandığı bildirildi.  Alınan bilgiye göre, askerlerin ilçenin kırsalında yaptığı arazi arama tarama faaliyeti sırasında terör örgütü PKK tarafından önceden döşenen mayınının patlaması sonucu ilk belirlemelere göre 3 asker yaralandı.

Yaralı askerler olay bölgesinden helikopterle Fatih Kışlası’na getirildi. Ambulansla Hakkari Asker Hastanesi’ne kaldırılan askerlerin tedavi altına alındığını kaydedildi.


Hakkari’de mayın patladı 3 asker yaralı

Ağustos 16, 2008
Hakkari'de mayın patladı 3 asker yaralı 
Hakkari’nin Şemdinli ilçesinde teröristlerce yola döşenen mayının patlaması sonucu 3 askerin yaralandığı bildirildi.  Alınan bilgiye göre, askerlerin ilçenin kırsalında yaptığı arazi arama tarama faaliyeti sırasında terör örgütü PKK tarafından önceden döşenen mayınının patlaması sonucu ilk belirlemelere göre 3 asker yaralandı.

Yaralı askerler olay bölgesinden helikopterle Fatih Kışlası’na getirildi. Ambulansla Hakkari Asker Hastanesi’ne kaldırılan askerlerin tedavi altına alındığını kaydedildi.


Yarın bu yollar trafiğe kapalı

Ağustos 16, 2008
Yarın bu yollar trafiğe kapalı 
İstanbul Emniyet Müdürlüğü’nden yapılan yazılı açıklamaya göre 30 Ağustos Zafer Bayramı provası nedeniyle Pazar günü bazı yollar trafiğe kapalı olacak.

 Yapılan açıklamada 17 Ağustos Pazar günü yaya ve motorlu birliklerin katılımı ile saat 05:00 – 16:00 arasında urusında Vatan Caddesinde yapılacak olan prova ve 30 Ağustos 2008 günü saat 05:00 -16:00 saatleri arasınca yapılacak olan tören nedeniyle bazı yolların trafiğe kapatılacağı bildirildi. Hava muhalefeti nedeniyle provanın yapılamaması durumunda ise 24 Ağustos 2008 günü saat 05:00 – 16:00 arasında yolların kapalı olacağı belirtildi.

TRAFİĞE KAPATILACAK YOLLAR VE GÜZERGAHLAR

Topkule, Mahmutbey Köprüsü, Vatan Caddesi Aksaray metro istasyonuna kadar ve bu yollara çıkan tüm yollar.

Topkule, Mahmutbey Köprüsü, Vatan Caddesi, Oğuzhan Caddesi, Topkapı, Edirnekapı Kavşağı, Vatan Caddesi kesişim noktası, Mahmutbey yolu, Topkule arasında kalan yol,

Mahmutbey Köprüsü – Habipler (Sultançiftliği) yolu.

VATAN CADDESİNİ KULLANACAKLARIN ALTERNATİF GÜZERGAHLARI…

1 – D – 100 karayolundan Vatan Caddesi’ne gidecek sürücülerin Haliç Tüneli, Edirnekapı, Fevzipaşa Bulvarı, Aksaray şeklinde veya Haliç tüneli, Ayvansaray ışıklarından Balat yolunu takiben Unkapanı ve Sirkeci istikametlerini,

2- E – 80 karayolunu kullanacak sürücülerin, Milliyet Gazetesi karşısından TEM istikametini,

3- Sahil yolunu kullanacak sürücülerin sahil güzergahından Yenikapı – Kumkapı – Sirkeci istikametini,

4- Vatan Caddesi’ni kullanarak Fatih ilçesi’ndeki hastanelere gelecek olan gerek ambulans sürücüleri gerekse diğer sürücülerin sahil yolunu tercih ederek Samatya’dan Cerrahpaşa, Çapa, Haseki veya Vakıf Gureba Hastaneleri’ne gitmeleri,

5- Fatih istikametinden aynı gerekçelerle hastanelere gidecek sürücülerin ise Atatürk Bulvarı – Aksaray ve Millet Caddesi güzergahını kullanmalarının gerektiği belirtildi.

AA


Yarın bu yollar trafiğe kapalı

Ağustos 16, 2008
Yarın bu yollar trafiğe kapalı 
İstanbul Emniyet Müdürlüğü’nden yapılan yazılı açıklamaya göre 30 Ağustos Zafer Bayramı provası nedeniyle Pazar günü bazı yollar trafiğe kapalı olacak. Yapılan açıklamada 17 Ağustos Pazar günü yaya ve motorlu birliklerin katılımı ile saat 05:00 – 16:00 arasında urusında Vatan Caddesinde yapılacak olan prova ve 30 Ağustos 2008 günü saat 05:00 -16:00 saatleri arasınca yapılacak olan tören nedeniyle bazı yolların trafiğe kapatılacağı bildirildi. Hava muhalefeti nedeniyle provanın yapılamaması durumunda ise 24 Ağustos 2008 günü saat 05:00 – 16:00 arasında yolların kapalı olacağı belirtildi.

TRAFİĞE KAPATILACAK YOLLAR VE GÜZERGAHLAR

Topkule, Mahmutbey Köprüsü, Vatan Caddesi Aksaray metro istasyonuna kadar ve bu yollara çıkan tüm yollar.

Topkule, Mahmutbey Köprüsü, Vatan Caddesi, Oğuzhan Caddesi, Topkapı, Edirnekapı Kavşağı, Vatan Caddesi kesişim noktası, Mahmutbey yolu, Topkule arasında kalan yol,

Mahmutbey Köprüsü – Habipler (Sultançiftliği) yolu.

VATAN CADDESİNİ KULLANACAKLARIN ALTERNATİF GÜZERGAHLARI…

1 – D – 100 karayolundan Vatan Caddesi’ne gidecek sürücülerin Haliç Tüneli, Edirnekapı, Fevzipaşa Bulvarı, Aksaray şeklinde veya Haliç tüneli, Ayvansaray ışıklarından Balat yolunu takiben Unkapanı ve Sirkeci istikametlerini,

2- E – 80 karayolunu kullanacak sürücülerin, Milliyet Gazetesi karşısından TEM istikametini,

3- Sahil yolunu kullanacak sürücülerin sahil güzergahından Yenikapı – Kumkapı – Sirkeci istikametini,

4- Vatan Caddesi’ni kullanarak Fatih ilçesi’ndeki hastanelere gelecek olan gerek ambulans sürücüleri gerekse diğer sürücülerin sahil yolunu tercih ederek Samatya’dan Cerrahpaşa, Çapa, Haseki veya Vakıf Gureba Hastaneleri’ne gitmeleri,

5- Fatih istikametinden aynı gerekçelerle hastanelere gidecek sürücülerin ise Atatürk Bulvarı – Aksaray ve Millet Caddesi güzergahını kullanmalarının gerektiği belirtildi.

AA


Süper Kupa’yı hangisi kaldıracak?

Ağustos 16, 2008
Süper Kupa'yı hangisi kaldıracak? 

 
Almanya’nın Duisburg şehrindeki MSV Arena Stadı’nda oynanacak ve TSİ 21.00′de başlayacak karşılaşmayı FIFA kokartlı hakemlerimizden Selçuk Dereli yönetecek. Dereli’nin yardımcılıklarını Cem Satman ve Erdinç Sezertam yapacak. Karşılaşmanın dördüncü hakemi ise Kamil Abitoğlu karşılaşma TRT 1′den de naklen ekrana gelecek.

Karşılaşmanın biletleri Duisburg ve MSV Arena’daki ZebraShop’lardan devam ediliyor. Biletler Kuzey-Güney tribünleri 15, Doğu-Batı tribünleri alt kısım 25, Doğu-Batı tribünleri üst kısım 35, VIP tribünü 100 Euro’dan satılıyor.

Maçta Kayserispor taraftarları Kuzey bölümündeki kale arkası ve Batı tribünlerinin üst, Galatasaray taraftarları Doğu bölümündeki maraton ve Güney bölümündeki kale arkası tribünlerinde oturacak.

Stat kapıları, maç günü yerel saatle 18.00′de açılacak.

-GALATASARAY’IN KADROSUNDA ŞU OYUNCULAR BULUNUYOR;

Aykut Erçetin, Morgan de Sanctis, Orkun Usak, Fırat Kocaoğlu, Emre Güngör, Uğur Uçar, Fernando Meira, Emre Aşık, Hakan Balta, Semih Kaya, Alparslan Erdem, Volkan Yaman, Servet Çetin, Murat Akça, Tobias Linderoth, Aydın Yılmaz, Barış Özbek, Cassio Lincoln, Hasan Şaş, Mehmet Topal, Ayhan Akman, Harry Kewell, Ferdi Elmas, Sabri Sarıoğlu, Arda Turan, Mehmet Güven, Yaser Yıldız, Shabani Nonda, Serkan Çalık, Erhan Şentürk, Ümit Karan.


-KAYSERİSPOR’UN KADROSUNDA ŞU OYUNCULAR BULUNUYOR;
Souleymanou Hamidou, Ali Üçkulak, Koray Çölgeçen, Aydın Toscalı, Ali Turan, Durmuş Bayram, Eren Güngör, Bayram Çetin, Harun Erbek, Muslu Nalbantoğlu, Orkun Bal, Alioum Saidou, Mehmet Topuz, Ragıp Başdağ, Fatih Ceylan, Salamon Olembe, Matias Leonardo Escobar, Turgay Bahadır, Umut Koçin, Bilal Aziz Özer, Abdullah Durak, Savaş Yılmaz, Armağan Kuş, Furkan Özçal, Kamber Arslan, Ersoy Yılmaz, Mehmet Eren Boyraz, Franco Dario Cangale, Julius Aghahowa, Milan Puroviç.
(Cihan)